Kılıçdaroğlu "Zamları Tayyip Erdoğan Yaptı" Diyor, Kemal Dede Yalan Söyleme, Yoksa Diline Cızz Yaparlar!

AĞZINA BİBER Mİ SÜRSEK, NE YAPSAK?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Şanlıurfalı çiftçilere belediyeyi bize verin bedava elektrik verelim vaadi vereceğine önce kendi elektriğini ödesin.
Boş vaatleri bıraksın. Şovmen'lik yapmaya devam etsin. evinin elektriğinin kesilmesiyle ilgili "İşte şimdi çıkmış evinde güya elektriği kesilmiş şov yapıyor. Yalanla şov yapıyor.

Diyor ki, bu ülkede 4 milyon hanenin elektriği kesik. Külliyen yalan. Bakanımız açıkladı. 280 bin abonenin şu an da elektriği yok.
Bütün abone grupları içerisinde 280 bin aboneden bahsediyoruz. Yüzde 1 bile değil.

* Binde 6 abonenin şu anda elektriği yok. Bunların önemli bir kısmı da elektriğini yaylada, yazlıkta kullananlar, çeşitli vesilelerle kestiren var.
Yazın geldiğinde tekrar açtıran var. Bunların tamamı da bunu ödeyemediği için bu elektrikler kesik değil.

CHP Genel Başkanı, 23 Nisan vesilesi ile çocukları oyuncak doldurduğu makam odasında ağırlamış.
Sormuş çocuklar:
“Elektriğiniz niye kesildi?”
Cevap vermiş, Kemal dedeleri:
“Bir evde elektrikler kesilirse çocuklar derslerine çalışamazlar, akşam televizyon izleyemezler, eve misafir gelmez, siz rahat etmezsiniz, buzdolabınız çalışmaz...
Elektriği kesilen 4 milyon abonenin sözcüsü olmak, onların yaşadığı dramı geniş kitlelere aktarmak için benim de elektriğim kesildi!”

Çocukların diline gelmiş ama söyleyememişler:
Bu zat daha önce onlarca kez elinde kağıtla çıktı, insanlara iftara attı.
Söylediği her şey yalan çıktı.
Bir kez olsun yüzü kızardı mı?

”Aaaa. çok ayıp Kemal dede, yalan söylemek çok günah..
Bakan bey açıkladı 4 milyon abone değil.. 288 bin abone. İçinde dükkânı var, zaten kapanmış atölyesi var, taşınmış ikametgâh amaçlı evi var.”

Nasıl söylesinler.. Dedeleri yaşında adam, “yalan söylüyorsun” denilir mi.

O da ayıp..

Bir başka çocuk devreye girmiş:


“Kemal dede, ‘Üç yılda elektrik 4 kat zamlandı’ dedi. Abim internete meraklı.. O bana gösterdi.. EPDK diye bir site varmış. Orada eski tarihlerdeki fiyatları da öğrenebiliyoruz. Merak ettim, 3 yıl önce 200 kw kaç lira diye sordum.. Bir de bugünkü fiyatı sordum. Arada dört katı zam yoktu. Bu Kemal dede, çok yalan söylüyor. Ağzına biber mi sürsek, ne yapsak..?”

Kuzenleri Almanya’da yaşayan diğer bir çocuk sözü almış:

“Kuzenim anlattı.. Almanya’daki evlerindeki elektrik faturası, bu kış üç misli yüksek gelmiş.. Babası şaşırmış, ödememek istemiş.. Ama komşularına sormuş. Onlar da, ‘bize de öyle yüksek geldi’ deyince. Ödemişler..
Kemal dede, ‘zamları Tayyip Erdoğan yapıyor’ derken bile yalan söylüyor..
Kemal dedeye hiç kimse inanmayacak.. Birisinin buna ‘Cııızzz dilini yakarım senin’ demesi gerekmez mi?”

Kemal dedeye sormak istemişler, ama çocuklar, birbirlerine engel olmuşlar:

“Belki parası yoktur. Niye elektriğiniz kesildi diye sorarsak, ayıp olmaz mı?”

Odadaki süslü oyuncakları gösteren diğer çocuk hatırlatmış: “Bizim evimizde çocuklara dağıtmak için bu kadar oyuncak yok ama.. Bizim evimizdeki elektriğin parasını, babam ödeyebiliyor.”


Bir başka çocuk destek çıkmış:

“Kemal dedenin parası olmadığı için elektriği kesilmiş olsa, üzgün olurdu. Oysa ‘elektriğim kesildi’ derken, sevinçten ağzı kulaklarına varıyordu..
Burada bir cinlik var. Ama o cinliği anlamak, bizim boyumuzu aşıyor.”

Çocuk bu..

Merak ediyor..

“Okulda bize sorumluluklarımızı yerine getirmemiz öğütleniyor. İşimizi zamanında yapmamız isteniyor. Kemal dede, acaba elektrik faturasını, niye zamanında ödememiş? Sorumluluklarının farkında değil mi?”

Diğeri cevaplıyor:

“Kemal dede faturanın kaç lira olduğunu bilmiyor ki, ödemenin zamanını da bilsin. O sadece ‘ben ödemeyeceğim’ diyor. Fatura kaç lira gelmiş, daha önce kaç lira geliyormuş, hiç haberi bile yok.. Bir gariplik var bu işte ya.. Haydi hayırlısı..”

