logo

reklam

VİCDANIMIZIN SESİNİ DİNLEME ZAMANIDIR.!


facebook
Ahmet AL
alahmet53@hotmail.com

  Değerli dostlar la yaklaşık bir yıldır seçimle yatıyor, seçimle kalkar olduk, ama çok şükür, onunda sonuna geldik kala kala burda 1 haftamız kaldı. Biliyorum artık seçimlerden yorulduk,  ama ülkemiz için değer mi değer. İnşallah, sandığa giderken vicdanımızla bir geçmiş yılların muhasebesini yaparız. 23 Nisan 1923’ten 1950’ye kadar geçen tek partili C.H.P döneminde yaşanılanları rahmetli Turan Güneş’in hatıratında dediği gibi “ 1950’ye kadar Kandıra’daki, kasaptaki koyunu, kaymakam, mal müdürü ve kasabadaki diğer bürokratlar satın alırdı.” 1950’den sonra koyun etini esnaf da satın almaya başladı. Memurların gücü et almaya yetmezdi; diye anlatır.

             Belki çok eskilere gittik; CHP’yi anlatmak için yakın zamanda ondan geri kalmaz. Çoğumuz bir tüp almak için geceden sıraya girdiğimizi veya bir sanayağı için bakkalda kavga yaptığımızı veya bir sağlık hizmeti almak için geceden sıraya girdiğimizi, doktorun yazdığı ilacı almak için eczane  eczane gezdiğimizi veya işçilerimizin belediyelerden maaşlarını alamadıklarını unutmuş olabiliriz. Uçağa sadece zengin ve bürokratların binebileceğini, memur ve esnafın bakakaldığını hatıralardan çıkmış, olabilir.

             Bunlar bizim kaderimiz değildi.2002’ye kadar geçen süreçte gerek CHP iktidarları veya onların oluşturduğu koalisyonların halka çıkardığı ekonomik faturalardı. Sadece ekonomik faturalar mı.? Hayır, sosyal sorunlarımız ekonomik sorunlarımızdan daha fazla Türkiye’nin her yerinde best online casino sokağa çıkamaz olmuştuk. Çocuklarımızı korku ve kuşku ile pencerelerde bekler; babalarımız işlerine helallaşarak giderdi. İnsan değeri insanlığın altına düşmüştü.

             İ.M.F Türk Siyasetinin planlayıcısı olmuş; bağımlı bir ülkenin çaresizliğinin keyfini sürüyordu. Türk Milletinin asil iradesinin 2002 seçimlerinde yeniden tecellisini görüyoruz. Bu irade kendi ülkesinin sorunları olan ekonomik ve sosyal meselesini çözerken Ortadoğu’nun yıldızı olmuştu.

             Bu iradenin Ortadoğu’yu dizayın edebileceğini gören; büyük şeytan Amerika, batı ve küresel güçler, P.K.K  (PKK’nın uzantısı PYD’ye 100 ton silah vererek)’ yı ve DEAŞ’ı destekleyerek, kendi emellerine engel olacak İRADEYİ her ahvalde olay çıkartarak son bir yılda bilhassa 6-7 Ekim’den  sonra terörü hızlandırarak ülkenin huzurunu kaçırtıp, bulanan suda Türkiye’yi bir Lübnan, bir Yemen, bir Libya, bir Irak veya bir Suriye yapıp kendi İSRAİL devletlerini kurmak veya Irak ve Suriye’de olduğu gibi kurtlar sofrasını kurup el sofrasında keyif yapmanın planları yapılmıştır.

            Bu büyük resmi iyi okurken teröründe zalim sinsi, vahşi ve gayrimeşru olduğunu unutmamalı ve toplumun birliğine dirliğine her zaman kast edeceğini karakterimiz olan hürriyetimizi ve siyasilerimizi mahvedeceğini medya kurum ve kuruluşlarımızı ele geçirebileceklerini, askerimizi ve polisimizi katlettiklerini unutmayalım, ama tüm bu olumsuzlukların bir taraf edilebilmesi için daha doğrusu söz konusu ÜLKEMİZ – DEMOKRASİMİZ – GELECEĞİMİZ, ise tüm farklılıklarımızı bir yana bırakıp güçlü bir iradeye VİCDANIMIZIN SESİNİ  dinleyerek destek vermenin zamanıdır. Unutmayalım, yarın geç olabilir.

Ahmet AL

Share
4014 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Ön...
UA-36507442-2