logo

Yol Kesmek


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

KKTC gerçekten de yasaların, tüzüklerin, emirnamelerin ve kuralların geçmediği bir ülke haline geldi maalesef. Tam tabirle, “herkes kendi kafasına göre iş yapıyor.”

Lefkoşa-Girne ana yolu ve devamındaki Ecevit Caddesi, Girne kentini kuzey-güney doğrultusunda adeta ikiye bölmekte. Lefkoşa-Girne ana yolundan Girne’ye doğru geliyorsanız, Batıya doğru gitmek için iki seçeneğiniz var. Önünüze çıkan 1. trafik çemberinden (alt geçitli trafik çemberi) Girne çevre yoluna dönmek veya da Ecevit Caddesinin başladığı yerdeki 2. trafik çemberinden tek şeritli Bedrettin Demirel Caddesine dönmek. Zaten Bedrettin Demirel Caddesi de ileriki aşamalarda adını değiştirip Karaoğlanoğlu caddesi olmakta ve Girne Çevreyolu ile Karaoğlanoğlu bölgesinde birleşerek batıya doğru ilerlemekte. Bundan başka bir seçenek veya da “ana arter” yok batıya doğru giden.    

Lefkoşa-Girne ana yolundan Doğu’ya doğru gitmek isterseniz, önünüze çıkan 1. trafik çemberinden (alt geçitli trafik çemberi) Girne şehir merkezi istikametinde ilerleyerek 2. trafik çemberine ulaşmanız gerekmekte.

2. trafik çemberden sonra doğu istikametine gidebilmek için 2 seçeneğiniz var.

2. trafik çemberden doğuya doğru dönüş yaparak tek şeritli Semih Sancar caddesine girersiniz ve Liman Çemberine ulaştığınız vakit tekrar doğu istikametine dönerek 2 şeritli Uğur Mumcu Caddesine girip doğu istikametinde yolunuza devam edersiniz.

Veya 2. trafik çemberden Girne şehir merkezine doğru tek şeritli Ecevit Caddesi boyunca ilerlersiniz ve Belediye Binasının da yer aldığı Ramadan Cemil Meydanına gelince doğuya dönüp tek şeritli Mustafa Çağatay Caddesi boyunca ilerleyip Liman Çemberine gelirsiniz. Çemberden doğu istikametindeki Uğur Mumcu caddesine girip yolunuza devam edersiniz.

Bunları uzun uzun yazmamın ve yolların kaç şeritli olduklarını belirtmemin nedeni trafiğin ne denli yoğun olduğunu vurgulamak içindir. Çevre yolu hariç, diğer yollar mevcut trafiği ancak taşıyabilecek kapasitededir.

Özellikle de doğu istikametine giden Semih Sancar Caddesi ile Mustafa Çağatay Caddesi tek şerit olduklarından ancak kıtı kıtına Girne halkına hizmet verebilmekteler ve maalesef genişleme olanakları da yok.

Semih Sancar Caddesi Mayıs ayından beri yapılan kazılar nedeni ile tam yeni sürülmüş bir tarla durumunda. Her gün o yoldan en az 2 kez gidip gelen yöre insanlarının neredeyse tamamının şikayeti, su borularını döşemek için açılmış hendeklerin asfalt kenarlarının keskin olması nedeni araçlarının lastiklerini ve de amortisörlerini değiştirmek zorunda kalmış olmaları. Mayıs ayında açılan hendekler hala daha asfalt kaplanmış değil. Çıkan toz ve dumandan ağaçların yeşil yaprakları artık grimsi krem rengine dönüşmüş durumda. Bu nasıl

bir ihaledir, anlamış değilim. Ana arterde 4 ay evvel açılmış hendekler hala daha asfaltlanmış değil. İşin kötüsü yolda kazıyı yapan müteahhit şirket, aklına her estiğinde kendi kolaylığı için yolu boydan boya kesmekte ve trafiği yan yollara döndürmekte.

Yüzlerce araç,- belki de sayıları bini geçmiştir- yan yollara döndürüldü sırf müteahhit firma fazla mesai vermesin diye. Müteahhit firmanın fazla mesai için ödeyeceği paranın neredeyse on katını vatandaş hem cebinden benzin olarak hem de iş gücü kaybı olarak ödedi.

