Nazar haktır

Muhterem Kardeşlerim…

Nazar haktır. Beğenerek, imrenerek veya kıskanarak bakılan şeylere nazar değer. İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar değer. Nazar hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder.

Peygamber Efendimizin zamanında Esed oğullarından nazarı değen bir kimse var idi. Üç gün bir şey yemez, sonra çadırın bir tarafını kaldırıp oradan geçen bir deveye bakıp, “Bunun gibi bir deve hiç görmedim” der demez, deve yere düşer hastalanırdı. Müşrikler, bu adamı bulup Peygamber Efendimizi nazarla öldürmesini istediler. Cenab-ı Hak da Resulullah’ı bunun nazarından korumuştur. Bu hususta Kalem suresinin “Nerede ise, kâfirler seni gözleri ile yıkacaklardı” mealindeki 51. Âyeti inmiştir.

Birkaç Hadis-i Şerif meali şöyledir:

“Nazar haktır.” [Müslim]

“Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.” [İbni Adiy]

“İnsanların yarısı nazardan ölür.” [Taberani]

“Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallah la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez.” [Beyheki, İbni Sünni]

“Nazar neredeyse kaderi geçecekti. Nazardan Allahü Teâlâ’ya sığının.” [Deylemi]

“Kaderi geçecek bir şey olsaydı nazar geçerdi.” [Müslim]

Efendim;

Görülmeyen şeylere yok demek, bugünkü bilime de aykırıdır. Günümüzde, aletlerden çıkan şuaların iş yaptığı tespit edilmiştir. Mesela, TV’yi çalıştıran, kanallarını değiştiren veya arabaları açan kumandalar vardır. Onlardan çıkan şualar, iş yapmaktadır. Lazer denilen şualarla ameliyatlar yapılmaktadır. Bunlar gibi, gözden çıkan ve mahiyeti tam açıklanmayan şualardan da nazar değerek, bakılan şey zarar görebilir. Göremediğimiz şeylere yok demek ise, çok cahilce bir sözdür.

İnsanın kendi kendine de nazarı değebilir.

Nazardan korunmak için ne yapmak gerekir?

Kendisine nazar değen kimse, aşağıda bildirilen duaların birini veya tamamını okumalıdır.

1- Fatiha, Âyet-el Kürsi ve dört kul [Kâfirun, İhlas, Felak, Nas sureleri] yedişer defa okunup hastaya üflenirse, büyü, nazar ve her dert için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritilerek içmek de olur.

Bir Hadis-i Şerifte de, “Fatiha ile Âyet-el Kürsiyi okuyana, o gün nazar değmez” buyuruldu. (Deylemi)

2- Bir Hadis-i Şerifte, “Sabah akşam, [Besmele ile] 3 defa “Bismillâhillezi lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil Erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemi’ul alim” okuyan, büyü ve nazardan korunur” buyuruldu. (İbni Mace)

3- Âyet-el-kürsi, Fatiha, iki Kul euzü ve Kalem suresinin sonunu okumak çok iyi gelir. (Medaric)

4- Peygamber Efendimiz, iki Kul euzüyü okuyup buyurdu ki:

“Bu iki sure ile [belalardan, nazardan] korunun! Hiç kimse, bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz.” [Ebu Davud]

5- “Euzü bi-kelimâtillahittâmmeti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmetin” tavizini, sabah akşam 3 defa okunup kendine veya hastaya üflenirse, nazardan, cin, şeytan ve hayvanların zararından korur. (Mevahib)

6- Peygamber Efendimiz nazar için “Allahümme barik fihi ve la tedarruhü” okurdu. (İbni Sünni)

7- Nazarı değen kimse veya herkes, beğendiği bir şeyi görünce Mâşâallah demeli, ondan sonra o şeyi söylemelidir. Önce Mâşâallah deyince, nazar değmez.

