logo

reklam

YIKICI ZİHNİYETLER’EVET’E’ KARŞI ÇIKIYORLAR? :’HAYIR’ OYU KULLANIN.


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

Terör örgütlerini tek bir çatı altında toplayan yeni koalisyonu HBDH; referandumdan oy tercihini açıkladı. “hayır” çıkması için direniş çağrısı yaptı.
Kanlı terör örgütleri; PKK, TKP/ML, THKP-C/MLSPB, MKP, TKEP-LENİNİST, TİKB, DKP, YRK, Devrimci Karargah ve MLKP, birleşerek HBDH terör örgütünü kurmuştu.
Terör örgütlerinin yeni koalisyonu HBDH, Cumhurbaşkanlığı sistemini getirecek referandumdaki oy tercihini açıkladı.
Terörist başı Duran Kalkan’ın önderliğinde kurulan terör koalisyonu, referandumda seçmenlerin “hayır” oyu kullanması gerektiğini istedi.

Kandil’den yapılan açıklamada “Referandumda hayır demeye ve faşizme karşı direnmeye Türkiye gücü ve yetkiyi elinde bulunduran millete karşı sorumluluğu bulunmayan vesayet kurumlarının elinden çok çekti.. Başkanlık Sistemine kim hayır diyor?
a) Politik tutucular/ konservatifler,
b) CHP’liler,
c) Radikal Sol Gruplar,
d) Feministler,
e) LGBT’liler,
f) Kapitalist-Faiz lobisi,
g) Kanlı terör örgütleri; PKK, TKP/ML, THKP-C/MLSPB, MKP, TKEP-LENİNİST, TİKB, DKP, YRK, Devrimci Karargah ve MLKP, (HBDH.)
h) HDP’liler, Kandil,
i) Bilumum Dış Güçler,

Gördüğünüz gibi, dış mihraklar bir koldan, iç mihraklar başka bir koldan ve bir de Batının müthiş kafa karıştıran fitne üzerine kurulan ve oluşturduğu yoğun propaganda ve algının etkisinde kalan saflar, hep birden ölümüne karşı çıkıyorlar.
Bu karşı çıkış öylesine radikal, öylesine radikal ki, bu gurupların Türkiye’nin asıl probleminin unutmuş oldukları, tek dertlerinin “Parlamenter sistemimizi” korumak olduğu izlenimine kapılıyorsunuz.
Bu tutucu tavrı “Türk Tipi Jakonizm” veya “Türk Tipi Demokratik Jakonizm” kavramı altında yerleştirmek mümkündür.
Evet, insanlık tarihinin bütün Jakobenlerin korkulu hayaleti “Halk” ya da “Halklardır”. Başkanlık sistemi halka götürülmemelidir.
Niçin?
Çünkü; Bir asırdan beri ötekileştirerek red ettikleri Osmanlı’nın geriye dönüşü olabilir. Bu aynı zamanda “bumerang etkisini” yaratabilir; bir gün “ötekileştirilen” geri döner ve hem de öyle bir geri dönüş olur ki, bunun adı da “Başkanlık Sistemi” olarak geri döner.
Ama korkunun ecele faydası yoktur. Bunu biliniz.

Tarihi okumaları bir araya getirdiğimizde ülkemizin yeni bir anayasaya ve yönetim sistemine olan ihtiyacı gün gibi ortaya çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin ne rejimle, ne tek adamlıkla ne şahsilikle bir ilgisi var. Bu ülkede il başkanlarının vali olmasını herhalde AK Parti yapmadı. Veya AK Parti yaşamadı. Bunlar kime ait? Tamamıyla ana muhalefet partisinin geçmişine ait.

