Bayramda Bir Özlemdir Sivas

Gurbette zaman geçirmemiş tüm dostlar, Bu şehre duyulan özlemi yaşamamışlardır. Anlatamazlar…


Bu şehrin her yerinde, hayatını geçirmiş adamlar, bu değerlendirmenin dışında kalır.
Bu şehirde; Yaşadığını veya şehri anladığını, söyleyenlere bazı küçük hatırlatmalarda bulunmak gerekir. Hem bilgilensin, hem konu hakkında konuşurken dikkatli olsun. Haaa, kimileri de diyebilir ki; şehri, o tarihe mal olmuş mekan ve zamanları ile anlamanın, hatırlamanın ne faydası vardır? O, da onların bileceği bir iştir.


Gurbetten gelip, Şehrin sokaklarında gezmeye başladığınız anda, hafızanız sizi çok şeyle imtihan edecektir. Canlandıkça canlanacaktır. Hatıralar, zaman ve mekan tanımadan hafızanızı işgal edecektir. Bir film şeridi gibi, o sahneden, o sahneye koşturup duracaktır. Her mekan zaman dilimi içerisinde, size ait kendisinde yer edinecektir. Bir şeyleri hatırlatmaya çalışacaktır.


Belki birdenbire davul ve zurna sesi ile, yiğit insanların meydana halay çekmek için çıktığına şahit olacaksınız. Size bir hatırlatma yapılmış olacak…
Cıbıllar Parkının yemyeşil ağaçlarla dolu hali, hayalinizde canlanacak. Sıcak bir çayın size bıraktığı tadı, arayacaksınız… Kongre binasının önünden İstasyon caddesine doğru çift sıra ağaçlarla donandığını hatırlayacaksınız… Mis gibi bir koridor…
Etrafınıza bakındıkça, Kendi, kendinize sorular sorup, cevaplar bulmaya çalışacaksınız.


Sahi, şu andaki SSK Hasta hanesi olarak bilinen yerin boş bahçe olduğunu, orada gençlerin top oynadığını hatırlayabilirler mi, acaba? Kümbet bölgesindeki Karayolları binasının önce yeşil bir bahçe olduğunu bilebilecek misiniz? Hotel Köşk inşaatı yapılırken tahta bir köprüden geçildiğini, Taaa, Tek mezarın üzerinden gelerek, Sular başı ve Kız İmam HATİP LİSESİ BİNASININ hemen üzerinden geçen ve otel köşkün altından cadde ile buluşan, o ırmakta; fayton atlarının, faytoncuların doğal temizlik amacı ile; içerisinde gezindiğini bilir misin? Sivas şehri, öğrencilerinin, şehir merkezli olarak, Üniversite genel başarısı hakkındaki, fikriniz nedir? Yıldız sineması, altında açılan ilk kafe türü, salon, size bir şey ifade eder mi?
Mesire alanımız, Paşa fabrikası, Çermikler anılarımızla dopdoludur.


Atölye işçi lojmanlarının, istasyona bitişik halde olduğunu, ayrı bir futbol sahası, ayrı bir sineması, ayrı bir sosyal tesisi, olduğundan bilgileri var mıdır? Yine Çimento fabrikasının, ayrı lojmanları, ayrı takımı, ayrı sosyal tesisleri vardır. Hava alanından bazı zamanlarda haftada iki gün Ankara, yahut İstanbul uçuşları yapıldığını bilir misin?
Tren İstasyonun Sivas için geçmiş yıllarda ne kadar önemi vardır. Hareketin, canlılığın kaynağıdır. Şimdi bakmayın öyle sessizliğe büründüğüne...


Sorular devam eder.
Doksanlı yıllara kadar, şehrimizde Üniversite sınavları yapılmamıştır. Seçim meydanlarının, sırası ile; Çifte Minare önü, Vilayet binası, önü ve arkası, Mevlana meydanı, olduğu bilgisi dağarcığında var mıdır?


Sorgulama devam eder…
Futbol derken; Sivas Sporun kurulduğu tarihi, ilk sporcularından olan; Hilmi, Aydın, Mahmut, Erol, Naci gibi isimlerden olduğunu, bu takımın şehre ayrı bir hava kattığını, Fatih Terimli Adana Demirspor' a şampiyonluk yolunda, kaybettiğinden haberi var mıdır? Demir sporlu, Kara güçlü, Kızılırmak sporlu, Yüce yurtlu ekiplerden oluşan; amatör lig ona ne ifade eder. Ayrıca mahalle takımı düzeyindeki ekiplerin kıyasıya mücadelelerini, turnuvalarını izlemiş midir? Bu Takımın, Taa, üçüncü lige düştüğünü, daha sonra sırası ile; Süper lige çıktığından ne kadar haberi vardır.


Stadyumun etrafının, çeşitli etkinliklere ev sahipliği yaptığını, panayırlar kurulduğunu bilir misin? Terziler çarsının bulunduğu yerden ırmağın geçtiğini, hatta esnafların orada küçük, küçük dükkanlarla insanlara hizmet sunduğundan bilgisi var mıdır? Yıldız bloklarının yerinin mezarlık olduğunu, Eski hamam ve evlerin senelerce diriliğini koruduğundan, haberdar mıdır? Ankara garajı olarak bilinen yerin, Paşa Camii arkasında olduğundan, Kimi zaman şehirlerarası otobüslerin; Akman pasta hanesi önünden kalktığından, bilgisi var mıdır? Yazlık sinemaların, Tan sinemasının, Esen, Omay, Yalçın sinemalarının yerlerini bilir mi?


