logo

reklam

Yüreğimizin Derinliklerinde Açılan Kara Delik “Soma”


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

 

Gözlerinizi kapatın ve şimdi siz de Manisa da Soma’da binlerce metre yerin altındasınız…

Elleriniz de birkaç iş malzemeniz ve kafanızda baretiniz. Herkeste ayrı bir ses çıkıyor, çığlıklar ve bir telaş. Bir patlamanın sesi ve ansızın ortaya çıkan ve cehennem ateşinden daha beter bir yangın…

Yürekleri parçalayan, kulakları sağır eden feryatların etrafta çınlaması ve art arda gerçekleşen patlamalar…

Allah’ım neler oluyor böyle deyip, nedir bunlar ne değildir?

Dostlarım, ağabeylerim, kardeşlerim, dostlarım neredesiniz. Görünmez bir hayalet olmuşsunuz. Sesleriniz kulaklarımı delecek gibi ama sizleri hiç göremiyorum. Baretlerimiz yetmiyor, oksijen yetmiyor ki kömür gözlerinizi seçmeye görmeye…

Kaptan senin çocukların var sen koş, ben koşamıyorum nefesim gidiyor, Şu illet duman yüzünden nefesim kesiliyor.

Boğuluyor muyum anlamıyorum boğazımda çok sert ve acı bir tat oluşuyor. Nefes almamı çok zorlaştırıyor. Çok mu koku var, yoksa kara dumanlar mı yükseliyor. Hangi tarafa kaçayım ki, her taraf karanlık, her taraf kara dumanlarla çevrili kömür gözlü… 

Her taraf karalık, her taraf dumanlar içinde, çıkışlar da kapandı aydınlığa…

Bir ışıkta mı yok ufukta, acaba koşarsak kara dumandan alevlerden kurtulur muyuz, etrafı sarmadan…

Şimdi ailemle olsam, çocuklarımla olsam, onları geçen gittiğimiz parka götürsem böyle. Öyle bir keyiflenirdik ki çocuklar. Nasip olacak mı bir daha. Yoksa sona mı geldik bu hayatın…

Allah’ım, neler düşünüyorum ben böyle. Hayal mi kurmak nereden çıktı bu kara toprakların altında, kapkara maden ocağının derinliklerinde…

Sesler geliyor bana, duyuyorum derinden acı çığlıkları. Birer birer yok oluyorlar adeta.    

Ayak sesleri, çığlıklar, bağırışları kulağımı deliyor adeta…

Çok yoruldum acaba şuraya oturayım mı? Yok yok kalkmalıyım pes etmek bizlere yakışmaz 4 çocuk babasıyım. Sesimiz çıkmıyor, tıkanmışız karanlık bir deliğe artık yutkunmak bile zorlaşıyor. Su nefes oksijen o an her şeyi arıyorsun. Bir korku ayrıca bir de telaş. Evet! Korkuyorum sanırım. Oysaki yıllarca ailemi korudum kolladım. Korkmak yakışmaz benim gibi delikanlıya ama alevler üstüme geliyor ve nefesim gidiyor.

Tutamıyorum dizlerimi, gözlerimde bir yük var ve yanıyor adeta. Uykum geldi, omuzlarım uyuşuyor. Ailem aklıma geliyor, çocuklarım dostlarım. Şimdi sizleri kimlere emanet edeyim?

Öyle bir soğuk oluyor ki bedenim, içimi üşütüyor. Sizi terk edilişlik ve burnumda buram buram ölüm kokusu…

Sizlere benim baktığım kadar bakarlar mı? İki gözüm gibi ötekinden sakındıklarım…

Bu ocak kara toprak oldu şimdi bana. Her taraf ateşlerle dolu, alevlerle dolmuş. Ama sizler içinizi ferah tutun sevdiklerim, ölüm 2 adım uzağımızdadır. Yetişir mi bize bilemem.

İlerde bir ışık var sanki çok parlak ama çok uzakta, ölümden kaçarcasına yetişir miyiz o aydınlığa diye koşuyoruz.

Annem o anda sanki gelip beni kurtaracakmış gibi yanıma gelmiş elini uzatıyor. Ama anne uzatma elini, yakışmaz benim kömür karası yaralarıma dedim.

Gel mi oğlum diyorsun anne, gelemem ki anne. Dizlerim de hal yok ki anne. Kuş gibi kaldık burada. Kanadımız kırıldı. Ama yüreğimiz orada yuvamdadır anne.

Çağırma, bağırma anne.

Belki beni bulacaklar beni. Boğazım yanıyor anne, çok susadım anne!

Havada kötü kara duman, zehirli bir hava!

Ayaklarımdan bir şeyler süzülüyor derinden. Yere basamıyorum. Gözlerim kapanıyor. Vücudumda bin bir türlü ağrı ve sızın vardır.

Alnımdaki kömür karası değil yürek yarası, böyle(mi) kazanılır ekmek parası…

Yok birbirimizden farkımız, ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız!

Başımız Sağolsun…

 

” Mehmet KIZILKAYA “

 

 

Share
455 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EN BÜYÜK DOKUNULMAZLIK HAKEMLERİN

    22 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    EN    BÜYÜK     DOKUNULMAZLIK    HAKEMLERİN Mevcut  Anayasa  değişiklikleri gündemde iken; bir madde  de, futbol hakemlerine dokunulmasına yönelik, konsa da; biz de şu işten bir kurtulsak... Beklentimiz bu yönde idi. Amma olmadı… Hafta sonları Ülke gündemini en çok meşgul eden konu; futbol  maçları ve  hakemleridir. Verdikleri, vermedikleri kararlar ile; günlerce konuşulurlar... Ülkede bir çok konu olmasına rağmen; onlar hep bir numaradır. Kimse hesap soramaz... Koca, koca başkanlara ceza verilir, onlar kenarda; kıs, kıs gülerler...
  • Allah İçin..

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aşağıdaki iki hadise dikkat edelim. Çok mühim! (İyi işe vesile olan, hayatında ve öldükten sonra da o işi yapanlar kadar sevap kazanır. Kötü işe ön ayak olana da, bu iş terk edilinceye kadar, bunun günahı yazılır.) (Bütün ibadetlere verilen sevab, Allah yolunda gazaya verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın sevabı da, Emr-i maruf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize göre bir damla su gibidir.) Şu halde, günah olan işlere yardımcı olmak, o günaha ortak olmak demektir. İnsanlığın dünya ve ahiret saadeti ...
  • NEREDE DEVLET – BURADA DEVLET

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gururlanmamak mümkün mü? Pazartesi gecesi (16.01.2017) saat 23:40 Reina katliamı sanığını Türk polisi, tek kurşun atmadan kimsenin burnunu kanatmadan, 20 dakikalık bir operasyonla dünyanın en iyi yetiştirilmiş 4 dil bilen DEAŞ’lı terörist (adına kurban ola) Abdülkadir Maşharipov’u hücre evinde, hemde suç ortaklarıyla canlı olarak yakalamıştır. Olaya, bir katil yakalama diye bakarsak gerçekten basit bir vakadır. Ama burda bir katil değil, dünya’yı rahatsız eden ve binlerce insanı katleden, yurdundan, yuvasından eden, dünya’yı yeniden dizayn etm...
  • Allahım..! İşlerin Hepsi Güzel.

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiye...
UA-36507442-2