logo

reklam

VEFA BULUŞMALARI


facebook
Müslüm AKTÜRK
muslumakturk@hotmail.com

Önce ‘Vefa’nın anlamını biraz açarak başlayalım yazımıza. Vefa; sadece yakında iken değil uzaklarda olsa da sevgiyi, bağımlılığı devam ettirebilmektir… Yalnız iyi günde değil, zor zamanlarda da dostunun, hemşehrilerinin, şehrinin yanında olabilmektir…

Hadis-i Şerif’te buyuruldu ki: Kıyamette hiç bir himayenin bulunmadığı zaman, Allahü Teâlâ’nın himayesinde bulunacak yedi kişiden biri, birbirini (sırf Allah rızası için) sevenlerdir.) [Buhari] 

Yüce Rabbim, ‘Vefa’ya bu açıdan bakarak insanları, Kendisinin rızası için sevmemizi nasip etsin…

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, vefa konusunda güzel bir adım attı ve 11 Nisan Kurtuluş Bayramı kutlamaları çerçevesinde , “Urfa’nın Değeri Vefa Buluşmaları” programı düzenledi. 80’i Şanlıurfa dışından olmak üzere yaklaşık 140 kişiye, “Şanlıurfa’ya karşı vefalı hizmetlerinden” dolayı  “Vefa Beratı” verildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Nihat Çiftçi’ye, bu projenin fikir babası olduğunu öğrendiğim Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreter Vekili Sayın Abdulkadir Açar’a, bendenizi de bu ödüle layık gördükleri için teşekkür ediyorum. Ayrıca; seçici kurula, bizi telefonla bilgilendiren belediye personelinden, karşılamak için havalimanına kadar zahmet edip gelen organizasyon şirketinin elamanlarına (Şahin Çalışkan) kadar, emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum…

‘Vefa’ gerçekten önemli bir duygu ancak bu sevgi uzaklarda olduğunuz dönemde yaşatıldığında size daha fazla mutluluk veriyor. Şanlıurfa’dan yıllar önce ayrılmış olmanıza rağmen “unutulmadığınız” hatırlatıldığında vefanın anlamı bir başka oluyor…

VEFA BERATI’NIN YERİ BAŞKA

Bu duygularımı Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreter Vekilimiz Sayın Abdulkadir Açar hocamıza da ilettim. 35 yıla yakın bir zamandan beri gazetecilik mesleğiyle uğraşıyorum. Anadolu Ajansı gibi bir kurumda emekli olana kadar çalışınca, görev yaptığımız bölgelerdeki gelişmeler de ülke genelini hatta dünyayı ilgilendirince haliyle önemli haberlere imza atmış olduk. Ayrıca gazetecilik mesleğinde kolay kolay emekli olunmuyor. Anadolu Ajansı’ndan resmen emekli olduktan sonra da yıllardan beri hala aynı işimizi sürdürüyoruz. Dolayısıyla bu süre zarfında çeşitli ödüller aldık…

Şunu içtenlikle söyleyebilirim; hiçbiri Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığımızın verdiği Vefa Beratı’nın yerini tutmadı. O günkü koşullarda o ödüller de beni mutlu etti ancak bu satırları yazdığım sırada evde konsolun üzerine dizilmiş ödüllere baktığımda Vefa Beratı’nın daha ayrı bir yeri olduğunu gördüm…

GELENEKSELLEŞMELİ

Vefa Gecesi nedeniyle düzenlenen törende uzun zamandan beri görüşemediğimiz dostlarla buluştuk. Bol bol sohbetler ettik. Bu gece nedeniyle şehrimize olan borcumuzun hiçbir zaman bitmeyeceğini, sorunların çözümü için gayretimizi biraz daha arttırmamız gerektiğini hatırladık!      

Bu toplantıda vefa var, kaynaşma var, bereket var. Dolayısıyla bu buluşma gelenekselleştirilmeli ve önümüzdeki yıllarda ülkemize ve şehrimize vefalı hizmetlerde bulunan diğer hemşehrilerimiz de Vefa Beratı ile onurlandırılmalı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreter Vekilimiz Sayın Abdulkadir Açar’dan edindiğimiz bilgiye göre bu yönde bir çalışma düşünüldüğünü de hatırlatmış olalım…

KULP BULMA HASTALIĞI

Vefa Buluşmaları güzel bir fikir ve ilk kez gerçekleştirildi. Bakanlar Kurulu’nun Şanlıurfa’da toplanması nedeniyle kent protokolü biraz sıkışık durumda kaldı. Haliyle bir takım eksiklikler yaşandı. Ancak; her ilklerde bazı aksaklıklar yaşanabilir. Önemli olan böyle bir projenin gerçekleşmesiydi. Demek ki, Urfalının terazisi yeri geldiğinde eksik tartmıyormuş!

Ayrıca, “Her şeye bir kulp bulma” hastalığından artık kurtulmamız, bardağın dolu tarafını görmemiz lazım. Bize düşen görev; gereksiz tartışmalarla, proje üretmek isteyenlerin moralini bozmak yerine onlara yeni fikirler sunarak Şanlıurfa’nın ufkunun daha açılmasına katkıda bulunmak olmalı…  

Share
390 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2