logo

reklam

Unutturulan,Unutulan ‘Kut’ül Ammare’ Zaferi


facebooktwittergoogle plus
Mehmet Zengin
Mehmetzengin16@hotmail.com

29 Nisan Cuma günü, tarih kitaplarında ve ders kitaplarında pek bahsedilmeyen, Türk Milletine unutturulan ‘Kut’ül Ammare’ zaferinin 100. Yıldönümünü  kutlayacağız.

Kut’ül-Ammare Savaşı’, İngilizlerin prestijini yerle bir ettiğimiz büyük bir zaferdir. Bu zaferin ne kadar önemli olduğunu bir Batılının ağzından dinleyelim. Avustralyalı araştırmacı Dr. Gaston Bodart: “Kut’ül-Ammare Zaferi, İngiliz prestijinin Birinci Dünya Savaşı’nda yediği en büyük darbedir.” İfadesi, zaferin büyüklüğünü ortaya koyması bakımından önemlidir.

Bilinçli bir şekilde Milletin hafızasından silinen zafer,1946 yılına kadar ufak çapta da olsa milli bayram olarak kutlanmış. Ancak, İngilizlerin ricası üzerine Kut’ül Ammare zaferi, dönemin CHP’li Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Başbakan Şükrü Saraçoğlu tarafından kutlama listesinden çıkarılmıştı. Bu talihsiz girişim, Milletimizin tarihinde altın harflerle yazılmış bir zaferin unutulmasına neden olmuştur.

Bu ülkede, Türklerin İngilizlere karşı kazandığı bu büyük zaferden rahatsız olan malum çevrenin temsilcileri, gazete köşelerinden zaferi küçümseyen ifadelerle sunmanın gayreti içindeler. Zafer olarak adlandırdığımız Kut’ül Ammare Kuşatması’nın tartışmalı olduğu savını işlemenin gayreti içindedirler. On yıllarca ülkemin insanında gizlenen tarihi zaferlerimizden biri olan ‘Kut’ül Ammare’nin toplumumuzca bilinmemesi için gösterilen gayretin günümüzde de devam ettiği görülmektedir.

KUT’ÜL AMMARE NEDİR?

Kut’ül Ammare Kuşatması (29 Nisan 1916), İngiliz kuvvetleri ve müttefikleri ile Osmanlı kuvvetleri arasında geçen I. Dünya Savaşı’nın temel muharebelerinden biridir. Birinci Kut Muharebesi olarak da bilinir. Dicle Nehri kıyısında Kut’ül Ammare şehri yakınlarında konuşlanmış İngiliz ve müttefiklerinin kuşatılmasıyla başlayan muharebe, kasabanın Osmanlı Ordusu tarafından ele geçirilmesi ve İngiliz birliklerinin tamamının esir alınmasıyla bitti. İngilizlere karşı kazandığımız büyük bir zafer olarak tarihin sayfalarına altın harflerle yazıldı. Kut’ül Ammare’de 13 bin 300 İngiliz askeri ile 13 general 481 subay esir alınmış ve 40 bini aşkın İngiliz askeri öldürülmüştür.

Kut’ül Ammare zaferi ile ilgili somut adımlar atılıyor olması gecikmiş, ancak tüm gecikmeye rağmen olumlu bir adım olarak değerlendirmek gerek. Kut’ül Ammare Zaferi’ni gündemine alan Milli Eğitim Bakanlığı, yayınladığı genelgede 81 il ve ilçedeki Milli Eğitim Müdürlüklerine ‘zaferle’ alakalı panel, sempozyum ve konferans gibi programlar gerçekleştirilmesi talimatı verdi. Ayrıca Meclis de bu zaferin 100. yıldönümünü görkemli bir şekilde kutlamayı planlamaktadır.

Şanlı tarihimizin gençlere doğru ve eksiksiz anlatılması, yanlışların ve eksiklerin ise biran evvel giderilmesi ülkemizin geleceği açısından çok yararlı olacaktır. Son zamanlarda bir medya grubunun başlattığı ‘Kut’ül Ammare zaferinin resmi bayram olarak kutlanmalı’ önerisine aynen katılıyorum. Bu bağlamda yetkilileri göreve çağırmak bir vatandaş olarak hakkım olduğu kanaatindeyim.

Türk tarihinin yalanlardan arındırılıp bilimsel bir temele dayandırılması gerekir. Özellikle de Cumhuriyet tarihi ile ilgili iki farklı yaklaşım vardır. Birincisi, resmi tarih olarak adlandırılan ve okullarda okutulan kitaplardan oluşurken, diğeri de resmi tarihe farklı bakış açısı getiren ve olayları farklı anlatan ‘öteki tarih’ ya da gayri resmi tarih olarak adlandırılan tarih kitaplarından oluşmaktadır.

Hangi tarih kitapları doğrudur?

1925’e kadar okullarda okutulan; “Kazım Karabekir Paşa’dan müthiş biri olarak bahseden, Doğunun kahramanı, Ermenistan fatihi olduğunu yazan ve okullarda ders kitabı olarak okutulan tarih kitapları mı? Yoksa 1925 sonrası kaleme alınan ve Karabekir Paşa, Rauf Orbay ve Refet Bele’nin esamesinin okunmadığı kitaplar mı?

Sahte kahramanlarla dolu resmi tarih kitapları, Kut’ül Ammare zaferinin kahramanları Nureddin Paşa ve Halil Paşa’dan tek kelime dahi olsa bahsetmiyor olmasının nedeni nedir acaba? Tarihimizdeki çelişkilerle ilgili benzer yüzlerce sorunun yanıtını toplum merak ediyor. Umarım bir gün bu sorulara bir yanıt verilir!

Milletimiz tarihini doğru olarak öğrenme hakkına sahiptir. Tarih kitaplarımızla ilgili bir sıkıntının olduğu inkar edilemez. Ortada bir sorun var. Bu sorunu çözmek başta devleti yönetenler olmak üzere tarihçilere düşmektedir. Tarihimizin şanlı zaferlerinden biri olan ‘ Kut’ül Ammare Kuşatması’nın’ hak ettiği değeri gördüğü ve tarihimizdeki çelişkilerin ortadan kalktığı günlere ulaşmak ümidiyle…

Bayramınız şimdiden kutlu olsun

MEHMET ZENGİN

19/04/2016

Share
2109 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Unutturulan,Unutulan ‘Kut’ül Ammare’ Zaferi” için 2 Yorum

  1. Fatma : diyor ki:

    Aziz Türk Milleti’ni tarihinden koparmak için bilinçli yapılan operasyonlardır bunlar. CHP zihniyeti tarih boyunca bu aziz milletin inancı,kültürü ve değerleriyle hep kavga etmiştir. Bu olayda da onların parmağının olması beni şaşırtmamıştır! Yazıklar olsun!!! Bu konuya dikkat çektiğiniz için size de şükranlarımı sunuyorum…

  2. hasan : diyor ki:

    Böyle bir zaferimizin koca milletten yüz yıldır saklanması ne utanç verici bir durumdur Yazıklar olsun bize ki tarihimize sahip çıkamamışız! Önemli bir yaraya parmak bastınız.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
UA-36507442-2