logo

reklam

Vatandaşım Olamayan Vatandaşlarım (1/3)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Vatandaşlıkla ilgili öylesine dramlar yaşanıyor ki ülkemizde, inanılır gibi değil. Vatandaşlıkla ilgili böylesine çirkin, böylesine insanlara eziyet çektirici yasayı hazırlayanları da, yapanları da kınıyorum. İşin içine girdikçe nasıl yüz karası, insanlık dışı bir yasa yapılmış olduğunu görmek beni gerçekten çok üzüyor. Bizim anlı şanlı solcularımız ve insan hakları denince mangalda kül bırakmayan aydınlarımız kendilerine yönelik böylesine çirkin ve insan haklarını hiçe sayan bir yasa yapılsaydı, düzeltilene kadar hiç durmadan grev yapıp protesto ederlerdi. Yazık ki yasanın mağdur ettiği bu insanların akıllarına her estiğinde grev yapma, protesto etme gibi bir seçenekleri yok. “Suç işledin” deyip anında sınır edecekleri için ağızlarını açıp tek kelime söyleyemiyorlar maalesef. İnsan Hakları ile ilgili derneklerimiz, vakıflarımız ülkemizde yaşanan insanlık faciasını göremiyorlar. Sadece Suriye’den veya da diğer Ortadoğu ülkelerinden kaçak gelenlere arka çıkıp, şov yapmak için seslerini çıkartıyorlar, hepsi o kadar.

Ve hala daha da mevcut hükümet, vatandaşlığı kolaylaştıracağına elden gelen zorluğu çıkarmak için, yeni kurallar getirmek ve uygulamaya koymak peşinde. Gerekçeleri de Kuveyt, Dubai gibi ülkelerde vatandaşlık verilmiyormuş çalışanlara! Bizim bağımsız ve egemen olarak tanınmadığımız ve hala daha var olmak için mücadele verdiğimizi unutmuşlar, tanınan, bağımsızlıklarını elli sene evvel kazanmış,  egemen devletlerle aynı kefede olduğumuz düşünüp, insanlık için yüz karası olacak yasalar yapmaya, kurallar getirmeye çalışıyorlar. İş insan haklarına gelince hiçbir şeye dokundurtmayan, halk dili ile “mangalda kül bırakmayanlar”, konu bizim öz be öz Anadolu insanımızın vatandaşlık haklarına gelince, insan haklarını bir kenara fırlatıp, en azılı ırkçı kesiliyorlar.

Bana gelen, vatandaşlık konusu ile ilgili bazı mesajlar aşağıda. Okuyun kıymetli okuyucularım ve sizler karar verin nasıl yüz karası bir yasa yapıldığına.

Birinci yazıdaki gencimiz KKTC’de doğmuş, büyümüş ve başka hiç bir ülkeye gitmeden 18 yaşına gelmiş. Bırakın kendisini vatandaş yapmayı, açıkçası “defol git” diyoruz yüzüne. Her ay yurt dışına çıkmaya ve tekrar geri dönmeye mecbur etmişiz kendisini. Evladımızı buna zorlayan hastalıklı beyinlerin gerekçesi de, “ikameti devamlı olmasın ve vatandaşlık hakkı kazanmasın!” Gerekçeye bakın siz. Bu ülkede doğacak, büyüyecek, 18 yılını geçirecek ve biz hala Avrupa’da mevcut ve uygulamada olan insan haklarına tümden aykırı olarak kendisini vatandaş yapmamak için elden gelen her zorluğu çıkaracağız. Allah layık olduklarını versin, böylesine çirkin gerekçe üretenlerin ve de uygulamaya koydurtanların…

Ülkemde doğan ve 18 yıl yaşayan bir evladımıza vatandaşlık verilmeyecek de kime verilecek çok merak ediyorum gerçekten. Keşke Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilecek hakları ve konumları olsaydı. Ki, kendi adıma söyleyeyim; Bu çirkin, insanlık dışı kararları üretenleri dava ederek haklarını aramalarına yardımcı olmak için bir an olsun tereddüt etmezdim.

Muhaceret Polislerimizin bazıları da bir başka alem. Burada doğup büyüyen gençlerimizi hem yurt dışına çıkmaya mecbur ediyorlar, hem de girişlerinde, ailesinin, evinin, barkının, okulunun KKTC’de olduğunu, yurt dışında kalabileceği hiç bir yeri olmadığını bildikleri halde,

sadece 30 günlük ziyaretçi izni veriyorlar gençlerimize, bu talihsiz, vatandaş olmalarına kasten izin vermediğimiz doğal vatandaşlarımıza…

Elimde, bana gönderilmiş çok sayıda iç burkan, insanı isyan ettiren mesajlar var. Dünyada okuma düzeyi en yüksek olan ülkeyiz diye övünüyoruz ama ülkemizde doğan büyüyen, emekli olup buraya yaşamlarının son baharını huzur içinde geçirmek için gelip yerleşmek isteyenlere de şeytanın bile aklına gelmeyecek zorluklar çıkartacak kadar kötü kalpli olduğumuzu da hiç söylemiyoruz.  Herhalde dilimiz varmıyor, veya da işimize gelmiyor bu konuya girmek… (devam edecek)

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

22 Haziran 2015

Share
323 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2