logo

reklam

Yeryüzündeki Siyah Kan: Petrol


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Yeryüzündeki Siyah Kan: Petrol

 

Petrol, yetiştirilmek için yere atılan bir tohum değildir. Mercimek, buğday yahut pamuk gibi her sene tarlada yetişen bir şey değildir. Petrol, jeolojik tarihin milyonlarca yıllık bir üründür.

 

Petrol’den gelen enerji o kadar çoktur ki temelde de bedava olan bir enerjidir. Tamamen yenilenemeyen, gerçekten de oldukça pahalı bir sermaye gerektiren ve de muhtemelen şuana kadar ki en değerli olan ham madde kaynağından bir tanesidir.

 

Petrol yeryüzünün siyah kan’ıdır. Petrol, insanlığın sonunu getiren, sürekli olarak yok oluşların temel taşını oluşturmaktadır. Petrol, şeytanın pisliğidir.

 

Petrol dinozorların derinlerde akan kanıdır.  

 

Petrol, her ne kadar dünya ekonomisinin atardamarı durumda olsa dahi, dünyanın sonunu getiren, insanları köleleştiren ve de insanlığın yok oluşuna sebep olan siyah kandır.

 

Petrol, tüm dünya’nın kanıdır. Aslında kan değil, kan emici bir yapıya sahip olan siyah kandır. Dünya’nın petrol bağımlılığı olabildiğince uzatmak hiçbir şekilde önem arz etmemektedir. Çünkü petrole olan bağımlılık insanları köleleştirme dönemine sevk etmektedir. Adeta insanlığın sonunu getirmektedir.

 

Şeytan’ın pisliği olan petrol yüzünden yüz binlerce insan kendi topraklarından göçmek zorunda kalmış, yüz binlerce insan ölüme terk edilmiş, öldürülmüş ve de ülkeleri ellerinden alınmıştır.

 

Ülkelerde ki işsizliğin, yoksulluğun, iflasların ve açlığın artması ve de toplumların çöküşlerinin en önemli sebepleri arasında petrol’ün de olduğunu hepimiz tarafından net bir şekilde görülmektedir. Çünkü Petrol; yoksulluğu, ölümü, terk edilmeyi, öksüz kalmayı beraberinde getirmektedir. Çünkü dünya üzerinde ki tüm ülkelerin çıkardıkları savaşların tek sebebi şeytan’ın pisliği olan petrol’dür.

 

Petrol öyle bir şeydir ki; insanlığın üzerine adeta bombalar yağdıran yararından daha çok zararı konuşulan bir kaynaktır. Her ne kadar enerji üretiminde ve de diğer yönlerde yararı varsa da zararları daha çok olmaktadır. Çünkü işlendiği zaman sürekli olarak benzin olarak elde edilen yakıt milyarlarca dolar kar elde edilmektedir. Her şeyde onu kullanır dururuz. Bu karı elde etmek isteyen Siyonist ve batılı ülkeler petrol çıkan topraklarda sürekli olarak yıkımlara, öldürmelere ve de parçalamalara sebep olmaktadırlar. Petrol, Avrupalılar, Amerikalılar, İngilizler ve de diğer tüm Siyonist ülkeler için bir farklı Tanrı konumundadır. Aslında bu ülkelerin tamamı adeta Allah’a değil de, petrole tapmaktalar. Çünkü onları yükselten, onları zengin eden, onları diğer Ortadoğu ve fakir ülkelere karşı başarılı kılan ve de insanların köleleştirmesine yardımcı olan petrol kaynaklarıdır.

 

Milyonlarca insanın vatansız kalıp yüz binlercesinin de yaşamlarını yitirdiği Ortadoğu’daki savaşların asıl sebebi petrol’dür.

 

Şuan ki, Avrupalı, Batılı ve diğer birçok ülkenin en büyük kazançları ve de zenginlikleri petrolün çok olduğu ülkelerin sömürülmesinden kaynaklanmaktadır. Özellikle Ortadoğu ve Afrika ülkelerinin birçok noktasında bunları halen yaptıkları sömürülerin, kan lekelerinin izleri vardır. Bu sömürülerin, öldürmelerin, köleleştirmelerin en büyük sebebi de petrol’dür.

 

Ortadoğu ülkelerinden olan Suriye ve Irak’ta petrol her yerden çıktığından ve her şeye bulaştığından Siyonist, batılı ve de Avrupalı ülkeler buralara her daim el atmış, savaş çıkarmış, insanları köleleştirmiş ve de birçok insanı öldürerek o toprakları elde etmeye çalışmışlar. Günümüzde halen Ortadoğu coğrafyasında bulunan ülkelerin birçoğuna aynı şekilde baskılar, göç ettirmeler, işkenceler, katliamlar ve de öldürmeler devam etmektedir.

