logo

Yaşama Dokunan Bir Hekimin Öyküsü


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Yaşama dokunan hekimin öyküsü…

 

Öykü içerisinde yerini alan, yaşamı başarılarla dolu olan ve bütün insanlar tarafından sevilen hekim “Faruk Ertaş”

 

Kardiyoloji alanının her noktasında elde ettiği güzel başarılarla her daim kendinden söz ettiren, yürekleri her şekilde onarmayı başaran Dicle Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olup aynı zaman da Mardinli olan Faruk Ertaş bölge insanının gönlüne adeta taht kurmuş.

 

Faruk Ertaş 1979 yılında Mezopotamya’nın o eşsiz güzelliğe sahip şehirlerden olan Mardin’de dünyaya geldi. Ertaş, ilk ve ortaokulu uzun süre yaşamını sürdürdüğü Dikmen de tamamlamıştır. Liseyi de Sakarya da bulunan ve şimdilerde ismi Sakarya Ali Dilmen Anadolu Lisesi olan Lise de eğitimini tamamladı. 2003 Yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanan Ertaş’ın sonraki eğitimini 2009 yılında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Kardiyoloji Bölümünde İhtisasını tamamladı. Bölge insanın gönlüne taht kuran Ertaş, memleketi olan Mardin’in Kızıltepe ilçesinde bir süreliğine Devlet Hastanesinde hem hekimlik hem de Başhekimlik görevlerinde bulundu. Doktor Ertaş Dicle Üniversitesi Kalp Hastanesinde 2011 yılının Mayıs ayında Yardımcı Doçent olarak sürdürdüğü akademik kariyerini 2014 yılının Şubat ayında Doçent olarak sürdürmeye devam etti.

 

Ertaş, hem bölgesel alanda hem Türkiye’nin çeşitli alanlarında hem de uluslar arası alanda çok sevilen sayılan saygı gören bir hekimdir.

 

Ertaş, akademik kariyeri boyunca gerek ulusal alanda, gerekse de uluslar arası alanlarda sayısız ödüller aldı. Her yıl ekim ayının belirli tarihleri arasında yapılan yurtiçi ve yurtdışından binlerce bilim adamının da katıldığı Ulusal Kardiyoloji kongresinin 28.si Antalya düzenlenmişti. Düzenlenen Ulusal Kardiyoloji kongresinde 960 bildirinin içerisinde Dicle Üniversitesi Kardiyoloji Hastanesi Öğretim Üyesi olan Ertaş, en iyi sözlü bildiri ile ödüle laik görülmüştü. Aynı şekilde Antalya’da düzenlenen ve de aralarında Avrupa Kardiyoloji Derneği Başkanı Fausto J. Pinto’nun hazır bulunduğu 4 bini yerli ve yabancı bilim adamlarının katıldığı 29’uncu Ulusal Kardiyoloji kongresi her yıl olduğu gibi bu yolda ekim ayının belirli tarihleri arasında yeniden yapıldı. Akademik alanda her daim aldığı başarılı ödüllerle göz doldurmayı başaran Ertaş, “En iyi Genç Araştırmacı “ ve tekrardan “En iyi Bilimsel Makale” dallarında ödüller alarak başarılarına her zamanki gibi yeniden yenisini eklemeyi başardı.

 

Başarılı genç hekim’in yüzlerce bilimsel makaleleri çeşitli yayınlarda yerini aldı. Birçok kitabın bölüm yazarlığına üstlenen Ertaş iyi derece de İngilizce ve de Kürtçe diline sahiptir.

 

Bu kadar başarıya imza atan Sayın Ertaş’ın dilinden dökülen birkaç güzel cümleyi de sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyarım. Dr. Ertaş; “Beni en çok mutlu eden olaylardan biri, ülkemizin çok farklı olan bölgelerinden gelen binlerce kişi arasında aldığımız bu ödüller, yıllarca suni bir şekilde oluşturulmuş bazı ön yargıların kırıldığı, yıkıldığı ve de kaynaşmaya yok açtığını görmemdir. Bir diğeri ise; uluslar arası camia açısından bakıldığı ve de düşünüldüğü zaman ülke olarak bizlerin bilim alanında hak ettiğimiz yere gelmemiz için uluslar arası boyutu çok büyük ve yüksek olan çalışmalara imza atmamız gerektiğidir. Ancak, gerek ulusal gerekse uluslar arası arenada iyi yerlere gelmek istiyorsak, bizlere gerçek anlamda güç verecek ve önümüze çıkan ve de çıkabilecek engelleri en iyi en rahat şekilde aşabilmemizi sağlayacak en önemli faktörün hastalarımıza yaptığımız hizmetler ve onlardan da alacağımız en güzel hayır dualarıdır.”

 

Bu duygu dolu güzel konuşmasını sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyarım.

 

Bu başarılarla Dicle Üniversitesinin de gün geçtikçe daha da çok değiştiği daha da geliştiği ve de daha da güzel başarılara imza atacağı gerçeği de gözlerden kaçmamıştır.  Dicle Üniversitesinde bu kadar başarılı, bu kadar sevilen, bu kadar çalışkan, bu kadar özverili çalışan hocaların olması birçok başarının daha da kazanılacağı kesindir.

 

Bölgenin en çok sevilen hekimlerden biri olan Ertaş, başta bölge insanı olmak üzere Türkiye’nin birçok noktasında gelen insanlara verdiği önem ve değer her daim görülmüş olup, bu sebepledir ki bütün insanların gönlüne taht kurmuştur. İnsanlara yardım konusunda her daim en önde yer alan, insanlara her daim yardımda bulunan, yardımlarını hiçbir şekilde esirgemeyen, yanına gelen bütün hastaların yüreklerine adeta o muazzam bilgi, akıl ve zekası ile dokunan, onları iyileştiren, onların gönüllerini en iyi şekilde onarıp en güzel sağlığa kavuşturan Ertaş gönüllerin doktoru olmaya devam ediyor.

 

Ben de bu kadar başarılı olan ve her daim insanlarına önem verip, hizmet eden başarılı doktorumuzu gönülden tebrik ediyorum. Bölgemiz başta olmak üzere Türkiye’nin bütün noktalarında bu kadar başarılı, bu kadar özverili çalışan, insanların sağlığını nasıl en iyi dereceye getiririm düşüncesiyle yola çıkan, gerek ulusal gerekse de uluslararası alanda en iyi şekilde başarılara imza atan ve hastalarına en iyi şekilde tedavi eden hekimlerimiz daha da çok olması dileğiyle…

 

Yüreğinize sağlıklı günler diliyorum.

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

 

 

Share
339 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2