logo

reklam

Yeni Bir Cumhurbaşkanlığı Seçimi


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Dün sorunsuz ve olaysız bir seçimle 2015-2020 yılları arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı görevini yapacak kişi için oy verdik. Demokrasi anlayışımızın dünya üzerindeki ülkelerin büyük çoğunluğundan çok öteye ilerde ve gelişmiş olduğu kesin.

Kıbrıslı Türklerin kendi iradeleri ile ada üzerindeki yönetime ve egemenliğe ortak olmaları ilk kez 1959 yılında yapılan seçimle oldu.

Bu seçimin temelleri, daha doğrusu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin temelleri İngiltere’nin 1 Ekim 1958 tarihinde McMillan Planını yürürlüğe koyması ile atıldı. 18 Aralık 1958 tarihinde Paris’te yapılan Kıbrıs ile ilgili toplantıya ilk kez resmi düzeyde ve taraf olarak Türkiye, İngiltere ve Yunanistan’ı temsilen Dışişleri bakanları katıldı. Paris’te yapılan bu resmi toplantı ile Kıbrıs adasına bağımsızlık verilmesi süreci de resmen başlamış oldu.

O dönemin en önemli olayı, Yunanistan Dışişleri bakanı Averof’un, Türkiye ile bir dizi toplantıların yapıldığını ve Türk-Yunan dostluğunun büyük bir gelişme göstermesinden dolayı Yunanistan’ın da Enosis isteklerinden vazgeçtiğini açıklaması olmuştu.

Paris’te devam eden Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kurma çalışmalarının ikincisi 1959 yılının Ocak ayında gene Paris’te yapıldı ve 3 gün sürdü. Çok iyi giden görüşmelerin 3’üncüsü aynı yılın Şubat ayının 11’inde İsviçre’nin Zürih kentinde yapıldı. Bu toplantıya, Türkiye Başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Yunanistan Başbakanı  Konstantinos Karamanlis, Dışişleri bakanı Evangelos Averoff ve İngiltere Başbakanı Harold MacMilan ile Dışişleri bakanı Selwin LLoyd  katıldı. Bu nbso online casino reviews toplantıda yeni kurulacak Cumhuriyetin anayasası belirlendi, Garanti Anlaşmasının altına da imzalar atıldı.

Son toplantı Londra’da yapıldı ve Gatwick havaalanı yakınlarında uçağı düşen ve yaralanması nedeni ile hastanede yatan Başbakan Adnan Menderes tarafından 19 Şubat günü hastane yatağında imzalanan “Londra Anlaşması” ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmaları yapılmış oldu. Bu nihai anlaşmanın altında Başbakan Menderes’in, Karamanlis’in, Macmilan’ın, Makarios’un ve Dr. Fazıl Küçük’ün imzaları bulunmakta.

Bu anlaşmadan sonra ilk Cumhurbaşkanı seçimi, daha doğrusu 16 Ağustos 1960 yılında ilan edilecek olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, anayasal ismi ile “Cumhurbaşkanı Muavini” görevini yapacak Kıbrıslı Türk’ün seçimi 1959 yılının Aralık ayında yapılacaktı ancak dönemin lideri Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıslı Türklerdeki tek aday olduğu için seçime gidilmedi.

1963 yılında başlayan toplumlararası çatışmaların yarattığı olağan üstü dönem nedeni ile Cumhurbaşkanı Muavinliği seçimi yapılamadı ve Dr. Fazıl Küçük görevine devam etti. 28 Şubat 1973 tarihinde yapılması gereken seçimde Rauf R. Denktaş tek aday olduğu için Cumhurbaşkanı Muavini ve aynı zamanda da Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı görevlerine seçilmiş oldu.

20 Temmuz 1974 günü gerçekleştirilen Mutlu Barış Harekatından sonra Ekim ayında Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi, 13 Kasım 1973 tarihinde de Kıbrıs Türk Federe Devleti ilan edildi.

20 Haziran 1976 günü ve 1981’de yapılan KTFD Cumhurbaşkanlığı seçimini Rauf R. Denktaş kazanmıştı.

15 Kasım 1983 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilan edilmesinden sonra sırası ile  1985, 1990, 1995 ve 2000 yıllarında yapılan seçimleri Rauf R. Denktaş, 2005 yılında yapılan seçimi Mehmet Ali Talat ve 2010 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini de Dr. Derviş Eroğlu kazandı.

Bölgemizdeki siyasi ve jeopolitik gelişmeler çok hızlı bir şekilde değişime uğramak eğiliminde olduğundan bu dönem Cumhurbaşkanımızı çok önemli görevler beklemekte.

Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

20 Nisan 2015

 

Share
443 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bugünün işini, yarına bırakma!

    23 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bugünün işini, yarına bırakma! Buhara’da yetişen Evliyadan Seyyid Emir Burhan hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün bir gence; - Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir haldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın, buyurdu. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmayı, yarar işleri yapmayı yarına bırakma, hemen yap. Delikanlı sordu. - Ne yapmamı tavsiye edersiniz efendim? - İnsan ömrünün en iyi zamanı olan bu gençlik gün...
  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
UA-36507442-2