logo

24 Ağustos 2016

Yazarımız,Türkiye’nin müdahalesini aylar önce böyle yazdı

10850902_930094397019429_1327791377_n

Türkiye’ye YPG/PYD’li bir terör devleti ile komşu olacağımız yeni bir harita dayatılmak istenmektedir.Türk Ordusu, bu planları bozmak için başta bordo bereliler olmak üzere çok sayıda tank ve zırhlı araçla DAEŞ’li teröristleri temizlemek ve PYD’nin bu bölgeden püskürtülmesini sağlamak için Cerablus’a harekat başlattı.

Mercekhaber Gazetesi yazarı Mehmet Zengin 11/02/2016 tarihinde gazetemizde kaleme aldığı  “Türkiye’nin Suriye’ye Müdahalesi Kaçınılmazdır!” başlıklı makalesinde Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesinin kaçınılmaz olduğunu ve bu müdahalenin er veya geç gerçekleşeceğini yazmıştı.

Yazarımız analizinde, “Sınırımızın hemen yanı başında yaşananlar tahmin edilenden çok daha vahim sonuçlara gebe. Türkiye, bir oldu bittiye getirilme riskiyle karşı karşıyadır. Kırmızı çizgimiz olarak ilan ettiğimiz Fırat’ın batısında; PKK’nın Suriye kolu olan YPG/PYD’ye bir terör devleti kurdurulması yüksek ihtimal olarak görülüyor. Kısacası, Türkiye’ye YPG/PYD’li bir terör devleti ile komşu olacağımız yeni bir harita dayatılmak istenmektedir.

Türkiye’nin önünü kesmek, zarar vermek amacıyla öngörülen bir oluşuma müdahale etmezsek yakın gelecekte Türkiye’nin parçalanmasını da getirebilecek çok önemli sonuçlarla karşı karşıya kalacağız!

Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi kaçınılmaz olduğu ortadadır. Müdahale er veya geç gerçekleşecektir Tartışma, müdahalenin hangi boyutta olacağıdır!

Benim şahsi kanaatim, Suriye’yi Türkiye’nin başına bela etme projesinde doğrudan müdahil olmamız gerektiği yönündedir. Bu tehlikeyi bertaraf etmek için Türkiye gerekirse açık savaşa girmelidir. Ne kadar kaçınmaya çalışsak da girmek zorunda kalabiliriz! Geç kalmanın ülkeye faturası çok ağır olabilir.”

İŞTE YAZARIMIZ MEHMET ZENGİN’İN O MAKALESİNİN TAMAMI:

Türkiye’nin Suriye’ye Müdahalesi Kaçınılmazdır!

Stratejik öneme sahip olan 877 km’lik sınırımızın hemen yanı başında olağanüstü gelişmeler yaşanıyor! Beş yıl önce katil Esad’a yönelik Suriye halkının başlattığı mücadele süreç içerisinde iç savaşa, daha sonra da boyut değiştirerek Batı’nın; Türkiye’ye diz çöktürmek için dizayn çalışmalarının yapıldığı operasyon bölgesine dönüştürüldü.

On yıllardır vahşi Batı’nın emperyal politikaları altında ezilmiş, horlanmış, sömürülmüş Ortadoğu’nun, Türk dünyasının, Balkanlar’ın, Kafkaslar’ın ve İslam coğrafyası halklarının umudu haline gelen ve ‘Süper güç’ olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Türkiye’ye yönelik operasyonlar düzenlenmekte, önü kesilmek istenmektedir. ‘Küresel güçler’; Türkiye’nin güçlenmesini, Dünya siyasetine geçmişte atalarının yaptığı gibi yön vermesini ve mazlum halkların umudu olmasını istemiyor”!

Bir taraftan içerde Paralel Örgüt’ü, PKK, DHKPC  ve DAEŞ gibi terör örgütlerini üzerimize saldırtarak zayıflatmanın hesaplarını yaparken; diğer taraftan da Suriye’yi Türkiye’nin başına bela etmenin hesabını yapıyor.

Bu hesap kapsamında Suriye’de ‘DAEŞ’ adında bir virüs icat ettiler. Bu topraklara serpiştirdikleri virüs, başta ABD, İran ve Rusya olmak üzere Batı’nın silah desteğiyle ülkede hızla yayıldı. Tüm dünyada büyük infiallere neden olan katliamlar yaptı.

DAEŞ Terör Örgütü üzerinden aylardır yürütülen algı operasyonu amacına ulaşmıştı. Hem binlerce Müslümanın kanına girildi. Hem de Suriye’yi işgal etmek ve Türkiye’ye zarar verebilecek projeleri hayata geçirebilmek için bahane oluşturuldu. Rusya, yine Batı’nın oyunu olan DAEŞ ile mücadele etme bahanesiyle Suriye’yi işgal etti.

İran ve Rusya el ele verdi. Bir taraftan Türkiye’nin mutlaka gitmesi gerekir dediği Esad’ı ayakta tutmaya çalışıyor, diğer taraftan da Türkiye’nin desteklediği Suriye Muhalefeti ve Bayırbucak Türk’lerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor. PYD, DAEŞ, YPG Terör Örgütlerini silahlandırıyor.

Rusya ve İran’ın özellikle de kırmızı çizgimiz olarak ilan ettiğimiz Fırat’ın batısında, Türkiye’ye tehdit oluşturacak ve yıllarca başımızı beladan kurtaramayacak şekilde dizayn etmek amacıyla PYD, DAEŞ, YPG Terör Örgütleri ve Esad Rejimi üzerinden kontrol edilebilir bir ülkenin inşası için gayretini sürdürüyor.

Peki ‘dost ve müttefikimiz’ ABD bu projenin neresindedir?

