Son Dakika Haberleri

Anne karnında bebeğin genetik taraması

Anne adaylarının bir kısmı bebeklerinin normal olup olmadığını doğumdan önce bilmek ister

Büyütmek için resme tıklayın

 Bazı gebeler ise bebeklerde bir anormallik olsa bile gebeliğin sonlandırılmasına izin vermeyeceklerinden gebelik sırasında testler yapılmasını istemezler. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Ulun Uluğ gebelikte genetik taramanın önemini ve teşhis yöntemlerini anlattı.

 

Biz hekimler olarak özellikle doğumdan hemen sonra tedaviye ihtiyacı olacak bebekleri tespit etmek amacı ile ayrıntılı genetik testler yapılmasını isteyebiliriz. Örneğin bağırsakların göğüs boşluğu içinde olduğu bir diyafram fıtığı durumunda, sorunun önceden bilinmesi doğum esnasında hemen bebeğin ameliyat edilmesi imkanlarını sağlamak için gereklidir. Ancak genetik inceleme pahalıdır. Genetik bozukluklar o derece az görülür ki, her gebenin incelenmesi ekonomik olarak mümkün değildir. Bütün gebeleri taramak amacı ile nispeten ucuz tarama testleri geliştirilmiştir. Ancak bunların maalesef güvenirlikleri yüksek değildir. Örneğin rutin yapılan ultrasonografi ile genetik anormalliklerin %50’si atlanmaktadır (Büyük anormalliklerin atlanma ihtimali çok daha azdır. Atlanan anormallikler genellikle küçük veya tanıması güç, neyse ki çok nadir görülen, hastalık durumlarında olmaktadır.

GENETİK ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ, AMNİYOSENTEZ

 

Anne ve baba adayının incelenmesi: Klinik genetikçiler tarafından ailede genetik hastalık görülme ihtimali fazla olan aileler incelenir, gerekirse anne ve baba adayının kromozom haritaları çıkarılır. Genetik hastalık tespit edilip, bunun çocuklara geçme oranları, varsa doğum öncesi tanı imkanları tartışılır. Annenin ve hatta baba yaşının ileri olması genetik hastalıkların bebekte görülme olasılığını arttırır.

 

Ultrasonografi: Pek çok major hastalık bebek 14 haftalık olmadan önce ultrasonografi ile tanınabilir. Eğer yaşamsal bir problem varsa bu hafta düşük yaptırmak için uygun haftadır. Şüpheli durumlarda amniyosentez yapılır.

 

Üçlü test: Bu anne kanındaki alfa-fetoprotein, b-hCG ve estriol denen üç hormonun düzeyinin ölçülüp, bunun bilgisayar aracılığı ile binlerce kadındaki hormon değerleri ile karşılaştırılması testidir. Bebekte özellikle beyin-sinir sisteminin gelişimi, Down sendromu (21 no’lu kromozomun 2 yerine 3 adet olması), trisomi 18 (18 nolu kromozomun bir adet fazla olması) riski tayin edilir. Risk yüksek ise daha ayrıntılı tahlillerin (örneğin amniosentez) yapılması gerekebilir. Unutulmaması gereken konu bu testin sadece risk tahmini yapmak için kullanılması gerektiğidir. Teşhis konulamaz.

 

Koriosentez: Bebeğin plasentasından (eşi) iğne yardımı ile küçük bir parça alınır. Fetusa ait dokular ayrılır ve genetik araştırmalar bu dokular kullanarak yapılır. Kromozom haritası hemen 3-4 saat içinde yapılabilir. Bir avantajı ise gebelik 10 haftalık iken erken dönemde genetik tanı konabilir.

 

Amniosentez: Bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan 15-20 ml kadar bir kısmı alınır. Genellikle 12-20 haftalar arasında işlem yapılır. Dezavantajı alınan sıvı içindeki hücrelerin laboratuvarda üretilmesi gerektiği için uzun zaman (7-15 gün) gerektirmesidir.

 

Kordosentez: Bu yöntem gebeliğin daha ileri dönemlerinde (20 hf sonra) kullanılır. Göbeğin kordonu ve bazen direkt vucudundan alınan kan örneğinin incelenmesi ile özellikle bazı kan hastalıklarının tanısı konabilir. Gene kan uyuşmazlığına bağlı bebek ölümlerinin önlenmesi için de kullanılan bir tekniktir.

