logo

reklam

ZALİMLERİN GÜNÜ OLMAZ


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Şeddâd, Âd, kavminin hükümdârıydı.
Putperestti. Kendi putunu yaptırmıştı.
Halkı kendisine tapmaya zorluyordu. Kendisine tapmayan insanları acımasızca feci bir şekilde öldürüyordu. Cenab-ı Allâh onlara Hûd Aleyhisselâm’ı gönderdi. Hud aleyhisselama inanmadılar.
Allâh onu, inançsız kavmini ve yalancı cennetini, “berdü’l-acûz-kocakarı soğukları”nda “Sarsar” rüzgarıyla savurdu. Helâk oldular.
Dehhâk
Dahhâk kendi zevki ve sağlığı için binlerce çocuk ve genç öldürdü.
Dahhakın zulmünden dağa çıkan çocuk ve gençler, zamanla büyük bir ordu oldular. Dünyayı zalim Dahhaka ve adımlarına dar ettiler.
Zalimler, zulümlerinin cezalarını dünyada çektiler.
Nemrud
Ey halka zülmeden zalim! Sen ne kadar güçlü ve kuvvetli olursan ol…
Arkan ne kadar kuvvetli olursa olsun! Adamların ne kadar çok olursa olsun! Ve ne kadar zengin olursa ol!
Sen asla Nemrud kadar güçlü, kuvvetli ve zengin bir kişi olamazsın!
Nemrud halka zulmetti. Rabbim “Allâh!” ve “Allâh birdir” diyen İbrâhim Aleyhisselâmı ateşe attı.
Allâhü Teâlâ hazretleri, ateşi İbrâhim Aleyhisselâma serin ve selamet kıldı.
Nemruda kanadı kırık bir sivri sineği musallat etti.
Bir kanadı kırık olan sivri sinek Nemruda acılar çektirdi. Nemrud uzun süre acılar çektikten sonra bağıra bağıra can verdi.
Firavun
Firavun, Mısırın en büyük hükümdarıydı.
Emrinde milyonlarca askerden meydana gelen büyük bir ordu vardı.
Çok zengindi.
İnsanlara (özellikle de) İsrâil oğulları binbir türlü zulüm ve işkence ediyordu.
“Ben yeryüzünün en büyük Rabiyyim!” diyordu.
Musa Aleyhisselâma iman edenlere önce dayanılmaz işkenceler ediyor ve sonra da öldürüyordu.
Firavun, milyonlarca ordusuyla beraber, suda boğuldu.
Boğulurken, hakkı kabul etti. ”
Ben Musanın ve Harun’un rabbine inandım”dedi ama o’nun için her şey bitmişti…
Dakyânus
Dakyânus, akıllarını çalıştıran gençlerin önündeki en büyük engel idi.
İnsanlarını akıllarını çalıştırmalarına mani oluyordu.
Halkı Romalıların putlarına tapmaya zorluyordu.
Akıllarını çalıştırıp, Allâhü Teâlâ hazretlerinin birliğini ve varlığını kabul eden gençelere (ashâb-ı kehfe) binbir türlü zulüm ve işkence etti.
Dakyanus, kendisi gibi bir müşrik ve kafir tarafından öldürüldü. Acı çekerek can verdi.
Ashâb-ı kehf, Allâhü Teâlâ hazretlerinin rahmetine nail oldular. Dakyûnus gibi acımasız bir zalime karşı kıyam eden, Ashâb-ı kehf’in hayatları bizlere örnek olmalıdır.
Ebrehe
Ebrehe, Allâhü Teâlâ hazretlerinin evini yıkmak için fillerden ve barbar insanlardan meydana gelen bir ordu ile Kabenin üzerine yürüdü.
Karşılarına durabilecek hiçbir insan yoktu.
Allâhü Teâlâ hazretleri, gökten “Ebâbîl” kuşlarını gönderdi.
Kuşlar, siccinden taşları Ebrehe ve ordusunun üzerine bıraktı.
Taşların hiçbiri boşa gitmedi.
O koca koca filler, gerisin geriye kaçtılar.
Ebrehe ve ordusu da kuşların kendilerine attıkları taşlarla çok feci bir şekilde can verdİ ..ömerfarukhilmi

Share
144 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2