logo

reklam

Yalan, Tesiri Yüksek Olan Bir Zehir Türüdür


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Bunu bilmelisiniz ki yeryüzünün en büyük ve de en tesirli olan zehir türü yalandır.

 

Hepiniz şüpheli olanları bırakın. Şüphe vermeyene bakınız. İçinizde kuşku uyaran şeyleri tamamen terk edin. Ve kuşkusuz bir iklimde yaşayın. Zira gönüller doğruluktan her daim huzur ve de neşe bulur. Lakin yalandan da kuşku duyar.

 

Doğruluk dediğimiz o güzel şey, insanların içindeki o muhteşem huzuru ve de güzel oturmayı hasıl eder. Yalan ise bir bulantının sebebi ve de göstergesi olup, büyük bir burukluğun da göstergesidir.

 

Yeryüzünde yalan söylemeyen çok ama çok az insan vardır. Bizler hepimiz insanoğlu olarak yaşamlarımızın her alanında hatalar yapıyor ya da yapmış olabiliyoruz. Bütün insanlar az ya da çok, çok ya da az, büyük ya da küçük yalanlara bulaşmış olabilir. Abartılar, mübalağalar, bazen de susma bile yalan olabiliyor. Doğrunun söylenilmesi gereken durumlarda bile susmak yalan söylemek yerine geçmektedir. Burada mühim olan da yalancı olmamaktır. Yalanı adet haline getirenler var. Yapılmaması gerekir. Yalan, diğer birçok kötülükleri gerisinde bırakan temek bir o kadar da sinsi bir kötülüktür. Çünkü yalan, bütün kötülüklerin anasıdır. Bütün kötülüklerin kapısını açar.

 

Yalan, çok ama çok tesirli bir zehir türüdür. Yalan ikili oynamaların en büyük alametlerindendir. Yalan insanların içinde bir şüpheye dönüşebilir. Yalan ahlakı tamamen tahrip eder. Toplumları bozan tamamen yalandır. İnsanoğlunu yükselmekten alıkoyan da yalandır. Yalan, kalbi hayatlarımıza her daim kötü aks eder. Yalan, insanoğlunu dengesiz bir duruma getirir. İçerisindeki yalan penceresinden bakan, dışarıda da her şeyi yalan görmeye başlar. Kendisine karşı yalan söyleyen, vicdanına karşı yalan söylemeye başlar. Yalan, sahtekarlığın en önemli ve de birinci olan alametlerindendir. Toplumları da zehirleyen yalandır. Toplumların, bireylerin gelişimini durduran ve de önleyen yalandır. Bir tane yalan bütün doğruları götürür. Yalan söylememek o kadar önemli bir durumdur ki, o mesele ne ise, nasılsa tam da olduğu gibi asil edilmelidir. Birilerinden bir şeyler naklederken bile her daim dikkat edilmesi ve de milimi milimine doğruları söylemek gerekir. Bir kere bile yalan söylemekten kesinlikle ve de her daim çekinmeli insan. Benim bildiğim insan ya doğruyu söylemeli yahut her daim susmalıdır. Tabi ki yerine göre de sukut hakkını kullanabilmelidir. Fakat çıyandan çıyandan ve de yılandan çekindiğimiz gibi her zaman kaçmalıyız. Yalanın bedenlerde huy haline gelinmesinden kesinlikle kaçınılmalıdır.

 

Doğru konuşmak, doğru belirtmek, doğru söylemek çok iyi bir özelliktir. Yalanın her türlüsünü söylemek ise fazlasıyla kötü bir haslettir. Kendisini geliştirmiş insanların çoğu, gelişmiş olan memleketlerin çoğunu incelendiğinde toplumların yaşamlarından yalanların oldukça az olduğu görülmektedir. Aileden tutun da iş ahlaklarına kadar gelişmiş olan toplumlarda doğrunun her zaman hakim olduğunu görebilirsiniz. Birde geride kalmış olan ülkeleri takip edin ve de izleyin. Ticaret ahlaklarından tutunda, ailede ki ilişkilere, adalet sistemlerine kadar her şeylerinde yalan ve de hilelerin üst nokta da olduğuna şahit olursunuz. Gelişmiş olan ülkelerin çoğunda yalan düzeyi çok az, lakin geri kalmış olan ülkelerinde ise yalanın daha fazla olduğunu görebilirsiniz.

