Her Şey Çok Güzel Olacak Ama Kimler İçin?

Fâtih Tezcan, 23 Haziran İstanbul Seçimi öncesi dolaşıma sokulan 'Her Şey Çok Güzel Olacak'mottosunun 110 yıllık geçmişini ve bu güzel dileğin bu gün kimlerin hangi kirli emellerine âlet edildiğini kaleme aldı. 

Büyütmek için resme tıklayın

İşte o yazı:

‘Her şey çok güzel olacak’ diyorlar...
Evet, tabi, Allah’ın izniyle inşâallah öyle olacak ama Kimler için?
*
13 Nisan 1909’da ‘Her şey çok güzel olacak’ diye geldiler Selanik’ten İstanbul’a…
Osmanlı Ordusu’na sızıp kendisine Hareket Ordusu diye bir isim uyduran Yabancı Devlet bağlantılı ve Yahudi ağırlıklı çete, Osmanlı Devlet Başkanı’na darbe yaparak indirdi, 14 gün sonra Selanik’e sürgün etti.
Sonraki 10 senede vatan topraklarının 4’te 3’ü yani Milyonlarca km² elimizden uçtu gitti, 40 sene geçmeden Filistin aynı Darbeciler’in ihanetiyle Yahudilere verildi ve İsrail kuruldu. ‘Her şey çok güzel olacak’ dediler ama hiçbir şey güzel olmadı. Bu topraklara bir daha asla huzur, güven ve itibar gelmedi. 
*
24 Temmuz 1923’te ‘Her şey çok güzel olacak’ diye imzaladılar Lozan’ı…
İsmet İnönü bir kaç sene sonra Ege ziyaretine çıktığında kıyıdan bakınca kedilerine kadar görünen adanın güzelliğinden bahsetmeye kalktı ki lafını kestiler, Lozan’da Yunan’a verdiniz dediler, bu kadar yakındakini bile mi, dedi, kendi ihanetine kendi bile inanamadı.
Millete ‘Denize Döktük’ diye yutturdukları herifler ‘Höyt’ dediler, bunlar da sırf iktidar olmak için kanla alınmış vatan toprağını peşkeş çekip 'Alın Size Adalar, Musul, Kerkük’ dediler.
*
29 Ekim 1923’te ‘Her şey çok güzel olacak’ diye Cumhuriyet’i ilan ettiler.
Cumhuriyet, Cumhur’un dediğinin olması demekti.
Zira Cumhur, halkın salt çoğunluğuna yani %51’ine verilen isimdi.
Bunu anlamanın tek yolu seçim yapmaktı.
1923’ten 1950’ye kadar Türk Milleti’nden kaçtılar.
Bir (yazıyla 1) tane bile seçim yapmadılar, yapamadılar.
Cumhuriyet’i ‘yalan bir proje’ olarak ortaya koyup iktidar oldular.
1923, 1927,1931 ve 1935 seçimlerinde Millet’in %89’una varan kısmı tarafından boykot edildiler. Geriye kalanlarsa zaten Rumlar, Ermeniler ve Yahudilerdi.
Şimdi ağzına kadar yalanlarla doldurulmuş, şahitsiz bir tarih anlatıldığına bakmayın.
Mustafa Kemal, Millet’in kendisine yapacağından korkmayıp sadece 1 tane çok partili seçim yapsaydı, şimdi adı zor hatırlanan bir işbirlikçiden başka biri değildi ama Cumhur’a gidemedi, yapmadı ve zaten yapamazdı.
1924’te Kazım Karabekir’in açtığı TCF’yi 1925’te kapattı.
1930’da Fethi Okyar’ın açtığı SCF’yi 3 ay sonra kapattı.
Mustafa Kemal’in kim olduğunu ve neler yaptığını o zaman herkes bildiği için, asla seçime cesaret edemedi.
Hem kendine Türk’ün Atası yani Atatürk dedi hem de 15 sene Türk Milleti’nden köşe bucak kaçtı, Dolmabahçe’ye sığındı, kendini içkiye ve eğlencelere (!) verdi.
15 sene boyunca kendi kurduğu partiyle, yani CHP ile tek başına tam 4 kez seçime (???) gitmeye yüzü kızarmadı.
En son 16 Mayıs 1919'da 'Ben çeyiz düzücem' diye İstanbul'da kalıp Samsun'a veya Yunan'ın işgal ettiği İzmir'e gitmeye tenezzül etmeyen İsmet İnönü bile 'Memleket içki masalarından idare ediliyor! Böyle olmaz!' diye postasını koyup kalkıyor, gidiyordu. Kur'an da Ezan da Arapça diye yasaklandı, Kemal olan isim Arapça diye Kamâl'e çevrildi, memleket komple kliniğe evrildi, seçimsiz referandumsuz harflerinden giyimine kadar her şeyine saldırılan Millet, resmen açık hava hapishanesine hapsedildi.  
'Her şey çok güzel olacak' dediler, tek bir şeyin bile güzel olmasına izin vermediler.  
*
Büyük bir yalanı devamlı söylersen sana inanırlar derdi Hitler’in Propaganda Sorumlusu Dr.Goebbels ve Mustafa Kemal tam da bunu yaptı ki zaten Hitler de Milliyet’e verdiği demeçte onun için 'Türkiye'den doğan ve örnek aldığımız yıldız’ diyordu, bir Yahudi vatandaşımız olarak kendine Ulu Önder AtaTürk dedirtti, Kemalist Medya tarafından Türk’ün babası diye manşetlere çekildi, Millet isyan etti ama ne fayda, o büyük isyanın sonuç bulmasına yani Cumhur’un konuşmasına asla izin vermedi, verilmedi. Darağaçları kuruldu ama sandık asla…
*
1960’ta 'Her şey çok güzel olacak' diye geldiler.
Adnan Menderes daha ilk seçimde Ulu Önder'in partisi diye etiketlenen ama hiç seçime sokulmayan CHP’yi tarihe gömmüştü, fark bile atmıştı ama 27 sene seçim yapmayanlar, 1960’ta onu devirip 1961’de öldürdüler. Yanında 2 Bakanı’da asarak katlettiler. Sandıktan dar ağacı yaptılar.
*
1980’de 'Her şey çok güzel olacak' diye geldiler.
Bir sağdan bir soldan öldürdüler. 1925’te, 1930’da, 1960'ta olduğu gibi yine partileri kapattılar.
Mamak’ta, Diyarbekir’de işkence merkezleri kurdular, 1920’lerde olduğu gibi yine yakaladıklarını inlettiler, 1930’larda olduğu gibi yine Milleti ezdiler.
*
28 Şubat 1996’da ‘Her şey çok güzel olacak’ diye geldiler, Seçilmiş Başbakan Erbakan’a Pezevenk deyip seçilmiş partiyi silah tehdidiyle indirdiler, milletin seçmediği partiye milleti yönetme yetkisi verdiler.
Askerin anasını başında örtüsü var diye kışladaki oğlunun yemin törenine almadılar, okuldaki kızı okula, fabrikadaki işçiyi fabrikaya…
'Her şey çok güzel olacak' diyenler daima çirkinleştiler...

YAZININ TAMAMINI KAYNAĞINDAN OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ:

21 Mayıs 2019 - Medya



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?