logo

reklam
25 Ocak 2016

ZAYIF OLSANIZ BİLE İNSÜLİN DİRENCİNİZ OLABİLİR

Lobanov Dmitry +79060745525

Lobanov Dmitry +79060745525

Hisar İntercontinental Hospital İç Hastalıkları Bölümü

Prof. Dr. Ali Terci

       

Türkiye’de her dört kişiden birinde görülebilen ve insülin direncine sahip kişilerde oluşabilecek şeker hastalığından korunmak için bilinçlenmek hayati önem taşıyabiliyor. Toplumda hala insanların çoğu insülin direnci ile ilgili bilgi sahibi değil. İnsülin direncine sahip kişiler sağlıklı bir birey olabilmek için sağlıklı beslenmeyi öğrenmeli ve günlük yaşamında uygulamalıdır. İnsülin direncine sahip kişilerin günlük yaşamında dikkat etmesi gerekenler hakkında Hisar İntercontinental Hospital İç Hastalıkları Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Ali Terci bilgi verdi.

 

Önlenebilir bir hastalıktır

İnsülin direnci, diyabet hastalığının başlangıcı sayılmaktadır. Vücut, yüksek insülin düzeyine sahip olduğundan insülinin aşırı salınması, uzun vadede pankreasa yüklenerek üretme kapasitesini düşürür. İnsülin, glikozu hücrenin içerisine sokarak etki eder. Hücre düzeyinde karaciğerde, kaslarda ve dokularda hücre düzeyinde insüline yeterince duyarlılık olmadığı için glikoz hücrenin içerisine girmeyerek dışarıda kalır. Vücut belli bir noktaya kadar daha çok insülin salgılayarak bunu aşar. Bunun sonucunda yüksek insülin kişiyi acıktırır, karbonhidratlı gıdalara yönlendirir, sürekli tatlı bir şeyler yeme ihtiyacı doğurur ve kişi bunun sonucunda doyma hissi elde edemez. Çünkü yüksek insülin kişiyi sürekli acıktırır. Damar sertliği, kan basıncında yükselme, karın çevresinde artış, obezite, iç organ yağlanması gibi hastalıkların oluşması için de uygun bir ortam hazırlamış olur.

İşlenmiş gıdalardan uzak durun

İnsülin direncine yol açan nedenler arasında genellikle genetik yatkınlık büyük etken gibi görünse de, sporsuz bir yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, hazır gıdaların fazlaca tüketilmesi ve beslenmede öncelikli yer alması sonucu rahatlıkla ortaya çıkabilmektedir.

Yeme alışkanlıklarınızla doğru orantılıdır

İnsülin direnciyle birlikte bu durumu yaşayan kişilerde daha çabuk acıkma, sürekli yemek yeme hali, aşırı karbonhidratlı beslenme şekli ve sporsuz bir yaşam tarzı sonucu kilo alma eğilimi görülmektedir. Hastaların açıkma hissi halinde elde ve ayakta titreme, baygınlık geçirme hissi, çikolata türevi tatlı yeme isteği ve önüne geleni yeme alışkanlığı edinmesi sonucu kişinin ailesinde de obezite veya diyabet hastalığının bulunması sonucunda, kişide insülin direnci var olabileceğinden, mutlaka araştırılmalıdır.

 

Başka hastalıkları tetikleyebilir

İnsülin direnci ne kadar yüksekse kişide obezite, karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol, koroner kalp hastalıkları, şah damarlarında darlık, hipertansiyon ve felç geçirme riski oldukça yüksek olduğu için acil hayati sorunlar kolayca gelişebilir.

Belirtilerin farkında olun

İnsanlar arasında gizli şeker denilen olay bazı durumlarda insülin direncinin tamamen kendisidir. Kişilerde açlık kan şekeri kadar tokluk kan şekeri de oldukça önem taşımaktadır. Normal şartlarda sağlıklı kişilerde tokluk kan şekeri 140’ın, açlık kan şekerinin 110’un altında olması gerekir. Eğer kan şekeri bu rakamların çok üstünde seyrediyorsa, mutlaka bir hekime danışılıp, tedaviye başlanılmalıdır.

 

Sağlıklı beslenme ve egzersiz planları oluşturun

İnsülin direncinin tedavisinde düzenli yapılan egzersizin ve beslenmenin önemi oldukça büyüktür. Düzenli beslenme ve uygun egzersiz, kişiyi ileride gelişebilecek şeker hastalığına karşı korur ve daha iyi bir kan şekeri kontrolü sağlar. Egzersiz, kan şekerinin düzenlenmesinde önemli rol oynar. Çünkü egzersiz sırasında enerji kaynağı olarak kandaki şeker kullanılır ve böylece kandaki şeker miktarı azalır. İnsülin direnci bulunan bireylerde günde en az 45 dakika tempolu yürüyüş yapmak en iyi egzersiz olarak kabul edilir.

 

Öğünleriniz arasında denge olsun

İnsülin direnci kandaki şekeri kontrol altında tutabilmek için düzenli beslenme programı gerektirir. İnsülin direnci teşhisi konulmuş olan kişilerin, düzenli ve bilinçli bir beslenme programı ile alışkanlıklarını değiştirmeleri gerekir. Bu kişilerin büyük bir çoğunluğu normal kilolarının üzerindedir. Bu hastaların sağlığına kavuşabilmesi için kişiye özel bir beslenme programı hazırlanarak mutlaka zayıflatılması gerekir. Günlük olarak 6 öğün halinde beslenilmelidir. 3 ana öğün, 3 ara öğün halinde, öğün atlanmadan beslenilmeye özen gösterilmelidir. Eğer öğünler atlanacak olursa kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Bu nedenle, öğün düzenlerine çok dikkat etmeleri ve öğünlerini aksatmadan tüketmeleri gerekir. Ara öğünlerini hazırlayamayacak kişiler mutlaka yanına yiyeceklerini almalıdır.

 

Lifli ve kepekli besinler tüketin

Düzenli bir beslenme programı uygulayabilmek ve kilo vermek için alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerekir. İnsülin direncinde, gıda seçimine özen gösterilmesi ve kan şekerini hızla yükseltmeyecek gıdalarla beslenilmesi oldukça önemlidir. Tam buğday, yulaflı, çavdar veya kepekli ekmek yemeye özen gösterilmesi gerekir. Yemek seçiminde bulgur, buğday ve kurubaklagillere öncelik verilmelidir. Ayrıca gün içinde de kefir, ayran veya yoğurt gibi protein kaynağı olan besinlerin mutlaka tüketilmesi gerekir.

 

Share
208 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2