logo

reklam

Uyan Ey İnsan


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Ömür Bir Nefes Neden beni getirip, teneşirde soydunuz ?
Arkasından yıkayıp, bir tabuta koydunuz ?
Neden toplandı bugün, burada bunca kişi ?
Bir yanlışlık olmalı, anlamadım bu işi !..
Niçin bağlandı çenem?.. Bu kefen neyin nesi ?
Söyleyin!. Gerçek midir, duyduğum salâ sesi ?
Ne işim var ki benim, bu musalla taşında ?
Oysa olmam gerekir, işlerimin başında…
Yoksa bu yaptığınız; bir oyun , bir şaka mı ?
Tadında kalsın artık, bırakın şu yakamı.
Ya sen, hoca efendi!. Oyuna dahil misin ?
Ben nasıl ölürüm ki; bu kadar cahil misin ?
Yoksa kim olduğumu, sen de mi bilmiyorsun ?
Bir özür dileyip de, kendine gelmiyorsun ?
Haberin var mı benim, şöhretimden, şânımdan?
O derin mafyadaki, büyük itibarımdan?..
Belki merak edersin, ünvanımı rütbemi;
Ulemâ susta durur, bir giyersem cübbemi.
Bana yakışıyor mu, burada böyle yatmak ?
Sanki ölmüşüm gibi, omuzlarda tur atmak ?..
Lütfen, hoca efendi, sürdürme şu oyunu;
Benim gibi bir kurda, güldürme şu koyunu..
Hele, şu cebindeki, telefonu bir ver de;
Bak nasıl açılacak, kapılar perde perde…
Şu gördüğün hüzünlü maskelere aldırma;
Onlara inanıp da, sakın namaz kıldırma.
Duydum ki; işgüzarlar, mezar bile kazmışlar.
Görüyorsun ya hocam, bunlar hepten azmışlar…
Kaldır artık tabutun, kapağını üstümden;
Sıkılmaya başladım, şu dikişsiz kostümden.
Aklını kullan hocam!.. Ben sözümü tutarım;
Seni Ulu Cami’ye imam bile atarım…
Karar ver de bu işi, tatlıya bağlayalım;
Maaşına ilâve , bir katkı sağlayalım.
Bu kadar şaka yeter, beni artık salıver;
İlk taksitin yerine, şu zarfı da alıver…
…………………………………………………..
Dinle ey âciz mevta!. Bu konuşan hocadır;
Gördüklerin ne şaka, ne de kandırmacadır.
Sağlığında ”yobaz” der, beni hep küçümserdin;
Şimdi ne oldu sana, hocaya postu serdin ?..
Uyan artık ey mevta!. Sen öldün.. Sağ değilsin ;
Çırpınışın boşuna, o dik başın eğilsin!.
Bu tabutlara daha, ne şöhretler girecek,
Neler gördü bu hoca, daha neler görecek…
Bekliyor Münker Nekir, şimdi seni mezarda;
Rüşvet müşvet geçmiyor, gideceğin pazarda.
Bu dünyada put yaptın, şan ,şöhreti, parayı;
Az sonra göreceksin, orda akla karayı.
Gelecek kulağına, önce şöyle bir hitap;
”Duymadın mı dünyada , Kurân diye bir kitap?”
Duydum desen bir türlü, duymadım desen yalan
Kurtarır belki seni, mafyadan arta kalan…

Share
197 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Din & Ahlâk ilişkisine dair…

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Din ve ahlâk ilişkisi tarih boyunca tartışıla gelmiştir. Kimileri Din ile ahlâkı bir tutmuş ve asla farklı düşünülemeyeceğini savunmuş, kimileri de birbirleriyle hiçbir ilişkisi olmayan kavramlar/disiplinler olduğunu ifade etmişlerdir. Nitekim geçenlerde bir sohbet esnasında “Ahlâk dinden, din ahlâktan ayrı düşünülemez. Din-ahlâk ayrımı yapmak kesinlikle yanlıştır.” İfadesi kullanıldı.   Oysa ki; Din ve ahlâk kavramları, birbiriyle oldukça ilişkili, adeta birbirinin mütemmimi (tamamlayıcısı) olan iki kavram olmakla beraber, ...
  • HER ŞEYE RAĞMEN BAYRAM MUTLULUKTUR

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

      HER ŞEYE RAĞMEN BAYRAM MUTLULUKTUR Ülkemizde yaşanan, tüm olumsuzluklara rağmen; manevi havayı , bolca teneffüs ettiğimiz, Ramazan ayından sonra; Bayramı yaşamak, bir mutluluktur. Allah'ın müslümanlara bir hediyesidir. İnsanoğlu, Kıştan sonra, bahar sevincini nasıl yaşıyorsa; Bayram sevincini de; öyle yaşamalıdır. Özellikle, böyle zor günlerden geçtiğimiz şu zamanda; Bayramımızı coşku ile, kutlamak; bizim dışımızdaki tüm düşman ve hainlere verilecek, en güzel cevaptır. Haydi, bayramımızı kutlamaya... Haydi ,çocuklarımızı bu manev...
  • KULUN ALLAH SEVGİSİ

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah kulunu severse Behrullah Efendi "rahmetullahi aleyh", Anadolu Velilerindendir. Kabr-i şerifi Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Eksel köyünde bulunuyor. Bir gün sordular bu zata: - Allah’ın bir kimseyi sevdiğinin alameti nedir efendim? Büyük zat cevaben; - Allahü teâlâ bir kulunu severse, ona iki şey nasip eder, buyurdu. - Onlar nedir hocam? - Birincisi, ona sevdiği bir kulunu, tanıtır. İkincisi, ona hayırlı bir iş nasip eder. Ve izah etti: - Yani o kimse “Allah adamları”ndan birini tan...
  • Bin kişiye üç kişi

    22 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bin kişiye üç kişi İmam-ı Rabbani hazretlerinin “kuddise sirruh” talebesinden üç kişi, bir iş için sahraya çıkmışlardı bir gün. Oralarda bir puthane gördüler. Şunu yıkalım mı diye istişare ettiler aralarında. Ve yıkmaya karar verdiler. Zira o puthanede tapınan Hindular, zaman zaman toplanıp, garip Müslümanlara eziyet ediyorlardı. Kimsecikler de yokta ortalıkta. Ve başladılar yıkmaya. Çıkan gürültüyü işiten Hindular öğrendiler bu durumu. Ve birbirlerine haber vererek koştular oraya. Yaklaşık bin kişi...
UA-36507442-2