logo

Uzman Erbaşların Kadro İsyanı!


facebooktwittergoogle plus
Mehmet Zengin
Mehmetzengin16@hotmail.com

Bugünkü yazımı uzman erbaşların uzun süredir çektikleri sıkıntılara ayırmaya karar verdim. Bu konu üzerine yazma kararını okurlarımın ricası üzerine aldım. Uzman erbaş olarak görev yapan okurlarım, kendileri ve diğer meslektaşları adına mağduriyetlerini ve taleplerini yöneticisi olduğum, yazdığım “Mercekhaber Gazetesi’nde dile getirmem için ricada bulundu.

Halkın sesi olan Mercekhaber Gazetesi’nin bir ferdi olarak; halkın bir bölümünün sorununu, sıkıntısını, talep ve isteklerini ele almak, kamuoyuna duyurmak en temel görevlerimiz arasındadır. Bu düşünceyle sözleşmeli uzman erbaşların bana ilettikleri sorunlarını ve isteklerini kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.

Bu konu ile ilgili bir yazı yazmaya karar verdikten sonra hemen kısa bir araştırma yaptım. Yaptığı araştırma sonucunda Türk Silahlı Kuvvetleri’nde 2010 yılında 67 bin olan uzman erbaş sayısının 35 binin altına düştüğünü yönünde bilgiye ulaştım. Özlük haklarındaki var olan sıkıntıların ortadan kaldırılmaması gerekçesiyle son bir yılda ise 8 binin üzerinde uzman erbaşın sözleşme yenilemeyerek istifa ettiğini öğrendim.

Emekli uzmanlar derneği yetkilileri, uzman erbaş olarak görev yapıp istifa edenler ile halen görevde bulunanlara göre uzman erbaş sayısındaki bu düşüşün nedeni olarak “özlük haklarını” gösterirken; Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, uzman erbaşların istifa nedenlerinin “başka bir işe girme arzusu, görev şartlarının zorluğu, aile bütünlüğünü sağlama isteği” olarak açıkladı.

Uzman erbaş olarak görev yapan bir kardeşimizin kendi ifadesiyle; “3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu beni ve tüm meslektaşlarımızı çok mağdur etmektedir. Bu kanunun değiştirilerek kadroya alınmamızı talep ediyoruz.” Anlaşılacağı üzere uzman erbaşlar sözleşmeli olarak çalışmaktan mutlu değiller ve kadroya alınmalarını talep etmektedirler. Hükümetin kendilerine yönelik bazı iyileştirmeler yaptığını vurgulayan okurum; “ iyileştirmelerin yapıldığını inkar edemem ama bizim en önemli sorunumuz kadrolu olmamamızdır. İstediğimiz ayrıcalık, imtiyaz değildir. Her kamu çalışanına hangi haklar tanınıyorsa onu istiyoruz. “ Diyerek ‘kadro’ vurgusu yaptı.

Uzman erbaşların bana ilettikleri sorunlarının bir kısmını yine kendi ifadeleriyle satırbaşları biçiminde sizlerle paylaşmak istiyorum:

-“Dağda, bayırda olan biziz. Şehit olan biziz. En kritik yerlerde görev yapmamıza rağmen neden hala sözleşmeli olarak görev yaptığımızı anlamakta güçlük çekmekteyiz. Bu kadar stresli ve tehlikeli bir işte çalışıp da, bir de sözleşmeli olmak dayanılmaz bir durum. Geleceğimizden emin değiliz. “

-“ 30 bin uzman çavuş ve jandarma uzman çavuşa kadro verildi. Benzer bir görev yapmamıza rağmen bize neden kadro çok görülüyor?”

-“ Bir aylık cezalarda ve 90 günü aşkın alınan hava değişimlerinde cezalandırılıyor, meslekten atılıyoruz.

-“ Tüm kamuda çalışanların faydalandığı ek gösterge uygulaması sadece bize verilmiyor. TSK’daki tüm personel ek-göstergeden faydalanırken sadece bize verilmemesini neyle izah edeceğiz?”

-“ 45 yaşında zorla emeklilik adil değil.  Bırakın isteyen çalışsın, dileyen hak etmişse emekli olsun. 20 yıl uzman erbaş olarak çalışıyorsun 45 yaşından sonra emekliliği hak ettiğin yaşa kadar çalışıyorsun emekli edilirken 20 yıl çalıştığın statü de değil de 3 ay çalıştığın sivil memur olarak emekli edilmek çok zorumuza gidiyor.”

