logo

reklam

Vahşileşen İnsanlığın Ahlaksızlığı


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Bütün dünya, tüm ülkeler ve de insanlığın hepsi adeta insanlıktan çıkmış bir duruma gelmişler.

 

Bunca acılara, gözyaşlarına rağmen insanoğlunun vurdumduymazlığı ve de sorumsuzlukları adeta her geçen gün daha çok meydana çıkmaktadır.

 

Dünya, vahşileşen ve de canavarlaşan bir nesil ile karşı karşıya kalmıştır.

 

Bütün dünyada özellikle de Ortadoğu Coğrafyası yani İslam Coğrafyası dediğimiz bölgelerde bütün pisliklerin, zorbalıkların hüküm sürdüğü, halklarının büyük bir kısmının Müslüman olduğu ülkelerin durumları hiç iç açıcı görünmüyor.

 

Ortadoğu Coğrafyasında masum ve de mazlum olan halkların özellikle çocukların ve de gençlerin ölümleri her geçen gün bir kez daha yüreklerimizi parçalamaktadır.

 

Bu kutsal Ortadoğu Coğrafyasında işkencelerin, vahşice kıyımların insanlığın ne derece vahşileşip, ne derece canavarlaştığının çekilmiş bir fotoğraf karesidir.

 

İnsanlık o kadar kötü olmuş ki; adeta vahşileşen, canavarlaştırılmaya ve de vahşileştirilmeye çalışılan bir insanlık ile karşı karşıyayız.

 

İnsanların vahşileştirilip canavarlaştırılmasının fikri altyapısında sürekli olarak sistemli ve programlı bir çizgi ile emperyalist güç ve de Siyonistler tarafından oluşturmakla beraber oluşturulmaya da devam edilmektedir.

 

Bu Ortadoğu İslam Coğrafyasında aramıza adeta nifak tohumlarını ekmeyi başaranlar, insanlıktan nasiplerini almamış olan şer güçler, öyle sinsi ve de planlı bir şekilde geliyorlar ki adeta bir sözle bütün insanlığı, bütün Müslümanları, bütün mazlum halkları birbirine düşürerek kuklaları elleriyle katletmektedirler.

 

Yeryüzünde ki bütün insanlık Ortadoğu Coğrafyasında olanlara adeta kör, sağır ve de dilsiz olmuş durumdadırlar.

 

Suriye’de, Libya’da, Mısır’da, Irak’ta ve İran’da insanlar işkencelerden geçirilmekte, idam edilmekte ve deadeta bir kurban kesilir gibi boğazlarından kesilerek katledilmektedirler.

 

Çocuklarımız, kardeşlerimiz, gençlerimiz, kadınlarımız kör kurşunlarla, kimyasal silahlarla hunharca öldürülürken; hayvanlaşan aynı zamanda vahşileşen insanların kendi zevkleri uğruna plajları doldurup şehvetperest bir dünyanın ve kendi tatillerini yazlık villalarda geçirme üzerine her saat diliminde plan ve de programlarla meşgul olan sorumsuz olan bir dünya, bir coğrafya, bir toplumla karşı karşıyayız.

 

Mısır’da, Suriye’de, Libya’da, Irak’ da şehit edilen binlerce mazlum Müslüman’ın verdikleri mücadelelerin ahlaklığını bütün dünyaya göstermesine rağmen yine de bütün dünya o mazlum Müslümanlara sırtlarını dönmekte ısrar ettiler.

 

Yeryüzünde ki bütün canlıların görmesine rağmen, yavşaklık olan bir hastalığa tutulan bir dünyada yaşamak, insanlığın ilkesizlik ve de kaosa sürüklendiği bir zaman diliminde soluk alıp vermenin ciddi manada sıkıntı vermesi gerekirken ne yazıktır ki duyarsızlıkla beraber sırtlanlaşma hastalığı birçok kişinin belini bükmüş bulunmaktadır.

 

Kuralsızlık, adaletsizlik, hukuksuzluk, ilkesizlik tüm devletlerin ve de toplumların organlarını pençelerine almış bulunuyor.

 

Yeryüzünde ne kadar katledilmiş, idam edilmiş, öldürülmüş mazlum insanlar varsa, bu mazlumların kanının dökülmesinden tüm insanlık sorumludur ve de bütün insanlık er ya da geç hesaba çekilecektir.

 

Yeryüzü, dünya ve bütün insanlık her zaman ki gibi bütün zulümlere sessiz, kör, lal ve de sağır olmakla meşguller.