Çocuklar sohbeti derinleştirmişler:

“Kemal dede, eşimle bir hafta karanlıkta kalacağız’ dedi..
Ben biliyorum, Kemal dede, karanlığı seviyor.. Aydınlıktan korkuyor..” uyarısı ile sohbete katkı sunmuş..

Çocuk bu..

Kimi leb demeden leblebiyi anlıyor.

Kiminin de, kıyaslama mantığı güçlü..

“Kemal dedeyi anlayamıyorum.. ‘Halkımın acısını yaşamak için şimdi karanlıkta oturacağım’ diyor.. Oysa başkalarının acısını yaşamak, sorunu çözmez ki. Kemal dede de elektriğini kestirdi, acısını yaşadı. Elektriği kesilenlerin elektriği gelmiş oldu mu? Olmadı. Tam aksine, elektriği kesilen bir ev daha oldu. Sorunu çözmedi, yaygınlaştırmış oldu.”

Kıyası güçlü bir diğeri sözü Suriyeli çocuklara getirmiş:

“Başkasının acısını yaşamak isteyen, Suriyeli çocukları, bir haftada ülkelerine gönderirim nasıl diyebilir?
Suriye’de kötü bir adam var. Halkını kimyasal silahlarla öldüren. Kemal dede, o kötü adam ile ‘oturup konuşacağız’ diyor..
Annem beni hep tembihliyor, ‘kötü adamlarla konuşma,’ diye.. Ama Kemal dede, kötü adamla konuşacakmış. Ne olur Tayyip dedeye söyleyin, Kemal dedeyi engellesin. O kötü adamla konuşturmasın!”

Hem hesabı hem de ticari aklı güçlü bir başka çocuk atlıyor muhabbete:

“Kemal dede, elektrik fiyatlarını yüksekliğine itiraz ediyormuş. Ama faturasını ödemeyerek, iki tane çalışanı adresine getirtip oyalayarak, bir hafta elektrik kullanmayarak, elektrik şirketinin masraflarını artırmış oluyor..
Şimdi elektrik daha da pahalanacak.. Bunun sorumlusu da Kemal dede olacak! Daha önce elektriğin parasını ödeyemeyenler, daha büyük fatura ile karşılaşınca, yine ödeyemeyecekler.”

Evlerinde hâlâ küçük tüp kullanan bir başka çocuk atılmış sohbete..

“Bizim evde doğalgazımız yok. Annem hep dua ediyor, ‘İnşallah bizim binamıza da doğalgaz bağlanır’ diye.
Annem diyor ki, tüpgaz, doğalgazdan çok pahalı.. Tüpgaza her şeyden fazla zam geldi.. Ama bu Kemal dede, ya hesap bilmiyor. Ya tüpgazın parasını kendisi ödemiyor. Elektriğe daha az zam gelmiş iken, niye tüpgaz zamlarını değil de elektrik zammını protesto ediyor?

“Çocuktan al haberi” demiş büyüklerimiz..

Haber veren bu çocuğumuz da hemen söze giriyor:

“Ben biliyorum, ben televizyonda Kemal dedenin konuşmasını izledim” diyerek söze giriyor, devam ediyor:

“Kemal dede diyordu ki, ‘Ben elektrik parasını ödeyebilirim, gelirim zaten fazlasıyla yetiyor. Ama sorun geliri olmayan ya da düşük gelirli ailelerin yaşadıkları dram.’ Kemal dede garip bir adam.. Ödeyebileceği faturayı niye ödemiyor, ödeyemeyenlere yardım ederek onlara destek çıkmak var iken, kendisine işkence ediyor?”

Sorular, sorular..

Niye su faturası değil de, elektrik faturası?

Kemal dedenin elinde olan belediyeler benzer bir protesto ile karşılaşırsa, iflas bayrağını çekecekleri için mi?

Elektriğe zam geldi de, suya gelmedi mi?

Şehir şebekesi bir kenara, İBB’ye bağlı Hamidiye su bile, üç misli zam almış, son üç yıl içinde..

Hani, “kuyu suyu”nu Hamidiye suyu diye sattıklarını, İstanbul Valiliği elemanları tespit etmiş de, engellemişti ya..

O Hamidiye suyu bile, üç misli fiyata çıkmış.

Elektrik mi daha hayati bir ihtiyaç?

Yoksa su mu?

İnsanlık ile birlikte hayati ihtiyaç olan suya gelen zammı protesto etmeyenler, elektriksiz de yaşabileceğimiz bir gerçek iken, elektrik faturasını niye protesto ederler ki?

Belediye hizmetlerine gelince, “Merkezi idare zam yaptı, biz ne yapabiliriz ki” diyenler..

Dünya genelinde enerjiye gelen zamlar, Türkiye’ye yansıtılınca..

“Zamları Tayyip Erdoğan yaptı” diyorlar..

Halkı aldatmaya kalkıyorlar..

Ama güneş balçıkla sıvanmaz..

Karanlığa meraklı olanlar..

Bir vesile bulur, kendilerini karanlığa mahkum ederler..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan ALPARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?