logo

reklam

Yoksa, “Onu uydurdu” mu diyorlar! Hayır, iman etmiyorlar !


facebook
Aslı Yiğit
yigit.asli78@gmail.com
Dünya hayatı boyunca, şimdiye dek nekadar insan yaşamışsa çoğunluk hep güçlüden yana olmuştur.
Güçlü herzaman haksız olsa bile kimse onu ifşa etmez ya korkusundan ya igrenc menfaatinden yapar  ,ister devlet yönetimi olsun ister ailelerde devam etmektedir.
 Dünyadaki bütün zulümler adaletsizlikler bu zulüm eden fravunlara hamanlara samirilere ses çıkartılmadigi için kanser gibi üremiş yayılmıştır .
Yüce Rabbimiz âyetlerde, adalet ölçüsü o kadar mükemmel vurgulamışki, en sevdiğin olsun ister annen baban kardeşlerin olsun adaleti cigeneyip duygularını dinlerse insan Allah in emrinden uzaklaşmış olur ve o herseyi gören bilen Rabbine nankörlük etme günahina düşer.

Allah şu örneği verdi: İki kişi; bunlardan birisi dilsiz, hiçbir şeye gücü yetmez ve herşeyiyle efendisinin üstünde (bir yük), o, onu hangi yöne gönderse bir hayır getirmez; şimdi bu, adaletle emreden ve dosdoğru yol üzerinde bulunanla eşit olabilir mi? (Nahl Suresi, 76)

Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz. (Nahl Suresi, 90)

Eğer bu öğütlere kullak verilmiş olsa ,toplumsal olarak ahlâkî yapılanma mükemmel olucaktı ,bunun olmayışı kuran çalışmalarının anladıklari dilde yapılmamasıdır, yüce rabbimiz âyetler de insan çok aceleci cahildir buyuruyor.

insanlar bu acizliklerini kabul edip Allahın emirlerine sarılırlarsa ,itaat ederlerse bu şeytani düzen sistem yıkılacaktır.

Peygamberimizin ahirete şefaatcimiz olucak yalanlarının yerine ,şikayetci olucak ayetlerini okunsa herkes  anladiklari dilde toplum ahlak olarak bu kadar bozulmayacakti.

Ve elçi dedi ki: “Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur’an’ı terk edilmiş (bir Kitap) olarak bıraktılar.” (Furkan Suresi, 30)

insanların büyük çoğunluğu Allahın buyruklarini terk ettiği için dünyada akıl almaz kötülük hakim oldu.

insanlar her nekadar bu yaşadıkları sistemden rahatsız olsalarda, kimse düzelmesi için kıpırdamiyor,değişimek istemiyor ,yaşadığı adaletsizlikleri haksızliklara tahammül ediyor,halbuki yüce rabbimiz bir ayetinde şöyle buyuruyor ;

Rad suresi ;11Her kişi için, iki elinin arasından ve arkasından –Allah’ın işinden olarak–, onu gözetip koruyan izleyiciler vardır. Gerçekte, bir halk, kendi benliklerinde olanı değiştirmedikçe, Allah hiçbir şeyi değiştirmez. Ve Allah, bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onun geri çevrilmesi söz konusu değildir. Onlar için O’nun astlarından bir yardım eden, koruyan, yol gösteren bir yakın da yoktur.

Şura suresi 30;Ve size musibetten isabet eden şeyler, işte kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. O da çoğunu affediyor.

Sana iyilikten her ne gelirse Allah’tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahid olarak Allah yeter. (Nisa Suresi, 79)

âyetler de görüldüğü gibi ,Allah kullarına zulüm etmez ,onları robot gibi programlayıp kendince bela musibet vermez.onlara âyetlerini gönderir uyarır onlara merhameti lutfu geregi kullarina yapar kul nekadar azip gunahkar olsada  ,bunlar zaten yüce Rabbimizin kendi âdil sıfatlardandır.

Enam suresi 130.Ey gizli, âşikar, geleceğin, bugünün insan topluluğu! Size âyetlerimi anlatan ve bugününüze kavuşacağınız hususunda sizi uyaran kendinizden elçiler gelmedi mi? Onlar, “Kendi aleyhimize şâhitiz” dediler. Basit dünya yaşamı onları aldattı ve onlar kendilerinin kesinlikle kâfirlerin; Allah’ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenlerin ta kendisi olduklarına şâhitlik ettiler.

