“İstihbarat örgütlerinin görevi basın kuruluşlarını soruşturmak değildir!”

CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç'ın Mit bütçesi üzerine yapmış olduğu konuşmada: “İstihbarat örgütlerinin görevi basın kuruluşlarını soruşturmak değildir!” dedi

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri, bizi televizyonları başında izleyen değerli yurttaşlar hepinizi saygı ile selamlıyorum.

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği bütçeleri ile ilgili, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini aktarmak üzere söz aldım. 

Mit yasasında,

“Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milleti ile bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine, Anayasal düzenine ve milli gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel faaliyetler hakkında milli güvenlik istihbaratını devlet çapında oluşturmak” denmektedir.

Dahası;

Millî İstihbarat Teşkilatı Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında doğmuş bir güvenlik kurumudur.

Peki günümüzde güvenlik ve istihbarat görevleri bakımından durum nedir?

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin yapısını değiştiren iktidar, MGK Genel Sekreterliği ve MİT Başkanlığı gibi, devletin temel güvenlik ve istihbarat kurumlarını iktidarın arka bahçesi haline getirmiştir. Bu kurumlar Ülkenin ve devletin güvenlik ve istihbarat görevlerini yerine getirmek bir yana, içeride ve dışarıda salt iktidarın hedeflerine yönelik olarak kullanılmaya başlanmıştır. 

Bunun için neler mi yapılmıştır?

15 Temmuz hain darbe girişiminde bulunanları izlemek ve etkisizleştirmek bir yana, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nı kuran, yasadışı dinlemeleri yapan grubun başı olan kişi MİT’e devredilen Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı’nın başına getirilmiştir.

Daha sonra FETO’den tutuklanan bu kişinin atanması ile MİT’te FETÖ sızmasına ve kurumda FETÖ etkisine neden olunmuştur.

MİT’in, sosyal medya mecralarında Cumhurbaşkanı ile ilgili paylaşımları takip ettiği iddia edilmektedir.

İktidarı eleştiren medya kuruluşlarının soruşturulmasına neden olunmakta ve bu kurumların susturulması istenmektedir.

İktidara muhalefet eden çevre ve kişilerin telefonları dinlenmektedir.

Şimdi de yapılmayanlara bakalım:

Çatışma bölgelerindeki gelişmeler ulusal güvenlik ile ilgili olduğu halde Meclis’e bilgi verilmemektedir.

FETÖ'nün hain darbe girişimi sonrası Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, "MİT Müsteşarı gelip bilgi vermeli" çağrısına rağmen MİT Başkanı Meclis'e gelip bilgi vermemiştir. TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu ve Darbe Komisyonu görüşmelerine de çağrılan MİT Başkanı bu komisyonlara da gelmekten kaçınmıştır.

Sayın Milletvekilleri;

Güvenlik kurumlarımızın durumuna

Bir de Kaşıkçı cinayetinden bakalım:

Kaşıkçı cinayeti göstermektedir ki; Türkiye, Orta Doğu’nun kirli hesaplarının görüldüğü bir ülke konumuna getirilmek istenmektedir. Bu, partiler üstü bir anlayışla üzerinde durmamız gereken bir konudur.  23 Ekim’de CHP grubunun meclis araştırma komisyonu kurulması için vermiş olduğu önerge TBMM Genel Kurulunda görüşüldü, ancak AKP oylarıyla reddedildi.

MİT Başkanının Güvenlik ve İstihbarat Komisyonumuza gelerek bilgi vermesini ve sorularımızı yanıtlamasını istedik, ancak komisyona gelmek ve bilgi vermek bir yana bunun için hiçbir adım atılmadı.

Bizde durum bu iken;

ABD Senatosunda kaşıkçı cinayeti görüşülmek üzere gündeme alındı. Kaşıkçı Cinayetinin bilgilerinin ABD senatörleri ile paylaşıldığı da medyaya yansıdı.

6 Aralık’ta MİT Başkanının ABD senatosunda Kaşıkçı cinayeti ile ilgili bilgilendirme yaptığı öğrenildi.

Peki; TBMM’e bilgi verilmeyen Kaşıkçı cinayetinde son durum nedir?

Cinayet faili olarak iadesini istediğimiz Suudilerin de iade edilmeyeceği bildirilmiştir.

Kaşıkçı Cinayeti; ülkemizin güvenlik ve istihbarat zaafları nedeniyle, el kol sallanarak cinayet işlenebilen bir cinayet mahalli haline getirilmesi sonucunu doğurmaktadır.

Sayın Milletvekilleri;

Türkiye’nin güvenlik ve istihbarat kurumlarının tek adamın isteklerine ve güvenliğine odaklanması, MİT Başkanının sadece bu görevlerle ilgili olması ülkenin güvenliğini ve gücünü tehdit edecek noktalara gelmektedir.

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tek adamın istekleri ve güvenliği için değil, ülkemizin güvenliği, ulusumuzun ve yurttaşlarımızın güvenliğini gözeten TBMM tarafından denetlenebilen bir kurum haline getirilmelidir.

Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

12 Aralık 2018 - Siyaset



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi


Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?