logo

reklam

Zulüm Haramdır


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerine ve mü’minlere çok zulüm ve işkence etti.

Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerine ve mü’minlere çok zulüm ve işkence etti.
Rabbim, “Allâhtır!” ve “Allâh birdir!” dedikleri için, birçok kimsesiz Müslüman erkek ve kadını hunharca şehid etti.
Ama sonunda kendiside Bedir günü, bir Aslan sahabenin kılıcıyla can verdi.
Yezid
Yezid, saltanat için ehl-i beyt’e binbir türlü işkence ve zulüm etti.
İmam Hüseyin (r.a.) Hazretlerini ve beraberindeki yetmiş iki ferdi, günlerce susuz bıraktıktan sonra üzerlerine tam yirmi yedi bin kişilik zulüm ordusunu gönderdi.
Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin mübarek torunu İmam Hüseyin (r.a.) Hazretlerini ve onun aile fertlerini hunharca şehid etti.
Yezid, o çok sevdiği saltanat tahtında pek kalamadı. Kırk dört yaşında iken bağıra bağıra çok feci bir şekilde can verdi.
Zalimin Kötü Sonu
Yezid bu zulmü bizzat kendi eliyle yapmadı.
Yapamazdı.
Çünkü Yezid korkak ve savaşmasını bilmeyen kötü bir insandı.
Yezid bu zulmü ayak takımının eliyle yaptırdı.
Ehl-i beyte zulmü, zalim Yezidin avaneleri, Yezidin gözüne girebilmek ve Yezid’ten dünyalık elde edebilmek ümidiyle reva gördüler.
Zalim Yezidin emrine uyarak, Hazret-i Hüseyin (r.a.) ve ehl-i beyt fertlerini şehid eden o zalim askerlerin hepsi zamanla çok acıklı bir şekilde öldürüldü veya hayvanlar tarafından parçalandılar.
Bir gece alaca karanlıkta büyük bir cemaat oturmuştu.
Meclisi aydınlatması için çadırın dört tarafına lambalar koymuşlardı.
Bir toplulukta yetmişlik bir dede,
-“Hazret-i Hüseyine karşı savaşma ve onu şehid etme hadisesine karışan arkadaşlarımın hepsi cezalarını buldular. Tek bir ben kaldım!” dedi.
O anda o lambalardan biri o yaşlı adamın üzerine düştü.
Üstü tutuştu.
Yanmaya başladı.
Kimse onu kurtaramadı.
Adam, cayır cayır yandı…

Hasan Sabbâh
Dünyada en büyük terör şebekesini kuran kişi, Hassan Sabbâhtır.
Cennet ve cehennemi vardı.
Cenneti kızlarla doluydu.
Asyanın en güzel kızlarını zorla alilerinin elinden alıp bu cennetine koymuştu.
O yalancı cennetinin içinde şarap nehirleri akıtıyordu. Genç insanları örgütüne alacağı zaman önce o gence afyon veriyordu. Genç, tam sarhoş olduğu zaman, o genci alıp bu cennetine koyuyordu. Genç orada kendisine geldiği zaman, kendisini çıplak kızların içinde buluyordu.
Etrafında şaraptan nehirler akıyordu.
Her türlü ikram vardı.
Genç adam günlerce o haldekalıyordu. Sonra onu alıp Hasan Sabbâhın huzuruna çıkarıyorlardı.
Hasan Sabbâh o gence;
-“Benim gücümü ve kuvvetimi gördün! Git falanca yerde ve falanca kişiyi öldür! Hiç korkma eğeronlar, seni öldürürseler, benim her yerde meleklerim var. meleklerim seni alıp cennetime getirirler!” diyordu.
Böylece İslam devlet adamlarına ve büyüklerine sû-i kast yaptırıyordu.
Nizamül-Mülkü o öldürttü.
Aynı zamanda bir cehennem yapmıştı. Cehenneme göndermek istediği kişiyi işaretiyle adamları çok derin ve dibinde aç aslanların yaşadığı bir vadiye atıyorlardı.
Orada aslanlar onu parçalıyordu.
Sonunda Cengiz Hanın ordusu ona musallat oldu. Onun kökünü kazıdılar.Ömerfarukhilmi

 

Share
191 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2