logo

reklam

Yüreğimizi Ferahlatan Mübarek Kadir Gecesi


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Türkiye’mizi son zamanlarda hedef almakta olan terör saldırılarının son adresi İstanbul Atatürk Havalimanı olmuştur. Canlı bombacıların saldırıları sonucunda bazı çalışma arkadaşlarımız, dostlarımız hayatlarını kaybetti, bazıları da ciddi anlamda yaralandılar. Hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. 

 

Kalplerimizi nurlandıran en güzel, en mutlu, en temiz, en farklı olan gece Kadir gecesidir.

 

Tam da bilinmez belki bu gecedir, belki de başka bir gecenin güzelliği içerisinde saklıdır Kadir Gecesi. Kutsal Kitabımız olan Kuran’ı Kerim’in övdüğü en güzel gecelerdendir. Kutsal Kitabımız Kuran’ı Kerim gelmeseydi, kainat ile varlığın, tüm yaradılışların, sırları çözülmeyen birer tılsım, birer büyü gibi kalır dururdu. O, yaradılış bilgisinin ders kitabı olarak mübarek kadir gecesinde yeryüzüne indi. İşte mübarek gece olan kadir gecesi, adeta kainatın manasını getiren o mutlu, önemli ve huzurlu olan gecedir. Kadir Gecesi, tam da bir “ağırlık merkezi gecesi” olan gecedir. Cenabı Allah, kutsal sözlerinin tüm ağırlığını bu güzel ve de mübarek olan gecenin içerisine koydu. Bu mübarek gece, Kuran’ı Kerim, kutsal olan ağırlığıyla ve de bir bütün halinde dünya göğsünün üzerinde indi. Dünyanın ufkunu, vahyin yedi renkli farklı kuşağını, bereketi getiren bahar yağmurlarının bulutları gibi, bir merhamet gibi, bu güzel geceyi örttü.

 

Tüm gündüzlerin ağırlığı bu gecede, tüm gecelerin ağırlığı da mübarek kadir gecesinde yer almıştır. İşte bu sebepledir ki, mübarek kadir gecesi, hilkatin ve de hayatın tam da ağrılık merkezi olan gecesidir. Ramazan ayının içerisinde olan orucun şifa saçan ellerinde Müslümanların kalplerinin onarıla onarıla, ramazan hilalinin küçüle küçüle öyle farklı bir geceye gelinir ki, nefs tek başına dünyanın tüm kirlerini yıkayıp, yıkamakla beraber alıp götüren sıcak suların döküldüğü bir ölüye yaklaşır. Onları yıkayan meleklerin yeryüzüne, dünyamıza indikleri mübarek gecedir Kadir gecesi. En ağır olan hastalıkların bile şifa bulduğu, öteye geçen bütün müminlerin bir kuş hafifliğiyle geçtikleri, yoksul olan sofralarında gökten gelme bir bereketle aniden zenginleşen mübarek gecedir Kadir Gecesi.

 

Bu kutsal, mübarek ve de güzel gecelerin bir de imamı vardır. Bu gecelerin imamı da, en büyük imam olan kutsal kitabımız Kuran’ı Kerim’i kalbinde taşımayı başaran Kadir Gecesidir.

 

Bu güzel ve de mübarek olan gece de Kuran’ı Kerim’in yeryüzünde yer aldığını bilmemiz gerekir. Kutsal kitabımız Kuran’ı Kerim, insanlığın ahiret ve de dünya mutluluğunu sağlamayı her daim hedefler. Aklımızı ve de gönül dünyamızı her zaman aydınlatır. Manevi varlıklarımızı karartan her türlü kötülüklerden ve de olumsuzluklardan bizleri her şekilde arındırır. Gerçek ve de temiz olan ahlaki değerlere yöneltir ve de huzurlu bir ruh yapısına bizleri ulaştırır. Kutsal kitabımız Kuran’ı Kerim’in öngördüğü ilke ve de prensiplerin özünde gerçek olan aydınlık bir ruh, huzurla dolu olan bir yürek, sevgi, kardeşlik, dostluk, saygı, dayanışma, adalet, erdemlik, ilim, irfan ve de ahlak vardır.

 

Zamanın yüreğinde en doğru ve de hiç şaşmaz olan bir saat gibi çınlayıp giderken, yurdumun üstüne, vahyin geçmez izini ve de yıpranmaz olan eserini, ölmez olan sesini bir kere daha işle. Pas tutmaz olan güneşi bir daha getir bizlere ey Kadir Gecesi. Seni bulmak için bilen gönüller, çöllere bile düşmek gerekli olsaydı yine de düşerlerdi. Kutuplarda olan buzulların dibinde, binlerce yıl kalıp almak gerekseydi bile alırdı. Lakin öyle güzel bir durumdur ki kendin bizlerin kalbine geliyorsun. Seni bulmak için arınmış olan bir kalple aramak yetmektedir. En saf olan bir merhamet şekliyle bizlere kendin geliyorsun.

