logo

reklam

Yiyin Efendi Köpekler Yiyin Bu Harmanın da Gelir Sonu…


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Meclisin içerisinde ve de her sofranın başında oturan koltuk sevdalıları bazı aç köpek efendiler! Yutulmayı bekler her daim sizleri! Huzurlarınızda titriyor sizin köpekler! Mazlumların, ezilenlerin hayatıdır el koyduklarınız!

 

Mazlum insanlar, ezilenler her daim acılı; mazlum insanlardır ki ölümlerin eşiğinde! Aç Efendi köpekler sizler her daim yiyin, için, doldurun o hayvansı midelerinizi…

 

Ey aç efendi köpekler yiyin; doyumsuz olan, doymak bilmeyen mideler sizin. Mideleriniz, gözleriniz patlayınca, çatlayınca, parçalanınca, tıksırıncaya kadar yiyin için aç köpekler!

 

Aç Efendi Köpekler!                                                                                                      

Yüzlerinizden bellidir ki sizler açsınız; Sürekli olarak yiyin, çalın, çırpın, doldurun midenizi. Yiyin aç köpekler yiyin! Yiyin her daim, yemezseniz bugün, yarın kimlere kalır kim bilebilir ki? Yiyin efendiler yiyin!

 

Aç Efendi Köpekler!                                                                                                           

Gördüğünüz şu doyurucu sofralar, gelişlerinizle her daim övünür oldu!

 

Aç Köpekler!                                                                                                                          

Hakkınızdır bu kutsal savaşınızdır, evet o hak sizlere bir hakmış gibi savaşın yiyin elde edin..

 

Yiyin aç köpekler! Yiyin efendiler yiyin!                                                                          

Patlayınca, çizilinceye, kusuncaya, ölünceye, çatlayıncaya kadar yiyin efendiler yiyin…

 

Bütün yeryüzünün tüm topraklarına, tüm sofralarına her ne varsa kendinizi ortaklıkta sayın. Soy mu, şeref mi, mal mı, mülk mü, para mı, meclis mi, koltuk mu, gösteriş mi, evler mi, villalar mı hepsi sizin doyumsuz köpekler! Her şeyin sizindir aç efendi köpekler! Konaklar, villalar, lüks arabalar, maaşlar…

 

Her şey sizindir!                                                                                                                 

Yiyin aç köpekler yiyin! Mazlumları, aç insanları, fakirleri, kimsesizleri düşünmeden yiyin efendiler yiyin! Geberinceye, çatlayıncaya, tıksırıncaya kadar da her daim yiyin aç köpekler!

 

Büyük olan lokmalarınızın sindirimi olsa da olmayan zarar, görkemli olan bir yüceliği, öç almanın sevinci var. Yiyin efendiler yiyin! Yiyin şu kanlı lokmalarınızı yiyin!

 

Zavallı memleketten alırsınız her şeylerini, ne varsa alırsınız doyumsuz aç köpekler! Mazlumların, fakirlerin, kimsesizlerin mallarını, canlarını, varlıklarını, hayatlarını, umutlarını alır çalar üstüne oturursunuz aç köpek efendiler!

 

Ey Aç Köpek Efendiler!                                                                                                                             

Her daim yiyin, için keyfinizi sürün. Haram, helal demeden her daim yiyin, için, keyfinizi sürün, rahat rahat yutunun pis kokulu efendiler!

 

Yiyin, için keyif sürün efendiler; bu şenlikli ve de doyumsuz olan sofralar sizlerin. Doyumsuz olacak şekilde, çatlayıncaya kadar her daim yiyin keyif sürün efendiler!

 

Aç Köpek Efendiler!                                                                                                                

Elbette bu harmanın da gelir sonu, sizler her daim kapıştırın giderayak! Yarın da bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak!  Ey aç köpek efendiler! Her zaman olduğu gibi bugün de mideleriniz sağlam, bugünde sofralarınız sıcak; sürekli olarak atıştırın, sokuşturun, tıkıştırın hızlı hızlı, kapış kapış, çanak çanak…

 

Yiyin bu ülkede rezilliklere göz kapatanlar, yiyin şerefsiz adiler, yiyin aç köpek efendiler, yiyin domuz yüzlü efendiler, mazlumların kimsesizlerin hakkını yiyen efendiler, yiyin efendiler yiyin!

 

Yiyin efendiler yiyin!                                                                                                                            

Pisliklerinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan domuzlar gibi bir yaşamı yaşamanız dileğiyle…

 

 

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

Share
350 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
  • ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ

    16 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ İstanbul Yeni Kapı'da 11-14 Mayıs günleri, ETNOSPOR KÜLTÜR FESTİVALİ etkinlikleri düzenlenmiştir. Bu festivalin yapılmasını amaçlayan, kurum; hedeflerini şöyle açıklamaktadır, Dünya Etnospor Konfederasyonu, geleneksel sporların günümüzde yaşatılması ve uzmanlaşması için her türlü spor faaliyetini destekler. Geleneksel sporları var eden kültürel mirası, toplumun zenginliği olarak görür ve bu mirası korumayı görev bilir. Dünya Etnospor Konfederasyonu, çocukların eğitiminde önemli bir yere sahip olması hasebiyle sportif o...
  • Kemiğe yazılan yazı

    15 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi bunu duyup, evine gitti h...
UA-36507442-2