logo

reklam

ÜNİFORMALI EŞKİYALAR


facebook
Müslüm AKTÜRK
muslumakturk@hotmail.com

15 Temmuz 2016, tarihimize hem kara bir “leke” hem de bir “zafer” olarak geçti. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içerisine çöreklenmiş bir grup hainin yaptığı “ahmakça” kalkışma maalesef tam 161 cana mal oldu. Bin 500’e yakın insanımızın yaralandığı darbe girişimine karşı halkın dik duruşu ise tarihe bir zafer olarak not düşülmesinin yanı sıra bundan sonraki darbe heveslilerine de büyük bir gözdağı verdi…  

 

Darbe girişiminin oldu saatte camide yatsı namazını kılıyorduk. Eve geldiğimde kapıda bizimkileri biraz tedirgin gördüm. Meğerse televizyonda, askerlerin Boğaziçi Köprüsü’nü, Atatürk Havalimanı’nı ve bazı yerleri tuttuğunu izlemişler. İlk tepkim aşağı yukarı şöyle oldu: “Bu kadar ahmakça bir darbe olamaz. Başarı şansı ‘sıfır’ bir girişimde bulunuyorlarsa bunların akıllarından şüphe etmek lazım. Hiç merak etmeyin bir şey çıkmaz, öyle gıda stoku falan yapmaya da gerek yok…”

Ya bunlar nasıl orgeneral olmuşlar? Sözde okumuş, yazmış “komutan” unvanı verilerek, gerektiğinde ülkeyi düşmana karşı korumakla görevlendirilen “gözü dönmüş ihanet çetesi” böylesine acemice nasıl hareket edebilirler?     

  1. Ortada darbeyi makul gösterecek bir durum yok… Herkesin ayakta olduğu bir saatte darbe mi olur? Köprüyü, limanı trafiğe kapatarak hem halka eziyet çektirdiler hem de oluşturulan yoğunluk yüzünden kendi kendilerinin hareket etme kabiliyetlerini azalttılar.
  2. Başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere, bir çok komutanın muhalefet ettiği düşünce, zaten en başta yenilgiye mahkum demektir.
  3. Halka karşı darbe yapmak mümkün mü? TBMM’yi bombalamak, vatandaşı tankla ezmek, helikopterden kurşunlamakla hangi amaca hizmet edilmiştir?
  4. Haklarını teslim edelim; hem hükümet hem de muhalefet bu süreçte iyi bir sınav vermiştir. Başbakan Yıldırım’ın kısa süre içinde televizyon ekranlarına çıkıp kamuoyunu bilgilendirmesi ve darbecilerin en şiddetli şekilde cezalandırılacağını açıklaması, diğer muhalefet liderlerinin de bu konuda hükümeti desteklerini bildirmeleri darbe çetesinin direncini kırmıştır.
  5. Tarihimize kara bir leke olarak geçen bu girişime karşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dik durup cesur ve zekice taktikleri uygulaması da elbette üniformalı eşkıyaların oyunlarının bozulmasında önemli rol oynamıştır…

Her bakımdan sakatlıklarla dolu bu “akla ziyan” kalkışmaya tepki için biz de evden çıktık. Sokakta gördüğüm manzara gerçekten içimi rahatlattı, sevdiklerimle şu mesajı paylaşmıştım: “Az önce sokaktaydık. Darbe komedisinin sonu yakındır. Edindiğim izlenime göre bir-iki gün içinde her şey normale döner…”

İDAM CEZASI ŞART

100’den fazlasının öldürüldüğü darbeciler safında bulunan er ve erbaşların bir çoğunun suçsuz olduğuna inanıyorum. Rütbesiz er ve erbaşların bazıları tatbikat, bazıları farklı görev talimatıyla ne yaptıklarını bilmeden bu ahlaksız kalkışmanın içinde yer aldı. Bu işe bilerek, plan yaparak giren rütbeli hainler elbette en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Ancak, kandırılan erlerin durumlarının ise soruşturmalar sırasında farklı değerlendirilmeleri gerekmektedir.

Bu arada, bundan sonra ortaya çıkacak darbe heveslilerini ve diğer terör olaylarına karışanları niyetlendikleri suçtan caydırmak için “idam” cezası kesinlikle geri getirilmelidir.

BU BİR OYUNMUŞ

Şimdi bazı aklı evveller çıkmış darbe girişiminin hükümetin bir oyunu olduğunu iddia ediyor… Daha birkaç ay önce yüzde 50 oranında oyla seçimi kazanmış bir hükümetin oyuna niçin ihtiyacı olsun? Kim, “Gelin darbe yapmaya kalkın, TBMM’yi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni ve kamu binalarını bombalayın, masum insanları, polisleri, askerleri şehit edin ama darbeyi beceremeyin, sizinle çatışmaya girilsin, kiminiz öldürülsün, kalanlarınızı da rütbesini söküp ömür boyu içeri atalım” teklifini kabul eder?

ULUDERE VE RUS UÇAĞI

‘Oyun’ demişken aklıma Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Ortasu Köyü’nden Irak tarafına geçen 35 vatandaşın Türkiye’ye dönüşlerinde F16’lar tarafından terörist zannıyla bombalanarak öldürülmesi olayı geldi. Göz göre göre 161 polis, asker ve sivil vatandaşı şehit eden bu hainlerin, hükümeti zor durumda bırakmak için bu olayı yapmadıkları ne malum? Aynı şüphe, Rus savaş uçağının düşürülmesinde de geçerli…

161 şehit verdik ama demokrasimizin güçlenmesi için devletin eline, içine sızmış çeteden kurtulma imkanı geçti. Umarız devleti yönetenler bu fırsatı iyi değerlendirir…

Share
337 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
UA-36507442-2