İstanbul'un Fethi...

Hz. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem efendimizin dua ve methine mazhar olan ulu Ecdad Fatih Sultan Mehmet daha 21 yaşındayken komutasındaki muzaffer yeniçeri ordusuyla beraber Bizans imparatoru on birinci Konstantinos’un yönetimindeki ordusunu ve başkent Konstantinapolis‘i tam 53 gün süren bir mücadeleyle 29 MAYIS 1453 tarihinde bertaraf ederek feth etti....

Bu kadim ve güzel İstanbul'umuzu İslam coğrafyasının başkenti yapan cennet mekan Fatih Sultan Mehmet Hanı ve muzaffer ordusunu İstanbul Fethinin 569. Yılın devreye’yi senesinde bu günün şanına ve o günü bu mücadeleye gönül veren tüm ecdadımızın ruhuna atfen, rahmet ve minnetle yad ediyorum...

Asırlar boyu dünyaya hükümdarlık yapan Osmanlı imparatorluğunda adaleti, iyiliği, ardında eser bırakmayı, hakkı ve hukuku daima İlahi mizantere uygun bir şekilde bütün yaşam alanlarına nakşeden ve kendisini hiç bir zaman insanlardan üstün görmeyen, merhamet ve yardım severlikleri dillere destan olan ulu ecdadımızın güzel ahlak ve vasıflarını anlatmaya kalksak ne sayfalara ve nede ansiklopedi ciltlerine sığar...

Çünkü onlar, daima İslam ahlakını kendilerine şiar edindiler. Hatta en ufak bir yanlışta dahi, sehven bile olsa yüreklerindeki o koca iman ile yüce Allah’ın azametine sığınırlardı. Onun için hal vaziyette böyle olunca, Allah'u Azimüşan da onları daima muvaffakiyetle hep muzaffer kılardı...

Zira güzel yurdumuzun manevi atmosferi her ne kadar revaçta olsada, bir o kadarda eşsiz değerlere sahip Allah dostları da var. Onun için güzel yurdumuzun ehemmiyetide büyük, değeride. Zaman zaman bazı olumsuz siyasi havalar essede, bu coğrafyanın her karış toprağında şehitlerimizin kanı ve ecdadımızın destan vari anıları var...

İşte tamda bunun için cennet vatanımızı müdafa’a ve muhafaza etmek, boynumuzun namus borcudur. Evet, dünya düzeni değişti ve değişiyor, lakin bizim iki bin yıllık gelenek ve göreneklerimiz var olduğu için asla değişmeyen bir nizamımız var. Değerlerimize helal getirmeyen her yeniliği de kültür zenginliği sayarız...

Keza bu coğrafyada yaşayanların ırkı, mezhebi ve meşrebi her ne olursa olsun, Müslümanlık bağlamında aziz milletin birliğine, vatanın bölünmez bütünlüğü için bekasına, birlik ve beraberliğimizi koruyup muhafaza etmekte mükellefiz...

Zira birlik ve beraberliklerimiz sağlanmadığı takdirde, küfrün çizmelerin altında milletin bekasına helal gelerek inim inim inlemiş oluruz. İla ahiri kelam ile yüce Allah, cümlemizin akıbetini hayr eylesin. Selam ve dua ile huzur içinde kalın selametle...

“SAYGILARIMLA WESSSELAM”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah TAŞKIN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?