 

Anne kanında fetal lökositler: Genel olarak plasenta (eş) anne ve bebek kanlarının karışmasını engeller. Ancak bebeğe ait bir kısım kan hücresi anne dolaşımına geçer. Bu hücreler anne kanında uzun süre yaşarlar. Hatta çocuk doğduktan yıllar sonra bile anne kanında bulunur. Bu hücreler ayrıştırılıp, çok hassas bazı yöntemlere (PCR), bir kısım genetik problemler çözümlenebilir. Örneğin çok erken dönemde cinsiyet tayini mümkün olabilir. Henüz araştırma aşamasında yaygın uygulama alanı olmayan bir yöntemdir.

 

Fetoskopi: Çok ince iğne gibi optik (laparoskopik aletler gibi) bir alet anne karnından yapılan ince bir kesi ile direkt rahim içine sokulur ve bebek içinde yüzdüğü su dolu kesede görüntülenir. Fotoğrafları çekilebilir. 16.haftadan sonra yapılabilir. Bebek yönünden riskli olduğu (%3-5 bebek kaybı) ve diğer daha az girişimsel yöntemlerin gelişmesi ile giderek daha az yapılmaktadır.

 

AYRINTILI GENETİK ARAŞTIRMA YAPILMASI GEREKEN DURUMLAR

 

35 yaş ve üzeri gebeler

35 yaşından daha yaşlı gebeler için amniosentez yapıldığında gebeliğin kaybı riski, fetal anomali ve özellikle DOWN SENDROMLU çocuk doğurma riskinden daha düşüktür. Bu nedenle amniosentez yapılması tavsiye edilir.

Ailede bazı genetik hastalıkların olması (Mongol çocuk-Down Sendromu vs)

Bazı genetik hastalıklar aile içi evlenmelerin sık olması nedeni ile bazı etnik gruplarda daha sık gözlenmektedir. Orak hücreli anemi Afrika Akdeniz, Orta Doğu, Karayipler, Latin Amerika veya Hindistan kökenlilerde daha sık gözlenmektedir. Ashkenazi Yahudilerinde Tay-Sachs hastalığı sıktır.

Ailede geri zekalı çocuk

Down sendromu (Mongolizm) ve Frajil-X sendromu zeka geriliği ile birlikte olan en yaygın iki genetik hastalıktır. Ancak kromozom anomalisine bağlı zeka geriliği, tüm zeka geriliği problemlerinin %35-40’ından sorumludur.

Ailede genetik incelemenin mümkün olduğu bir genetik hastalık öyküsü

Bazı hastalıklar için doğum öncesi tanı testleri geliştirilmiştir. Tay-Sachs, kistik fibrozis, Down sendromu, talassemi, orak hücreli anemi en sık görülenlerdendir.

Ultrasound ile tanınabilen ailesel genetik anormallik olma durumu

Kongenital kalp hastalıkları, polikistik böbrekler, Potter’s sendromu ve bazı kongenital hastalıklar doğum öncesi ultrasonografi ile tanınabilirler. Öte yandan sıklıkla club foot (ayakta çarpıklık), yarık damak, yarık dudak ve bazı minor kalp hastalıkları (ultrasonografik olarak tanınabilecek olmasına rağmen) atlanır.

Daha önce olan ölü doğum, tekrarlayan düşükler veya 2.trimesterdeki (3-6 ay dönemi) çocuk ölümleri

Sıklıkla bu tür problemlere trisomiler, Potter sendromu (kalıtsal böbrek gelişme sorunu) neden açmaktadır.

Anne baba adayları arasındaki yakın akrabalık

Her türlü yakın akrabalık genetik hastalıkların çocuklarda çıkması ihtimalini arttırır.

Annede şeker hastalığı, fenilkenonuri veya sara hastalığı olması durumu

Bu hastalıklar gebelikten önce kontrol altına alınmalıdır. Aksi takdirde bebekte sakatlıklar oluşabilir.