Amerika Birleşik Devletleri her meselede olduğu gibi bu bölgede yaşanan gelişmelere ulusal çıkarları çerçevesinde bakmaktadır.

-Esad’a karşıymış gibi görünüyor ama gitmesi için hiçbir adım atmıyor.

-İran ve Rusya’nın bölgedeki işgaline, Esad’a destek vermesine ve Suriye muhalefeti ile Bayırbucak Türk’lerini bombalamasına karşıymış gibi görünüyor ama bunları engellemek için hiçbir adım atmıyor.

-Türkiye ile ‘dost ve müttefik’ söylemlerini eksik etmeyen ABD yönetimi, ‘dost ve müttefik olan ülkeye yönelik tuzak hazırlıyor. Bunun da en bariz ispatı; Türkiye’nin en tepesindeki ismi tarafından birçok kez terör örgütü olarak deklare edilen PYD’yi desteklemesi, silahlandırmasıdır.

Özetle ifade edecek olursam, ABD her zaman olduğu gibi bölgede de ikiyüzlü politika uyguluyor.

Suriye’yi Türkiye’nin başına bela etme projesine Rusya ve İran, yanlarına terör örgütleri olan Hizbullah, DAEŞ, PYD,YPG ve Esad’ı da alarak aktif yer alırken; ABD, Almanya, İngiltere, Fransa gibi ülkelerde ‘gizli destekçileri’ olarak bu oyunun birer parçalarıdırlar.

Hepsinin ortak çıkarı, durdurulamayan Türkiye’nin önünün kesilmesidir! Bu işbirliği ne ilk ne de son olacaktır! Gezi Kalkışması ile 17 ve 25 Aralık yargı-emniyet darbe girişimi esnasında bu ülkelerin medyası ve siyasetçilerinin gösterdiği olağanüstü gayret ve işbirliği hala hafızalarımızda…

Suriye’yi Türkiye’nin başına bela etme projesinde cephede aktif olarak boy gösteren Rusya ve İran, aslında henüz adı konulmamış olsa da doğrudan Türkiye ile savaşıyor. ABD ve diğer emperyal güçler ise bu savaşa gizli destek veriyor.

Sınırımızın hemen yanı başında yaşananlar tahmin edilenden çok daha vahim sonuçlara gebe. Türkiye, bir oldu bittiye getirilme riskiyle karşı karşıyadır. Kırmızı çizgimiz olarak ilan ettiğimiz Fırat’ın batısında; PKK’nın Suriye kolu olan YPG/PYD’ye bir terör devleti kurdurulması yüksek ihtimal olarak görülüyor. Kısacası, Türkiye’ye YPG/PYD’li bir terör devleti ile komşu olacağımız yeni bir harita dayatılmak istenmektedir.

Türkiye’nin önünü kesmek, zarar vermek amacıyla öngörülen bir oluşuma müdahale etmezsek yakın gelecekte Türkiye’nin parçalanmasını da getirebilecek çok önemli sonuçlarla karşı karşıya kalacağız!

Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi kaçınılmaz olduğu ortadadır. Müdahale er veya geç gerçekleşecektir. Tartışma, müdahalenin hangi boyutta olacağıdır!

Benim şahsi kanaatim, Suriye’yi Türkiye’nin başına bela etme projesinde doğrudan müdahil olmamız gerektiği yönündedir. Bu tehlikeyi bertaraf etmek için Türkiye gerekirse açık savaşa girmelidir. Ne kadar kaçınmaya çalışsak da girmek zorunda kalacağız! Geç kalmanın ülkeye faturası çok ağır olabilir.

Başta İran ve Rusya olmak üzere birçok ülke, haklı hiçbir gerekçeleri olmadığı halde bu topraklarda askeri müdahale ve demokrafik yapıyı değiştirebilecek operasyonlarda bulunma hakkı kendilerinde bulabiliyorlarsa…

Türkiye; kendine sığınan iki milyonu aşkın mülteci… geçiş yaparak yüzlerce vatandaşını katleden PKK/ DAEŞ’li teröristlerin varlığı ve daha da önemlisi, Türkiye’nin yanı başında istikbalimizi tehdit eden terör devleti inşa projesi işliyor iken müdahale etmesi için çok daha haklı sebepleri bulunmaktadır.

Umarım yöneticilerimiz, karşı karşıya bulunduğumuz bu zor durumdan fiilen müdahale etmek zorunda kalmayacağımız bir çıkış yolu bulabilir. Ama itiraf etmeliyim ki işimiz çok zor! Bu süreçten asgari zararla çıkmanın tek yolu içeride birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek sürdürmemiz olarak görünüyor!

Bunca hainin olduğu bir ortamda umarım bunu başarabiliriz! Allah ülkemizin yar ve yardımcısı olsun.

MEHMET ZENGİN

11/02/2016

İŞTE YAZARIMIZIN 11/02/2016 TARİHİNDE KALEME ALDIĞI TÜRKİYE’nin Suriye’ye Müdahalesi Kaçınılmazdır! | MAKALESİNİN ORİJİNAL HALİ Mercek haber

Etiketler:
Share
977 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Yazarımız,Türkiye’nin müdahalesini aylar önce böyle yazdı” için 3 Yorum

  1. hasan : diyor ki:

    Tebrik ederim. Yazılarınızı keyifle okuyorum. Kaleminiz çok iyi.Başarınızın artarak devamını diliyorum..

  2. O günlerde bugün yaşanacakları yazıya aktarman ileri görüşlülük ve gazetecilik başarısının ta kendisidir. Tebrik ederim

  3. mustafa özbay : diyor ki:

    Mehmet beyi bu önemli gazetecilik başarısından dolayı kutluyorum. Gazeteci aynı zamanda feraset sahibi olmalı ki gereçek gazeteci olabilsin.

UA-36507442-2