O’nu hakkı ile tanımayanlar ahireten yana kuşku içinde olanlar ona isyan edip aşağıaki âyetlerin muhatabı olmuşlardır ;

Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir, görendir. (Nisa Suresi, 58)

Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa Suresi, 135)

Ey iman edenler, Allah’a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır. (Nisa Suresi, 136)

Yüce rabbimiz kullarına, ayetleri ile rahmeti gereği öğütler verir.

Aslında insanlar iclerinde  günahkar olduklarini bilirler ,   vicdanen  kağıt üzerinde yazılı belge olmasada âdil mi değilmi kendine tanıktır şahitlik eder. ,dünyada iki tane iyi ve kötü vardır ,dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin iyi ve kötü duyguların tanımı aynıdır .

Gerçekten insan, Rabbine karşı nankördür.Ve gerçekten, kendisi buna şahiddir. (Adiyat Suresi, 7)

Nisa suresi 105;
Doğrusu, insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye Kitap’ı sana hak olarak indirdik; hakkı gözet, hainlerden taraf olma.

1500 sene önce elçiler âyetleri okurken inkarci azgın halkın tepkisi o zaman nasılsa şimdide hiç değişmemiştir.
Evladı babasından önce hidayet bulup babasını hakka davet ettiğinde İbrâhim peygamber nasıl taslanmissa, günümüzde de aynen devam etmektedir.

Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiçbir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide Suresi, 42)

Birgün hesap vericek olan bu aciz  insanlar,nefslerinin esiri kölesi olduğu için ,âyetlerle hatırlatılması durumunda bile âyetlerden yüzçevirmişlerdir.

Peygamberlere akıl almaz zulümler iftralar atmışlar.kuranin Allahın katindan olmadığı, hata muhammed peygamberin kendi uydurduğunu ve  birilerinin ona yardımcı olduğunu bile ida etmişler.

Günümüzde de bu zihniyet hiç değişmedi, nezaman ayetleri kendilerine yaşam tarzı edinmiş insanlar adaletsiz ortam olduğunda kuranla öğütler verdiğinde ,bu senin sözlerin kuranda böyle şeyler yazmaz ! kendin uydurdun yada sen birileri için çalışan para karşılığında dinimizi bozmaya çalışan misyonersin gibi iftralarda bulunurlar.

Oysa Allah herşey i kuşatandir.;

Hud suresi 92,93Şu‘ayb: “Ey toplumum! Benim akrabalarım/taraftarlarım size karşı Allah’tan daha mı güçlü/değerli? Ve Allah’ı arkanıza atılmış bir şey edindiniz. Şüphesiz ki, Rabbim bütün yaptıklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır. Ve ey toplumum! Var gücünüzle yapacağınız ne varsa yapın! Şüphesiz ben yapanım. Perişan edecek azabın kime geleceğini ve yalancının kim olduğunu yakında bileceksiniz. Gözetleyiniz, şüphesiz ben sizinle beraber gözetleyiciyim” dedi.

Kur’anin Allahın kelamı olduğundan şüphe edenler her dönem olmuştur ,sünetullah (yasa) hiç değişmemiştir günümüzde de bunları yaşayacaktır, her vahyin sorumluluğunu üstlenen iman erleri , kâfirlerin ettikleri eziyetlere sabır edecekler, Allahın rızasına kavuşmak için.

Tur suresi 33;Yoksa, “Onu uydurdu” mu diyorlar! Hayır, iman etmiyorlar.

Hud suresi 35;Yoksa, “Onu kendisini uydurdu.” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuşsam işlediğim suç benim aleyhimedir. Ama ben, sizin işlemekte olduğunuz suçlardan sorumlu değilim.”

Ahkaf suresi 8Ya da onlar, “Kur’ân’ı, Muhammed uydurdu” diyorlar. De ki: “Eğer onu ben uydurmuşsam bana Allah’tan olacak şeye güç yetiremezsiniz; beni Allah gibi cezalandıramazsınız. O, sizin neyin içine atıldığınızı daha iyi bilir. Sizinle benim aramda tanık olarak O yeter. Ve O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.”

Ahkaf suresi 10De ki: “Hiç düşündünüz mü? Eğer Kur’ân, Allah tarafından ise ve siz de onu bilerek reddetmişseniz, bununla birlikte İsrâîloğulları’ndan bir şâhit de onun bir benzeri üzerine tanık olup da inanmışsa, siz de büyüklük tasladıysanız … Şüphesiz ki, Allah şirk koşarak yanlış, kendi zararlarına iş yapanlar topluluğuna kılavuzluk etmez.”

Başka bir konuda buluşmak ümidiyle esenlikler dilerim selamlar.

Share
579 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2