Namazla alay edilmez

Muhterem Kardeşlerim…

Şakadan da olsa, başka bir niyetle de olsa, namaza yatıp kalkmak dememelidir. Namazla alay eder gibi konuşmak bile doğru değildir.

Efendim;

Kelam, mantık ve matematiğe dair eserleri de olan büyük Âlim Sarı Lütfi denilen Tokatlı Molla Lütfi, bir dersinde, insanların doğru namaz kılmadıklarını bildirmek için, “Bizim kıldığımız namaz, yatıp kalkmaktan başka şey değildir” demiş. Onu çekemeyen muhalifleri, “Namaz için yatıp kalkma tabirini kullandı” diyerek şikâyet etmişler, yatıp kalkmak tabiri namazı önemsiz görmek kabul edildiği için Hatibzade Muhyiddin Efendinin verdiği fetvaya istinaden mahkeme neticesinde Sultanahmet meydanında idam olunmuştur. (1495)

Yavuz Sultan Selim Han, Ahmed ibni Kemal paşaya “Tokatlı Molla Lütfi hocanız imiş. İlmi, irfanı yüksek, değerli, dört başı mamur bir ilim adamı iken idamına sebep ne oldu?” diye sordu.

Kemal Paşazâde, “Hocam haset belasına uğradı. Tam bir Âlim, Kâmil, salih, dindar bir kişi iken, düşmanları haset ettiler, namaza önem vermiyor diyerek katline sebep oldular” dedi.

Şakadan da olsa, başka bir niyetle de olsa, namaza yatıp kalkmak dememelidir. Namazı doğru kılanın her işi düzgün olur.

Kur'an-ı Kerimde mealen buyuruluyor ki:

“Namaz, münker ve fahşadan [edepsizlikten, akla ve dine uymayan her türlü kötülükten, her türlü günahtan] alıkoyar; çünkü zikrullah [Namaz kılmak] elbette en büyüktür ibadettir.” [Ankebut 45; Beydavi]

Bir genç, namaz kılar ve her türlü kötülüğü de yapardı. Bu gencin durumunu Resulullah’a bildirdiler. Peygamber Efendimiz, “Bir gün gelir namaz, onu diğer günahlardan alıkoyar” buyurdu. Aradan çok zaman geçmedi. O genç günahlarına tevbe etti, iyi hâl sahibi oldu. Bu bakımdan namazı doğru kılmalıdır!

Doğru kılınan namaz, bütün kötülüklerden uzaklaştırır. Yani insan namazı doğru kılarsa, dine tam uymuş olur. Dine tam uyan da, hiç bir kötülüğü işlemez, ayrıca dinimizin emrettiği iyi işleri yapmaya çalışır. Namaz gibi çok önemli bir ibadet için yatıp kalkmak tabiri kullanılmamalıdır!

Elli vakit namaz

“Mirac’da elli vakit namaz farz kılınınca, Hazreti Musa’nın, Peygamberimize, ‘Rabbinden vakit sayısını azaltmasını iste’ demesi üzerine pazarlıkla, elli vakit beş vakte indiriliyor. Allah, insanlara neyin zor geleceğini bilmiyor mu da, Hazreti Musa’nın teklifinden sonra, namaz beş vakte indiriliyor?” diye düşünenler ve dillendirenler bile vardır.

Öncelikle şunu çok iyi bilmekte yarar vardır. Pazarlık lafı çok çirkindir. Allahü Teâlâ elbette olmuş ve olacak her şeyi bilir. Mesela biri hastalansa, iyileşmek için dua etse, Allahü Teâlâ da duasını kabul edip şifa verse, “Allahü Teâlâ iyileşmek istediğini bilmiyor mu, duaya ne lüzum var?” denmez. Dua, iyileşmesi için bir sebeptir. Her şeyi bir sebeple yaratmak Allahü Teâlâ’nın âdetidir. Burada da, 5 vakit namazı farz kılmasına, Musa aleyhisselamın bildirmesini sebep kılmıştır. Böylece, ezeldeki takdir yerini bulmuş ve 5 vakit namaz farz kılınmıştır.

Din düşmanı istediğini söyleyebilir, zaten maksadı dini bozmak ve yıkmak; ama bir Müslüman’a, bunlarla dostluk kurmak, sözlerine itibar etmek hiç yakışır mı? Dinini, din düşmanlarının şu veya bu maske altında yazdığı kitaplardan öğrenmek, hiç uygun olur mu?

Cuma namazı kaç rekattır ve nasıl kılınır?

Cuma günü 16 rekat namaz kılınır. [Bunun 2 rekatını kılmak farzdır. Öğle namazından daha kuvvetli farzdır.]

Bunlar sırası ile şöyledir:

1- Önce, Cuma’nın 4 rekatlık ilk sünneti kılınır. Bu sünnet, öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sonra, cami içinde ikinci ezan ve hutbe okunur. Hutbe okunduktan sonra, ikamet okunup, cemaat ile Cuma namazının 2 rekatlık farzı kılınır.

2- Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, 4 rekatlık son sünneti kılınır. Bunun kılınışı öğle namazının ilk sünneti gibidir.

3- Bundan sonra, “Vaktine yetişip kılmadığım son öğle namazının farzını kılmaya” diye niyet ederek, öğle namazının farzı gibi 4 rekat Zuhr-i Ahir denilen bir namaz kılınır.

4- Sonra da, sabah namazının sünneti gibi iki rekat vaktin son sünneti kılınır. Bundan sonra, Âyet-el-Kürsi ve tesbihler okunup, dua edilir.

Cuma günü 2 rekat Farz ile Vacib olan Hutbe önemlidir. Cuma namazı kabul olmamış ise, (4 rekat Zuhr-i Ahir denilen ) son 4 rekat öğlenin farzının kılınmasında fayda vardır.

Allahü Teâlâ cümlemizi kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm ABACI - Mesaj Gönder

# Dedi


Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?