 

Unutmayın eğer ki sizler doğruyu takip ediyorsanız, olumlu ve de güzel olan şeylerin tesirini de Allah tarafından yaratıldığını görebilirsiniz. Sözümüz de müessir olur. Tavrımızla da doğruluk abidesinin olduğunu anlatmış da oluruz. Öyle ki karşınızda ki insana da iyi bir izlenim olur. Allah da doğrunun tesirini de fazlasıyla yaratır ve de artırır. Şunu asla unutmayın. Konuştuğunuzda her daim doğru konuşmanız gerekir. Hayır! doğru konuşmayacaksanız eğer kesinlikle susma hakkınızı kullanmanızı tavsiye ederim. Şunu bilmeniz gerekir ki iyi ahlakın en güzel alameti de doğruluktan geçmektedir. İnsanları yükselten, belirli makamlara getiren her daim doğruluk olmuştur. Aşırıya gitmek ve de her daim mübalağa da yapmak belirli bir noktadan sonra yalana girer. Bir insanın, bir toplumun, bir memleketin ve de bir ülkenin gelişmesinin esası doğruluk olmalıdır. Unutmayın ki insanoğlunu bilge yapan da her daim doğruluk olmuştur.  

 

Yalan, tesiri yüksek olan bir zehir olup rahatlıkla insanoğlunu öldürebilecek seviyededir. Yalan konuşarak, yalandan bir şeyler yaparak asla ama asla bir yerlere varılmaz. Yalanın renkleri asla yoktur. Yalanın siyahı da, pembesi de, kırmızı da kötüdür. Yalan her daim doğru bildiğiniz şeylerin aksini söylemektir. İnsanoğlunun gerçek olan kanaatine aykırı beyanda bulunulması durumudur.

 

Yalanın ya da yalanların söylenilmesi gereken çok nadir ortamlar da olabilir. Şöyle ki savaşın içerisinde düşmana yalan söylenilebilir. Çünkü kendi ülkeni onlardan korumak mecburiyetindesin. Ayrıca ailelerin mutluluğu ve de ailelerin parçalanmaması, dağılmaması ve de çok acı bir gerçeği örtmek için söylenilebilir. Tabi şöyle bir durum vardır ki hepimiz için geçerli olan bir noktadır. Bazı gerçeklerin ortaya çıkmaması, çıkmasından daha hayırlı olabiliyor. Böyle kutsal olan nedenler içinde illa ki yalan söylemekte gerekmez. Bilinmelidir ki her doğrunun da her yer de söylenilmemesi gereken bir gerçek de vardır. Bazen o şeyleri saklamak, örtmek, o olayı sadece Cenabı Allah ile aranıza bırakmak belki de en iyi olanıdır. Bazı şeylerin de saklı kalınması daha çok hayırlara yol açmakta olup, daha da hayırlıdır. Günahları örtmek, yaymamak en güzel olanıdır. Kötülükleri yaymamak kesinlikle ve kesinlikle en hayırlısı ve de en güzelidir. İnsanoğlunun yaptığı yanlışlar, söyledikleri yalanlar ancak ve ancak tövbe ile silinir. Tövbe de yapılan ve de söylenilen şeylerden pişmanlık duymak ve de bir daha tekrar etmemek, aynı hataya bir daha düşmemek demektir. Tövbe de insanoğlu için gerçekten de bir iç temizliğin, bir iç onarımın restore edilmesi durumudur. Yoksa bunları her daim yapıp yapıp yalan söylemek değildir.

 

Öncelikli olarak kendimize, ailelerimize, kardeşlerimize, çocuklarımıza, eşlerimize, komşularımıza, arkadaşlarımıza ve de tüm dostlarımıza yalan söylemekten vazgeçelim. Yalansız bir dünyanın oluşturulması için hep beraber mücadele edelim. Adımlarımızı birlikte atalım. İnsanların yüreklerinde hiç şüphe bırakmayacak adımlar atalım. Vicdanınız evet demiyor ise; o şeylerden kesinlikle kaçınılması hepimizin yararına olacaktır. Kesinlikle ve kesinlikle yalana başvurmayalım. Emin adımlarla hep birlikte yalan söylemekten uzaklaşalım.