 

Ortadoğu’nun kanlı tarihi her daim Petro dolarlar ile yazılmıştır. Bu güzelim topraklarda Siyonistleri, Amerikalıları, İngilizleri, Avrupa ve de Batılı ülkeler sınırları kendilerine çıkardıkları savaşlarla beraber yeniden çizerler. Yeniden çizmelerinin en büyük nedeni de şeytanın pisliği olan petrol’dür.

 

Ortadoğu’da yaşanmakta olan savaşların sürekli olarak uzatılmasının en büyük sebebi petrol’dür.

 

Ortadoğu Coğrafyasını her daim ineğe benzetirler. Baş tarafının Ortadoğu coğrafyasında, süt veren memelerinin de Amerikalılara, Siyonist Ülkelere, İngilizlere, Avrupalı ve de diğer Batılı ülkelerin tarafında olduğu gerçeği de gözden kaçmamaktadır.

 

Ortadoğu coğrafyasında durumlar böyle oldukça ne kan ne gözyaşı ne de ölümler hiçbir zaman hiçbir noktada eksik olmaz. Gittikçe daha çok zalimleşirler. Daha çok yıkımlar, daha çok ölümler meydana gelir.

 

Bizler artık petrol yüzünden yapılan katliamlara, yapılan sömürülere, edilen işkencelere başkaldırmalıyız. Kendi yaşadığımız ülke başta olmak üzere tüm Ortadoğu ülkelerine sahip çıkmalı, Siyonistlere, Avrupalılara, Amerikalıları, İngilizlere ve de diğer batılı ülkelerin tamamına karşı tavrımızı en net şekilde ortaya koymalıyız.

 

İnsanlığın savaşlara, işgallere ve de ölümlere karşı hep beraber başkaldırdığı güzel bir dünya diliyorum.

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
349 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SÖYLEMELİ SÖYLENMEMELİ

    28 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sızlanma, sızıltı, yakınma, hoşnutsuzluk belirten söz veya yazıların tümüne şikayet diyoruz. Şikayet, ilgili yetkililere duyurulup takip edilirse giderilebilir. Yoksa birey şikayetini kendi kendine yapar veya dedikodusunu yaparsa bu söylenmek olur, şikayetin giderilmesine de katkısı olmaz.        Millet olarak ne hikmetse çoğumuz şikayeti sevmediğimiz gibi, yapanı da hoş karşılamayız. Bazen kınayanlarımız bile olur. Şikayetlerimizi ilgili yetkililere iletip giderilmesine çalışmak yerine, söylenmeyi tercih ederiz. Hele o gün için ucu bize d...
  • Hanımların işi kolay

    27 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hanımların işi kolay İstanbul Evliyasından Seyyid Ahmet Mekki Efendi hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir sohbetinde; - Ahirette Müslüman hanımların işi kolay, buyurdu. - Neden efendim? dediler. - Çünkü onların hesabı, beylerinden sorulacak ahirette. - Her hanımın mı efendim? - Hayır. Sadece beş vakit namazını kılan, orucunu tutan, kocasına itaat eden ve tesettüre riayet eden hanımların hesabını kocaları verecek. - Hikmeti ne acaba efendim? - Çünkü erkekler, hanımlarından mesuldür. Ama hanımlar, erkeğin g...
  • Muteber olan, sondur

    26 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Muteber olan, sondur Fas Evliyasından Muhammed bin Ömer hazretleri “rahmetullahi aleyh”, bir gün bazı ahbabına; - Ölüm ne genç dinliyor, ne ihtiyar. Hepimiz, adım adım bu son noktaya yaklaşıyoruz. Muteber olan da, sondur, buyurdu. Ve izah etti: - Yani mühim olan, “imanla ölmek”tir. İnsan son nefesinde, “Allah!” diyeceği yerde, “Aman doktor, kurtar beni!” derse, imansız gidebilir mâzallah. Bir kişiyi kurtarmak Sohbetin devamında; - Bir kişiyi Cehennemden kurtarmak, Peygamberlik görevi yapmaktır, buyurdu. Ama “Allah için” yapmalıdır ...
  • Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur

    25 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Genelde Kıbrıs’ın yakın tarihi, özellikle de 1950-1974 arası beni çok ilgilendiriyor. Kıbrıslı Rumların sapıttığı ve asırlardır adada yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türklere rağmen, Türkiye’yi de yokmuş gibi farz ederek adayı Yunanistan’a bağlamak için yaptıkları çılgınlıklarla doludur bu çeyrek asırlık dönem.  Bunların içinde en dikkatimi çeken Polikarpos Yorgacis’dir. 38 yıllık kısacık hayatı, 15 Mart 1970 tarihinde Yunanistan’dan gelen suikast timinin kendisini Haspolat ovalarında infaz etmesi ile sonra ermişti.  Sağlam bir EOKA’cıydı Yor...
UA-36507442-2