 

Söz konusu Müslüman kanı, Türk kanı ve de Kürt kanı olunca gören gözlerin tamamı göremez, konuşan dillerin tamamı konuşamaz, duyan kulakların tamamı duyamaz oluyor. Bu da küfrün süregelen en belirgin durumudur.

 

Bu kutsal coğrafyada şer odakları hiçbir zaman değişmedi. Dünün de, bugünün de şer odakları yine aynıdır. Yarının da şer odakları yine aynı olacaktır. Belki bunlar farklı yollardan, farklı şekillerden piyasa çıkmaya çalışacaklardır lakin yine de aynı mantıkla yola devam etmektedirler.  

 

Söz konusu Müslüman, Türk ya da Kürt mazlumları olunca savaşların, öldürmelerin, idamların, ezilmelerin ahlakı rahat bir şekilde çiğnenmektedir.

 

Yeryüzünde ilkesizliklerin ardı arkası kesilmeyi bilmiyor.

 

Yeni Dünya, yeni yeryüzü ve de insanlık var olan insanlıklarını kaybettiler.

 

Vicdanların tamamı katledildi.

 

Dünya da özellikle İslam Coğrafyası olan Ortadoğu Coğrafyasında barışın da, savaşın da ahlakı kalmamış. Kuralsızlıklar alemine girilmiş bir şekilde almış başlarını gidiyorlar.

 

Bu Kutsal Coğrafya için, insanlık için, mazlumlar için sözde Birleşmiş Milletler yani “Birleşmiş Münafıklar” topluluğu acil bir şekilde toplanmalı ve de bu İslam Coğrafyası için güzel şeyler yapmalılar.

 

İlkesiz, adaletsiz, ahlaksız tavır ve de duruşlara, stratejik olan katliamlara ve de mazlumların öldürülmesine karşı bütün dünyanın, bütün Müslümanların özellikle bütün Ortadoğu Coğrafyasında yaşayan insanların ayağa kalkması dileğiyle…

 

Vesselam.

 

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
443 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Allahım..! İşlerin Hepsi Güzel.

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiye...
  • “ VƏTƏNÇİN ÖLƏNƏ ÖLÜ DEYİLMƏZ! ”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

          Yenicə ATA olmuşdu. Valideyn olmağın sevincini yaşayırdı. SƏNGƏRDƏKİ dostları ilə bölüşdü, çin olmuş arzusunun səadətini. Həyata ilk qədəmlərini atan oğlunu görmək, onu qucağına almaq, cənnət ətirli qoxusunu duymaq üçün günləri sayırdı. Qəlbi ümidlər, arzular, xəyallar ümmanına çevrilmişdi... Amma düşmən gülləsi aman vermədi, oğlunun şirin qığıltısını eşitməyə. Onun beşiyi başında səngərdən, hərbdən, qanlı döyüşlərdən, qolları üstündə gözlərini yuman şəhid igidlərdən bəhs edən hekayətlərini birər-birər nəql etməyə. Ömrü qə...
  • Azadlıq Şəhidləri

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah yolunda öldürülənlərə(şəhid olanlara)”ölü deməyin”.Əksinə,onlar (Allah dərgahında) diridirlər,lakin siz bunu dərk etmirsiniz. “Bəqərə” sürəsi 154                        Azərbaycan tarixinin qızıl səhvələrinə bir ölməzlik dastanı yazdılar. Məğrur baxışları soyuq daşlara həkk olundu. Sabahı düşünmədən Azadlıq toxumunu torpağa səpdilər. Nə tank,nə güllə,nədəki ölüm yollarında döndərə bilmədi.Ürəklərdə əbədi məskən saldılar.Elə bir məskənki,məzarları belə olmasa bir millətin bir ulusun qəlbində yaşayacaqlar. İllər,əsirlər bel...
  • Yarını 1960 ile kıyaslamak

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Yarını 1960 ile kıyaslamak KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Salı akşamı TRT HABER’de ve yerel televizyonlarda canlı olarak yayınlanan “Anadolu Soruyor” programında müzakereler ile ilgili yaptığı açıklamalar bana göre “Çok düşündürücü” ve kabul edilemezdir. Sayın Akıncı söz konmuşu canlı yayında hiç durmadan müzakereler sonrasını hep 1960 koşulları ve 1960 Cumhuriyeti’nde Kıbrıslı Türklerin Anayasal hakları ile karşılaştırdı ve bir çözüme varılırsa nasıl bu koşullardan daha ileriye gideceğimizden bahsetti. Sayın Akıncı’ya gör...
UA-36507442-2