Bir minibüs şoförünün acı acı yakınmasını dinledim bu olaydan sonra. Girne Öğretmen Evi’nden Lefkoşa Çemberine ancak 35 dakikada gidebildiğinden yakınıyordu, her gün en fazla 7-8 dakikasını alan bu yolda. Müteahhit firmanın keyfine, hem fazla benzin yakmaya mecbur edilmiş, hem toplam gün içinde 3 sefer eksik yapmış, hem de içindeki 14 yolcunun yarım saat yolda oyalanmasından dolayı ulusal iş gücümüz sadece bu minibüsün içindekilerinden toplam 7 iş saati kayba uğramış.

Trafik Müdürüne ve Belediye Reislerimize sesleniyorum. Sabah saat 06.30’dan gece 24.00’e kadar gerekçe ne olursa olsun yolların kapatılmasına izin vermeyin lütfen. Müteahhit firmalar beton dökeceklerse ya da yolun kesilmesini gerektirecek iş yapacaklarsa bunu, fazla mesai ücretini ödeyip, gece yarısı saat 24.00 ile sabah 06.00 arasında yapmalılar.

Hiç kimsenin kendi maddi çıkar ve kazançlarını başkalarına ödetmeye hakkı olmamalı bu güzel ülkemizde…

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

21 Eylül 2015

Share
482 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dürüstlük Pahalı Bir Mülktür, Ucuz İnsanlarda Bulunmaz.

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ´Dürüst olmak´´ doğruluğu benimsemek ve doğru olmak demektir.Dürüstlük, özde, sözde, yaşayışta doğru ve tutarlı olmayı gerektirir.Özde, sözde ve yaşamda dürüstlük insanın içinin ve dışının bir olmasıdır. Kişi, düşündüğü ve inandığı neyse, onu söylemeli, onu yapmalıdır.Bazı idealler o kadar değerlidir ki! o yolda mağlup olmak ta yenilmek te inanın bir zafer sayılır. Bana göre dürüst olmak bence insanın özünün, sözünün bir olma durumu, olduğu gibi görünmek farklı görünme ve farklı göstermeye çalışmamak yani sadece karşınızdakiler için değil kendi...
  • SÖZ NAMUSTUR!..

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Yerine getirmek niyetiyle söz vermek sevaptır. Verilen sözde durmak müstehaptır. Sözünde durmamak tenzihen mekruh olur. Kendisine söz verilen kimse, (Sen bana söz verdiğin için bu benim hakkımdır) demeye hakkı yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir kimse, yapmak niyeti ile verdiği sözü tutamazsa günah olmaz.) Yapmayacağı halde, yalan olarak söz vermek haramdır. Bu şekilde sözünde durmamak da günah olur. Yapmamak niyetiyle söz verdiği halde, sonradan, verdiği sözde durursa, yalancılık günahı affolmuş olur. Hadis-i şerifte, (Sözünde durm...
  • Özü sözü bir olmak

    17 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Özü sözü bir olmak, kısaca insanın içinden geçirdiği düşündüğünü yapmak anlamına gelir, kişi ne düşünüyorsa onu yapıyorsa, söylediği şeylerle yaptığı şerler birebir örtüşüyorsa, yapmayacağı şeyi söylemiyorsa, yalandan uzak, oldukça fazlasıyla dürüst olan insanlar genellikle özü sözü bir insanlardır. ‘Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah’ın Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O’nun Peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.’ (Münafikûn,1) Ayet-i kerime, nifak çeli...
  • 15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk

    17 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan kalkışmanın yıldönümü olan evvelki gün İstanbul’daydım. Hem törenleri izledim, hem de sokaktaki vatandaşla, ülkesi için, vatanı için, eski tabirle “kellesini koltuğunun altına alıp kalkışmacılarla mücadele için sokağa fırlamaktan çekinmeyenlerle” görüşmeye çalıştım. Bana anlatılanları, fikirleri, görüşleri, yaşanan olayları ve gazetelerden okuduğum, duymadığım, bilmediğim olayları, kahramanlıkları, vatan sevdasını ve gözü peklikleri, eve gelince eşimle birlikte değerlendirdik. Sonra da bir köşeye çekilip, top...
UA-36507442-2