Tarihi mekanların, önceden bu kadar bakımlı, düzenli bir şekilde olmadığından haberdar mıdır? Şehrin simgesi haline gelen, tüm tarihi mekanlar gayet bakımsız ve terk edilmiş durumda idiler. Bunların şehrin Tarihi üzerindeki etkisinden, şehre kattıkları değerlerden, bilginiz var mıdır? Yıkılan eski Selçuk orta okulu, Astsubay lokali, çocuk yuvası, Demirspor futbol sahası, Değirmen, faytoncuların, park yeri neresidir bilir misin? Salatalık, hangi mahallenin ismi ile anılır. Çimmek kelimesi, ne ile özdeştir, Çermik, kavramı, bu şehirli için, ne ifade eder? Bilgin var mıdır?


Mahalle aralarında; mantis dumanlarını, taaa içine kadar çekmiş midir? Şimdiki cuma pazarının yerinin dere olduğunu, oradan Devrim İlk Okuluna giden öğrencilerin, neler çektiğinden haberi var mıdır? Ticaret lisesinin, Ali Baba yolu üzerinde olduğundan, Kongre lisesinin, Kongre binasında eğitim gördüğünden, İlk yüksek okul olarak Sivas Eğitim Enstitüsünün, mevcut Selçuk Anadolu lisesi binasında faaliyet gösterdiğinden, haberi var mıdır? Gaz ocaklarına gaz almak için; bakkal önlerinde beklemiş midir? Şehrin Batı tarafının en uç noktasının, Kümbet mevkiidir. Doğu tarafı; Yukarı Tekkeye gidilen yoldaki bloklarıdır, Şehirler arası yolun, Halifelik mezarlığı altı, hemen, hemen boştur. Çayır ağzı, son mahalledir. Bu sınırlarını çizdiğimiz, mahal şehrin, ortak mekanıdır. Bu şehrin her anına, her zamanına, mekanına, damga vurmamış insanlar, lütfen şehri anlamaktan bahsetmesinler. Hiçbir şey, dışarıdan görünümüyle anlatılamaz, Yaşamak, gerekir.
Anlatacak, hatırlatacak çok şey var. İpucunu verdiğim, bu hatırlatmaları okuyan arkadaşlar, mutlaka kendilerinden bir şeyler bulup, çok daha fazla bir şeyler ilave edeceklerdir.


Şehri anlamak ve tanımak, bu şehirde yaşamaktan geçer. Tarihinin son zamanlarında; bu şehirde yaşayan insanlar, doğal olarak bazı şeylerden habersizdir. Hayatı boyunca; kendi şahsi yararları için, kariyerine yeni ilaveler yapmak için; bu şehrin dışında olanlar kusura bakmasınlar bu şehri tanıyamazlar. Eksik tanırlar. Biz, onların başarılı kariyerlerine, saygı duyuyoruz, hatta gurur duyuyoruz. Eksik tanıdıkları için; Dolayısıyla, eksik çözümler üretirler. Böyle olunca; bu şehirden göç dalgası eksik olmaz. Birileri, bu göç dalgalarını kaleme alan, eserler sunmaya, şiirler döktürmeye, türküler bestelemeye devam eder. Bu Şehrin kurtuluşu; tepeden, tırnağa; her şeyi ile, yeteri kadar bu şehri tanıyan insanların karar verici mercie getirilmesinden geçer. Gerisi boş laftır. Hayatları boyunca; kariyerlerine yeni bir sıfat eklemekle, meşgul olan insanların; sıfatlarına, yeni bir ek ilave edilmiş olur, vesselam...


Gezdiğimiz Ülkemizin şehirleri, eskiye dair kıymetli ne var ise, meydana çıkarmanın çaba ve gayreti içerisindeler. Hatta marka yapmanın derdindeler… Çünkü O, korudukları simgeler, O, şehir için çok şey ifade eder. Evet bizim şehrimizin de çok büyük değerleri var. Şifahiye, Gök Medrese, Çifte Minare… Evet, amma onların hepsi dedelerimizden bize kalmış miras. Bizim yakın tarihimize ait değerlerimiz neredeler? Konaklar, çeşmeler, yapılar, özel sokaklar, doğallığını koruyan mekanlar…


Evet, sanki beni uyandıran kaleden gelen bir müzik sesi duyuyorum. Rahmetli Barış söylüyor.


Bizi hatırlarımızla baş başa bırakıyor.
''Hava ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum, duyuyorsun değil mi?
Çalacak bir kapım yok, mutluluğa hasretim
Artık sokaklar benim, görüyorsun değil mi?
Zaman akmıyor sanki, saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda bir tek sen varsın bugün.
Ya dön bana artık, duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan, anlıyorsun değil mi?
Bir resmin kalmış bende, tam ortadan yırtılmış.
Hani siyah kazaklı, biliyorsun değil mi?
Gözlerimden süzülen birkaç damla anıda
Senin sıcaklığın var, anlıyorsun değil mi?
Zaman akmıyor sanki, saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda bir tek sen varsın bugün.
Ya dön bana artık, duyuyor musun beni?
Ya dön bana artık, duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan, anlıyorsun değil mi?''
Rahmet Olsun…


Evet, zihnimizde canlandırdığımız film bitti. Asıl aktörler değil, şu an başka aktörler sahnede, ödüller alıyorlar…
Böyle giderse, Kaybeden, yine şehir olacaktır. Bükülen boyunlar, buğulu gözlerle ileriye bakışlar, Hep şu temenni de; bulunacaklardır.
Hala göç devam ediyor. Kervan yola koyulmuş… ORHAN ARSLAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?