KTDD Afrin’e Yardım

KTDD Afrin’e Yardım

Kadınları Toplumsal Destekleme Derneği “Şanlıurfa’dan Afrin’e İnsani Yardımlar” Toplantısına Katıldı
Ana Sayfa Yazarlar 16.04.2018 181 Görüntüleme

EĞİTİM VE ÖĞRETİM İNSANI KATKI VERMEK ZORUNDADIR

Son zamanlarda yaşanan bir- çok olay, böyle bir temenni de bulunmama sebep oldu. Ne demek istediğimi anlamanız için; herhangi bir haber kanalında, haberleri dinlemeniz, yeterlidir. Öğretmenin değerinin sınıfta yok sayılması, öğrencilerin disiplinsizliği, eğitimin gevşemesi; kabul edilecek gerçekler, değildir. Toplumun her alanında şiddet uygulayan insanlar; bu süreçten geçen insanlardır. Eğitim, Öğretimin tüm tarafları, bu konudan rahatsızdır…

Gerçi bundan önce, idealist olarak, yetiştirdiğimiz öğrencilerin, elemanların, Hayata atıldıktan sonra; yaptıklarını görünce; şaşırmamak elde değildir.

İşte örnekler…

Yolsuzluktan, sahte ilaç operasyonlarından, vergi kaçakçılığından, Devlete herhangi bir alanda kazık atmadan, dolandırmaktan, çürük bina yapmaktan, aldığı siyasi oylara rağmen; farklı siyasi partilerin saflarına katılan insanlardan, kısacası hangisine bakarsanız, bakın bu işleri yapanların hepsi; okullu çocuklardır. Yani her alanda her türlü suçu, işleyen insanlar; yüksek okul mezunu, eğitimli insanlardır. Eğer eğitim ve öğretim, bu tür suçların işlenmesini artırıyorsa; O, zaman bu okullar görevini yapamıyorlar demektir. Yahut, insanlar eğitilip, öğretilerek daha nitelikli sahtekarlıkları öğreniyorlar, demektir. Böyle bir durum karşısında ister, istemez insan şöyle düşünüyor. O zaman eski saflığımıza, temizliğimize dönmek için, bu okulları kapatalım mı? Yahut bu sistemi tepeden, tırnağa yeniden kontrol ederek; daha kaliteli insan nasıl yetiştirilir? Nasıl daha iyi, daha güzel eğitim ve öğretim yapabiliriz? Diye, kafa yormamız gerekiyor.

Her şeyden ötesi Dini alanda tahsil almış olan insanların bile; tahsilini yaptıkları, Dinin, inançlarına tam tersi istikametinde hareket etmeleridir. Aldıkları tahsil ve Dini eğitimin tam ters istikametinde; tavır ve davranışlar içerisinde bulunmalarıdır. Bu durumda acaba Dini eğitimin, nasıl yapılması gerektiğini de mi; sorgulayalım, düşüncesini ortaya çıkarmaktadır. Nasıl bir Din adamı, fikrini beğenmediği insanların ölmesini, yok olmasını isteyebilir? Eski eğitimsiz günlerimizdeki; saflığı, temizliği, sadeliği, samimiyeti, arar olduk. Böyle bir eğitim sisteminden memnun değiliz. Ürettikleri ortadadır. Demek ki; eğitim ve öğretim sisteminde kaliteli insan yetiştirmeye yönelik, eksiklikler, var demektir. Onu sorgulamamız şarttır. Uzun eğitim süresi boyunca hayata yönelik, pratik hayatta fazlaca uygulanan değerlerin kazandırılmadığı, görülmektedir. Yahut yeteri kadar verilmemiştir. Kısacası kaliteli insan yetiştirmek zorundayız. Bu hem Ülkemizin, Hem Milletimizin, geleceği için vazgeçilmez bir gerçektir. Buna yönelik çalışmaları, en kısa zamanda başlatmalıyız.

Yukarıda sıraladığımız yanlışları bilerek yapan bir insan; yaptıklarının hem Ülkeye, hem Ülke insanına zarar verdiğini bilmektedir. Örnek bir olayı ele alalım. Kanser ilaçlarının sahtekarlığını yapıp, insanlara satan bir insan, nasıl bir insandır? Akşam olunca, rahatça başını yastığa koyarak, nasıl uyuyabilir. Böyle bir adamı insanlık kategorisine dahil etmek suçtur. Varın adını siz koyun…

Devletinden bilerek vergi kaçıran insan, işçisinin sigortasını bilerek yatırmayan insan, durumundakileri siz düşünün. Bunun adı kul hakkıdır. Başka izahı yoktur. Kendisi bir siyasi parti tabanının desteğini alarak, bir siyasi partiden Meclise giden; Bir vekil; nasıl olur da; kendisine verilen oy tabanının, seçmen siyasi tercihinin, görüşünün, tam tersi olan davranışlarda bulunabilir. Halbuki, o partinin felsefesini beğendiği için oradan aday olmuştur. O parti tabanı kendi fikrinin Mecliste temsil edilmesi için; o vekile destek vermiştir. Sonradan o vekil, nasıl olur da; farklı siyasi partilere gidebilir. Bu ona siyasi tercihini belirterek oy veren, kendisini vekil seçen, parti tabanına karşı ihanettir. Ancak, vekillikten de ayrılırsa; o zaman durum farklı olabilir. Bu etik bir davranış değildir. Böyle yapanları da şiddetle kınıyoruz. Devletin kendisine emanet ettiği yetki ve mevkiyi Kanun ve yasalara uygun olmayacak şekilde, insandan, insana farklı uygulamalar yapanlar, nasıl insandır? Bu her türlü memur olabilir. Bu durumda insanlar, yetki ve mevki sınırlarını aşmadan görev yapmak zorundadırlar. Her türlü ihlal, kayırma, tolerans, farklı davranma, kul hakkıdır. Bir öğretmen bütün öğrencilerine eşit mesafede olmak zorundadır. Eğer o memur farklı davranmayı bilerek yapıyorsa; onun adı ihanettir. Bilmeden yanlış yapıyorsa; onun adı hatadır, en kısa zamanda düzeltilmesi gerekir. Hayat devam ettiği müddetçe; bu tür olaylarla karşılaşacağız, demektir. Burada önemli olan; gelecek nesillere vereceğimiz kaliteli ve sorumluluk anlayışı taşıyan, eğitim ve öğretim sistemini hayata geçirerek, bu olayları en aza indirmektir. İnsanlara önceliklerinin ne olduğunu, öğretmek gerekir. İlmi ve fenni bilgilerin yanında, Vatanın ve Milletin değer yargılarını en güzel şekilde öğretmemiz, gerekir. İnsan toplum içerisinde sosyal bir varlık olarak hayatını devam ettirir iken; hem İlim ve fen yönünden, hem davranış olarak iyi eğitilmiş olması gerekir. Hayatın gerçeği budur. Okullara toplum içerisinde nasıl davranılır? diye, bir ders ilave etmenin zamanı; geldi, geçiyor. Uzun lafın kısası; ne demek istediğimi anlamanız için; çevrenizde olan, bitene bakınız yeter…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haber Sitesi | Uzman Tescil