Başkan Erdoğan’ın cezaevi hayatından bir kesit...

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın şiir okuduğu gerekçesiyle 4 ay hapis yattığı Pınarhisar'da cezaevi arkadaşlarından Hasan Yeşildağ anılarını anlattı.

Büyütmek için resme tıklayın

Yeşildağ’ın cezaevi anılarından birini sizlerle paylaşıyoruz.

Yeşildağ’ın anlatımıyla Erdoğan’ın cezaevi günlerinde namaz ve ibadetle olan muhabbeti ve Şükrü ile ilgili o anısı şöyle:

”Tayyip Erdoğan, yanında Ahmet Ergün ve Hayati Yazıcı olduğu halde içeri girmiş, hapishanenin ağır demir kapıları ardından kapanmıştı.

Sonrasını, koğuş arkadaşı Hasan Yeşildağ anlatıyor: Tayyip Bey, Hayati Abi’yle birlikte içeri girdi. Hepimizin gözleri dolmuştu. Yukarı geldi. Yukarıda Erhan Şenol, Zeki Yeşildağ falan var.

Yüzbaşı orada, üsteğmen orada, savcı orada… Tanıştılar. Sonra biz ikimiz koğuşa geçtik. Hapishaneye ilk girildiği anın psikolojisini bildiğim için ne zaman boşalacak diye bekliyorum fakat Reis’te tık yok. Etrafa şöyle bir göz attı: “Güzel olmuş!” dedi. Reis’i beklerken, hapishanede bulunan mahkum vegardiyanlarla toplantı yapıp, herkesi sıkı sıkı uyarmıştım: Tayyip Bey’in yanında sigara içilmeyecek! Bacak bacak üstüne atılmayacak!
Laubali hareketlerden kaçınılacak! Herkes, saygılı olacak! Yattığımızda saat 02.30’du. Öyle yorgundum ki, başımı yastığa koyar koymaz uyumuşum. Saat 05.00’te bir tıkırtıyla uyandım; baktım, Reis sabah namazı için hazırlık yapıyordu. Uykumu alamadığım için biraz zorlansam da, kalkıp abdest aldım. Namaza yabancıbiri değildim. Önceleri sadece cumaları kılardım. 1978’de cezaevine düşünce beş vakit namaza başlamıştım. Tarih, tekerrürden ibaretmiş ya, işte yine hapishanedeyiz… “Altı üstü dört rekat namaz kılacağız” diyordum kendi kendime. “10 dakika bile sürmez. Sonra tekrar yatar uyuruz, ölüm yok ya sonunda”… Sünneti kıldık. Ben kalkıp kamet getirdim.

indir%288%29.jpg



Reis, imam oldu. Sesi çok güzel, insanı teskin ediyor. Yasin suresiyle kıldırdığı için, namaz biraz uzun sürdü. Namaz bitti, arkasındanAşr-ı şerif okudu. Saate baktım, tamı tamına 45 dakika! “Mahpusluğunun ilk günü ya, maneviyat ihtiyacı tavan yaptı zannımca” dedim, fazla üstünde durmadım. İkinci gün de ilk günkü gibi uzun sürünce, işkillendim. Fakat bir yandan da, “Duygusallığı geçmemiş besbelli” diyerek, içimi serinletmekten geri durmuyorum.
Fakat, o da ne? Üçüncü gün de, sabah namazımızın hitâmı, benim bir saatlik uykuma mal olmasın mı? Daha duamı bitirip elimi yüzüme sürmeden, kararımı vermiştim: Ya kaderime razıolup susacaktım ya da uykusuzluktan telef olmak üzere olduğumu Reis’e anlatabilecek adil bir elçi bulacaktım kendime. durumu Ahmet Ergün’e açtım. Ertesi gün: “Şikayetçiymişsin benden” dedi. “Estağfurullah!” dedim. “Bak, ne diyeceğim. Sabaha kadar yatmayalım. Sabah olunca namazımızı kılar, öyle yatarız.” Sonraki günlerde, Reis’in önerdiği programı uyguladık. Hapishanede bile namazını bırakmayan ve şükre devam eden bir adam”

Kaynak: bihavadis.com

11 Ocak 2019 - Yaşam



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Ayhan yağız - Zaman değişir mekan değişir ama Reis değişmez

Yanıtla . 0Beğen 11 Ocak 17:23

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?