Hadis-i Şerifte, “Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallah la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez” buyurdu. (Beyheki, İbni Sünni)

Ukbe-Tübni Amir radıyallahü anh anlatır:

Resulullah Efendimiz, “Kendisine Allah’ın nimet verdiği kimse, bu nimetin devamını isterse çok ‘La havle vela kuvvete illa billah’ desin” buyurdu. Sonra “Bahçene girdiğin zaman mâşâallah la kuvvete illa billah demeliydin değil mi?” [mealindeki] Kehf suresinin 39. Âyetini okudu. (Taberani)

Bir Hadis-i Şerifte de buyuruldu ki:

“Kendisine Allahü Teâlâ’nın rızık verdiği kimse, çok ”Elhamdülillah” desin. Rızkı azalan da çok “İstigfar” etsin. Bir şey de kendisine üzüntü, sıkıntı verirse “la havle vela kuvvete illa billah” desin.” [Beyheki, Hatib]

8- Nazardan korunmak için Âyât-i Hırz denilen âyetleri okumalı ve üzerinde taşımalıdır.

Abdest alıp, 7 istiğfar ve 11 salevat okuyup, hastanın sıhhatine niyet ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta üzerine okumalı, işaretli yerlerde, hasta üzerine üfürmeli, şifa buluncaya kadar [kırk gün kadar] devam etmeli. Her defa okuduktan sonra, bir Fatiha okuyarak sevabı, Peygamber Efendimizin ve Behaeddin Buhari, Ahmed Rıfai ve İmam-ı Rabbani hazretlerinin ruhuna hediye edilmelidir. Silsile-i Aliyyeyi okuyup ruhlarına hediye edilmesi daha etkili olur. Âyât-i Hırzı yanında taşıyan kimse, nazar değmesinden korunduğu gibi, sihirden, büyüden, cin ile ilgili hastalıklardan da korunur. Her ne muradı varsa hasıl olur.

9- İbni Âbidin hazretleri “Tarlaya kemik, korkuluk, hayvan kafası koymalı. Bir kadın, ürününe nazar değmemesi için ne yapacağını sorunca, Resulullah, -Tarlaya hayvan kafası as- buyurur. Bakan kimse, önce bunu görüp tarladaki ürünü sonra görür” buyuruyor. (Redd-ül-muhtar)

10- Tivele, temime ve efsun caiz değildir. Manasız veya küfre sebep olan rukyeyi okumaya Efsun denir. Nazarı bizzat önlediğine inanılan nazarlıklara Temime denir. Şirinlik muskası denilen rukyelere Tivele denir. Rukye, okuyup üflemek veya üzerinde taşımak demektir. Rukye, Âyet ve Hadis ile bildirilen dualarla yapılırsa taviz denir. Taviz ise caizdir.

Hadis-i Şerifte, “İlaçların en iyisi Kur’an-ı Kerimdir” buyuruldu (İbni Mace)

11- İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. “Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile] ‘Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm’ duasını üç defa okuyun” buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı. Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, İmam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Hadis-i Şerifte buyuruldu ki:

“- Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm- duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.” [İbni Mace]

Hastalanınca

Gözlerden çıkan şualar nazar değdirerek zararlara sebebiyet verdiği gibi, hastalıklara da şifa olduğu söyleniyor ve doğrudur. Nazarın hak olduğu, doğru olduğu, Kur'an-ı Kerim ile ve Hadis-i Şeriflerle sabittir.

Mümin rahatsızlanırsa, hasta olursa, salih bir arkadaşının evine gider, onunla biraz sohbet eder, muteber bir kitap okursa, mutlaka iyileştiği, tecrübe ile görülmüştür. Müminin yüzüne bakmak şifadır. Müminin gözünden çıkan şualar, karşısındaki kişinin iyileşmesine sebep olur. Eğer o kimse cömertse bir bardak suyu içilirse, bu da şifaya kavuşturur.

Bir Hadis-i Şerifte, “Cömerdin yemeği şifadır” buyuruluyor. O suyun bir kısmı içilmişse, artık olduğu için o, şifaya sebeptir.

Yine bir Hadis-i Şerifte, “Müminin artığı şifadır” buyurulmuştur.

Nazar haktır

Nazar yani göz değmesini inkâr eden küfre girer. Nazarın hak olduğu Âyet-i Kerime ile ve Hadis-i Şeriflerle sabittir.

Allahü Teâlâ cümlemizi, Nazardan Allahü Teâlâ’ya sığınan kullarından eylesin. (Amin)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm ABACI - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?