 

Vesselam…

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

Share
584 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Yalan, Tesiri Yüksek Olan Bir Zehir Türüdür” için 1 yorum

  1. KURTULUŞ YİNE ERKEN SEÇİMDE
    Dogu ve Guneydogu Anadolu da oy kaybetmemızın en buyuk hatalarından bırı de bolgede yasayan vatandaşa degıl de buyuk sehırlerde ozellıkle Ankara da yasayan ama o ıl dogumlu kısılere ozellıkle ilk sıraların verılmıs olmasıdır…
    Bolgeden sorunlarından uzak, bolge realıtesıne hakım olmayan , vatandasından , esnafından bı haber kısılere verılmıs olması da bır tepkı getırdı…
    yanı Dıyabakırlı olup ta Ankara da buyumus bır ınsan ne anlar Dıyarbakır’ın butununden ..
    Ya da Urfalı olup ıstanbul da buyumus bırı gelıp Urfa dan aday oluyor..neymıs Urfalıymıs..pekı bu yasına kadar kac defa Urfa ya gelmıs..Urfa lılar ıcın nasıl projeler gerceklestırmıs..???
    Butun ıllerımızde hemen hemen bu handıkap yasandı…
    Ya da Asiret resılerıne verıldı adaylıklar…
    Zaten asıret Reısı halkının kıymetını bılse asıret dıye bır yapı kalmaz..
    Guney ve Dogu Anadolu da kemıklesen feodal yapıyı cozmek lazım. Oradakı aşıret olgusunun baskı psikolojısını zayıflatmak lazım…
    Çunku ınanın bolge halkı bazen sadece asıret reısıne duydugu ofkeden dolayı bıle oyunu ıllegal olusumlara verıyor…
    Bır nevı ona köle muhabetı yapan asıret reısını cezalandırmak nıyetıyle
    bu ıkı bolge gıdecek yatırımlar , kredıler, fırsatlar asıret reıslerının uzerınden gecmemelı kı halka ulaşsın..
    halk asıretının zengınlerınden zulum gormesın saygı gorsun…
    Ancak o zaman der;
    evet ben yalnız degılım ben bıreyım oyum onemlı …
    Dagdan gelenden korkmasın
    Oyunu gıdıp sandıkta demokratık sekılde kullansın

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EN BÜYÜK DOKUNULMAZLIK HAKEMLERİN

    22 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    EN    BÜYÜK     DOKUNULMAZLIK    HAKEMLERİN Mevcut  Anayasa  değişiklikleri gündemde iken; bir madde  de, futbol hakemlerine dokunulmasına yönelik, konsa da; biz de şu işten bir kurtulsak... Beklentimiz bu yönde idi. Amma olmadı… Hafta sonları Ülke gündemini en çok meşgul eden konu; futbol  maçları ve  hakemleridir. Verdikleri, vermedikleri kararlar ile; günlerce konuşulurlar... Ülkede bir çok konu olmasına rağmen; onlar hep bir numaradır. Kimse hesap soramaz... Koca, koca başkanlara ceza verilir, onlar kenarda; kıs, kıs gülerler...
  • Allah İçin..

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aşağıdaki iki hadise dikkat edelim. Çok mühim! (İyi işe vesile olan, hayatında ve öldükten sonra da o işi yapanlar kadar sevap kazanır. Kötü işe ön ayak olana da, bu iş terk edilinceye kadar, bunun günahı yazılır.) (Bütün ibadetlere verilen sevab, Allah yolunda gazaya verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın sevabı da, Emr-i maruf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize göre bir damla su gibidir.) Şu halde, günah olan işlere yardımcı olmak, o günaha ortak olmak demektir. İnsanlığın dünya ve ahiret saadeti ...
  • NEREDE DEVLET – BURADA DEVLET

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gururlanmamak mümkün mü? Pazartesi gecesi (16.01.2017) saat 23:40 Reina katliamı sanığını Türk polisi, tek kurşun atmadan kimsenin burnunu kanatmadan, 20 dakikalık bir operasyonla dünyanın en iyi yetiştirilmiş 4 dil bilen DEAŞ’lı terörist (adına kurban ola) Abdülkadir Maşharipov’u hücre evinde, hemde suç ortaklarıyla canlı olarak yakalamıştır. Olaya, bir katil yakalama diye bakarsak gerçekten basit bir vakadır. Ama burda bir katil değil, dünya’yı rahatsız eden ve binlerce insanı katleden, yurdundan, yuvasından eden, dünya’yı yeniden dizayn etm...
  • Allahım..! İşlerin Hepsi Güzel.

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiye...
UA-36507442-2