 

Mübarek Ramazan Ayının manevi olan ikliminde bir ay süren o feyizli ve de yoğun ibadetlerimizin, ruhlarımızın üzerindeki tesirlerini her daim yakından hissedebilmek, yeni manevi atılımlara ve de nefsi olan mücadelelerle hazırlanabilmek için, bu güzel gece hepimiz için büyük bir fırsattır. Bu sebepledir ki bin aydan daha da hayırlı olduğu her daim müjdelenen gece, yaklaşık olarak neredeyse seksen yıllık bir insanoğlunun ömrüne bedeli olan bu geceden gerektiği şekilde hepimizin istifade etmesi gerekir. İşlediğimiz bütün günahlardan pişmanlıklar duyarak, bunları bir daha ve de yeniden işlememeye söz vermeliyiz. Kendimiz, ailemiz, çevremiz, topraklarımızda yaşayan tüm Müslümanlar ve de milletimiz için dua etmeliyiz, mübarek olan bu geceyi en güzel şekilde ihya etmeliyiz.

 

Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) bu mübarek gece ile ilgili olarak, “Kim inanarak ve de sevabını Cenabı Hak’tan umarak mübarek olan Kadir Gecesini ihya ederse onun geçmiş olan günahları bağışlanır. (Buhari, Fadlu Leyleti’l Kadr, 1) buyurmuştur. Bu güzel ve de mübarek olan gecede de, “Ya Rabbi! Sen ki affedicisin, affetmeyi her daim seversin, beni de affet” (Tirmizi, Deavat 85) diye dua etmemizi tavsiye etmiştir.

 

Bu güzel ve de mübarek olan gecede geçen hayatımızın Kuran’ı Kerim ve de sünnete uygun olup olmadığının muhasebesini her daim yapmalıyız. Kırgınlık, dargınlık, nefret ve de kinin yerine saygıyı, sevgiyi, kardeşliği, dostluğu ve de hoşgörüyü hakim kılmalıyız. Fakirlerin, yetimlerin, kimsesizlerin ve de muhtaç sahiplerinin yüzlerini güldürmeli ve de onlara yardım elini uzatmalıyız.

 

Ünlü şair, yazar ve düşünürlerimizden olan “Sezai Karakoç” mübarek güzelliklerimizi şöyle ifade ediyor:

 

“Cenabı Hak’tan bir bağış gibi, Peygamber Efendimizden bir armağan gibi, Kutsal Kitabımız olan Kuran’ı Kerim’den bir nefes gibi, sahabelerden bir ses gibi, şehitlerimizden birer hatıra gibi, imandan gerçek olan bir ilim gibi geliyorsun. Müslümanların hükümdarlığını yeryüzünün her noktasına ilan için geliyorsun. Putları bütün karanlıkların içerisine boğmak için geliyorsun. Velilerden birer müjdeleyici, bir mektup gibi geliyorsun. Okuyanlar için kutlu bir barış ve de kurtuluş için bir mektubatısın sen.”

 

Başta ailem ve sevdiğim olmak üzere hepinizin kadir gecesini kutluyor, hayırlara vesile olmasını Cenab’ı Hak’tan niyaz ediyorum. Cenabı Allah’ın ve Peygamber Efendimizin nuru üzerinizde olsun.

 

Dualarınızın içerisinde bulunmak dileğiyle;

 

Selametle Kalın…

 

Sosyal Bağlantılar:

 

Facbook: https://www.facebook.com/YazarMehmetKizilkaya/

 

İnstagram: https://www.instagram.com/mehmetkizilkaya_/

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

Share
524 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CHP’Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ?

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    VATAN,MİLLET,BAYRAK SEVDALISI CHP'Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ? Milletin verdiği mesajı almamakta, anlamamakta direnen kimileri de girdikleri çıkmaz sokaktan bir türlü çıkamıyorlar. Ana muhalefet demeye bin şahit isteyen CHP'nin durumu bir taraftan trajik, bir taraftan komik. Parti mi, Bremen mızıkacıları mı belli değil. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor Yalan üretmekte mahir olanlar ülke meselelilerin sahiplenmek yerine ‘HAYIR’ çetesine katılmayı matah bilip teröre-emperyalizme göz kırpmaktan vaaz geçmiyorlar. 'Ha...
  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
UA-36507442-2