Ebeveynlerden herhangi birinde kanın pıhtılaşmasında bozukluk olması

Kalıtsal hemoglobin bozuklukları veya bazı kalıtsal kan hastalıkları bebeğin anne karnında 4-6 aylarda ölümüne neden olabilir.

Gebeliğin başında alınan bazı ilaçlar

Bazı antibiyotikler, sara ilaçları, kanın pıhtılaşmasını etkileyen ilaçlar, hormonlar, steroidler, kanser ilaçları.

Gebelik süresince alkol veya uyuşturucu ilaçlar alınması

Fetal alkol sendromu denilen bir durum aşırı alkol alan annelerin çocuklarında olur. Alkol yanında bazı sedatifler veya uyuşturucu ilaçların alınımı da aynı problemi oluşturabilir.

Down Sendromu

Kalıtsal bir hastalıktır. Normalde insan hücrelerinde 23 çift kromozom vardır. 21 numaralı kromozomun normalde 2 tane olması yerine 3 tane olması durumunda, genellikle zeka geriliği ile birlikte olan bir dizi bozukluk oluşturur. Trizomi 21, Mongolizm, Down sendromu diğer adlarıdır. Yukarıdaki resimde böyle bir çocuğun tipik yüz ifadesini görebilirsiniz.

Prof. Dr. Ulun Uluğ hakkında

Hacettepe Üniversitesinde 1993 yılında tıp eğitimini tamamladıktan sonra Marmara üniversitesinde kadın hastalıkları ve doğum ihtisasını yapmıştır. Daha sonra USMLE (Amerika Birleşik Devletler Tıbbı Ehlliyet) sınavlarından başarıyla geçip Maryland eyaletinde GBMC hastanesinde üreme endokrinolojisi bölümünde fellowship ve yine aynı dal için İsrail Technion üniversitesi Haemek hastanesinde fellowship olarak çalışmıştır. İstanbul Alman hastanesinde Türkiye’deki ilk preimplantasyon genetik tanı ünitesinin kurulmasında rol oynamıştır. 2000 ile 2014 yılları arasında Alman hastanesi ve Bahçeci Umut tüp bebek merkezinde binlerce çifte tüp bebek tedavisi uygulamıştır. Kanser tanısı almış bireylerin ve çiftlerin üreme potansiyellerinin korunması için üreme sağlığı derneği (ÜRSAK) fikrini ortaya koyup kurucu üyesi olmuştur.

Prof. Dr. Ulun Uluğ üreme endokrinolojisi ve tüp bebek tedavileri üzerine 20 yıla yakın olan tecrübesi vardır. Infertilite cerrahisi özellikle rahmin doğuştan anomalileri ve rahim içi patolojilerin düzeltilmesi ilgi alanıdır. Konusunda en önde gelen yurt dışı bilimsel dergilerde 50’nin üzerinde yayınlanmış makalesi ve bunlara yapılmış 1000’ den fazla atıfı bulunmaktadır. Uluslararası enstitüler tarafından takip edilen RG derecelendirmesinde dünya genelindeki bilim adamlarının %92’sinin üstündedir. Google Scholar tarafından uluslararası atıf açısından kendi dalı içersinde ülkesinde ilk 10 hekim arasında gösterilmiştir.  Ulusal ve uluslararası kongrelere davetli konuşmacı olarak katılmaktadır. İstanbul Altınbaş Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum anabilim dalı başkanlığını 2015 ile 2017 arasında yürütmüştür.

Amerikan Üreme sağlığı derneği (ASRM), Avrupa üreme ve embriyoloji derneği (ESHRE), Türk Jinekoloji ve Obstetrik derneği (TJOD) ve Üreme Tıbbı derneği (UTD) üyelikleri bulunmaktadır. Dr. Uluğ’un biri yabancı diğerleri ulusal olmak üzere 5 kitapta bölüm yazarlığı vardır. Sağlık bakanlığı tarafından verilen üremeye yardımcı tedaviler sertifikaları hem klinik uygulamalar hem de laboratuvar uygulamaları için vardır. Fertilty and Sterility, Human Reproduction, JARGE ve RBM Online gibi prestijli bilimsel dergilerde hakemlik yapmaktadır.

25 Ocak 2019 - Sağlık



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket SİZCE TÜRKİYE "BEKA" SORUNU YAŞIYOR MU?