-“ Benimle aynı süre görev yapmış ve aynı miktarda prim ödemiş subay ve astsubaylar neden benden fazla emekli maaşı alıyorlar? Taban maaş üzerinden kesilen prim miktarı tüm TSK çalışanları için aynı olmasına rağmen en düşük emeklilik maaşını biz almaktayız.”

Uzman erbaşların genel anlamda dile getirdikleri sorunların bir kısmı bunlardan ibarettir. Onlara göre sözleşmeli statüsünden çıkartılıp kadroya alınmaları sorunlarının çözümünde temel teşkil edecektir.

Biz; ülkemizin savunmasında, terörle mücadelesinde önemli rol oynayan ‘uzman erbaşlarımızın’ sorunlarını bir kez daha gündeme getirerek hem onların ricasını yerine getirdik, hem de medya mensubu olarak görevimizi yapmış olduk. Dileğim odur ki, Hükümet yetkilileri uzman erbaşların haykırışlarını duyar ve sorunlarını çözme yönünde irade gösterir. Ülkemizin çok önemli sorunlarını çözmüş bir siyasi hareketin bu soruna da iki tarafı memnun edecek bir çözüm bulacağına inancım tamdır.

MEHMET ZENGİN

14.03.2016

 

Etiketler:
Share
1677 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Uzman Erbaşların Kadro İsyanı!” için 1 yorum

  1. Fatma : diyor ki:

    Mağdur kesimlerin sorunlarını, talep ve sıkıntılarını gündeme getirmenizi takdir ediyorum…Kaleminize kuvvet…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSANLIK ÖLMÜŞMÜ?

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İnsan, İslâm için kâinatta en değerli varlıktır. Düşünen her insanı hayrete bırakmaya yeterli, kudret kalemiyle yazılmış bir varlıktır insan. Kâinata sığmayan ilahi terennümü, iman ve aşkında yaşatabilecek bir gönle sahip varlıktır insan. Bir taraftan ruhunda kaynayan aşkla Yüce Yaratıcının emirlerine karşı sorumlu, diğer taraftan akıl ve irade gücünü kullanmada hürdür insan. İnsan, akıl ve irade sahibi bir varlık olmasından dolayı, potansiyel değerleri itibariyle meleklerden üstündür. İnsanın bilme yeteneğidir, eşyayı isimlendirme gücüdür, me...
  • Kötü Yöneticiler ve Zalimlikleri

    20 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Japon atasözünde şöyle güzel bir söz vardır; “Bin asker toplamak kolay olsa da onlara bir general bulmak çok zordur” der. Bir şirketin binlerce çalışanları olsa dahi iyi bir müdürün, iyi bir liderin, iyi bir üstün yoksa hem artan rekabet ortamlarında, hem çalışma durumlarında her daim başarısızlıklara ve adaletsizliklere imza atar dururlar.  Öyle ki her daim çalışan insanların hakları üstleri tarafından yenilmiş olup, üstleri tarafından her daim tehditler görecek ve çeşitli tehditlere maruz kalacaklardır. Her daim köleleştirme sistem...
  • Dürüstlük Pahalı Bir Mülktür, Ucuz İnsanlarda Bulunmaz.

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ´Dürüst olmak´´ doğruluğu benimsemek ve doğru olmak demektir.Dürüstlük, özde, sözde, yaşayışta doğru ve tutarlı olmayı gerektirir.Özde, sözde ve yaşamda dürüstlük insanın içinin ve dışının bir olmasıdır. Kişi, düşündüğü ve inandığı neyse, onu söylemeli, onu yapmalıdır.Bazı idealler o kadar değerlidir ki! o yolda mağlup olmak ta yenilmek te inanın bir zafer sayılır. Bana göre dürüst olmak bence insanın özünün, sözünün bir olma durumu, olduğu gibi görünmek farklı görünme ve farklı göstermeye çalışmamak yani sadece karşınızdakiler için değil kendi...
  • SÖZ NAMUSTUR!..

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Yerine getirmek niyetiyle söz vermek sevaptır. Verilen sözde durmak müstehaptır. Sözünde durmamak tenzihen mekruh olur. Kendisine söz verilen kimse, (Sen bana söz verdiğin için bu benim hakkımdır) demeye hakkı yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir kimse, yapmak niyeti ile verdiği sözü tutamazsa günah olmaz.) Yapmayacağı halde, yalan olarak söz vermek haramdır. Bu şekilde sözünde durmamak da günah olur. Yapmamak niyetiyle söz verdiği halde, sonradan, verdiği sözde durursa, yalancılık günahı affolmuş olur. Hadis-i şerifte, (Sözünde durm...
UA-36507442-2