Ülkemizde her şeye karşı çıkmayı muhalefet sanan bir anlayış var. Ruh olmayınca beden cesettir CHP’nin il başkanları bu ülkede aynı zamanda valilik yapmıştır. Hem il başkanı hem vali. Böyle bir demokrasi olabilir mi? Asla da gündeme getirmek istemiyorlar” Bunun için sisteme karşı çıkanların özellikle güvensizlikleri Cumhurbaşkanı seçilecek kişiye değil, millete karşıdır. Cumhurbaşkanlığı sisteminin en büyük güvencesi gerçek anlamda demokratik olmasıdır. Sistemde milletimizin yarısından fazlasının teveccühüne mazhar olamayan hiç kimsenin ülkeyi yönetme ihtimali yoktur. Millete, milli iradeye hesap vermek zorunda olan hiçbir yöneticinin de Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne karşı çıkanların öne sürdükleri yanlışlara sapma ihtimali olamaz. Milletin size gösterdiği yolu terk ederseniz anında millet tarafından al aşağı edilirsiniz.

Share
803 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YENİDEN HAYAT..

    28 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Dişimi çektiriyordum. Doktor, dişimi çekmeye zorlanırken, o da damaktan kopmamak için âdetâ direniyordu. Ben, morfinin verdiği rahatlıkla, acı çekmek yerine, bu ibretli manzarayı hayalen seyrediyordum. Bu hal bana ölümü hatırlatmıştı. Şöyle düşünmüştüm: bu diş, çekilmeden az önce damakla, ağızla, beyinle, kısacası bütün bir bedenle alâkalı idi. Ama, çekilir çekilmez, bütün bu alâkaları kaybetti. Artık o, diş değil bir kemikti. Ölen insan da öyle değil miydi? Ölmeden az önce onun bedeni, hava ile, gıda ile, yer küresinin dönüşü, güneşin doğuş...
  • “28 Haziran 2016” Terörü Lanetliyorum

    28 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    28 Haziran 2016 yılında İstanbul Atatürk Havalimanına yapılan hain terör saldırında şehit düşen bütün kardeşlerimin mekanı cennet olsun. Ruhları şad olsun!   Türkiye Cumhuriyeti Devleti topraklarında son zamanlarda hedef almakta olan hain terör saldırılarından biri “28 Haziran 2016” yılında “İstanbul Atatürk Havalimanında” gerçekleşen saldırıdır. Hain terör örgütü adına canlı bomba olarak masum insanların arasına dalmış ve bunun sonucunda bazı kardeşlerimiz şehit olmuş, bazı kardeşlerimizde ciddi anlamda yaralanmışlardı.    Yaşamla...
  • MÜNAFIKLIK-İKİYÜZLÜLÜK..

    27 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kur’an’da “mü’minler, müslümanlar, mücâhidler, sâdıklar, sâlihler…” vb. tabiri caizse “yağlı ballı” nitelemeleri üzerimizi almaya pek bayılırız da… “Yahudiler, Hristıyanlar, münâfıklar, akılsızlar, fikirsizler, kafasızlar, sefihler (beyinsizler), sağırlar, körler, dilsizler, kitap yüklü eşekler, dilini sarkıtan köpekler, Hamanlar, Karunlar, Hahamlar, Ruhbanlar” vb. sıfat ve nitelemeleri duyunca arkamıza bakınırız… Kesin bizden bahsetmiyordur! Bunları Kurtlar Vadisi’nde “Çakır” rolü üzerine yapışıp kalan dizi oyuncusu gibi (ki kurtulmak...
  • Yağ,sevgi yağışım, yağ!

    27 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Dəli    külək    əsir .  Yağmur    öz    həzin    nəğməsini    damla - damla ürəyimin    hər    döyüntüsünə   köçürür .  Narın    damlaların    altında düşüncələrim ,  sanki    cilalanır , ruhum   rahatlıq    tapır .  Rüzgarları , yağmurları , bir   də   dənizi   çox   sevirəm . Yağmurlu    yollarda    adlaya - adlaya   yenə   də    ürəyim   SƏNİNLƏ həmsöhbət    olub .  Yenə   qəlbimdəki    təmiz    sevginin    al   şəfəqlərinə boyanıb,  həsrətli    yollarda    azıb    qalan   gözlərim .  Yollar ,  bəlkə  də SƏNİ    gözləməkdən     yorul...
UA-36507442-2