logo

reklam

Umudunuz Yolunuzu Aydınlık Kılsın…


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

 

Umudunuz ışığınız olsun…

 

Umudunuz yolunuzu aydınlatsın…

 

Umut yolculuğuna kendinizle beraber yol alın. Gözlerinizi kapatın düşünün ve sadece kendiniz için yaşamaya bakın!

 

Umut ederek hayata her daim gülümseyin ve zihninizdeki tüm kötülükleri, nefretleri, düşmanlıkları, kinleri, fesatlıkları, kıskançlıkları bir kenara bırakın; sadece var olan güzellikleri o eşsiz güzelliği olan sevgiyi, merhameti, dostluğu, mutluluğun güzelliğini düşünün ve yüreğinin ve de bedeninizin her noktasında tutun…

 

Umutlu ışığınızla yol alın!

 

Umut ışığıyla bir gün dahi olsa tüm acılarınızı, kederinizi ve de tüm üzüntülerinizi; sabahın ilk ışıklarıyla uyandığınız vakit aynada ilk kendinize gülümseyin. Her tarafa neşe saçın. Çünkü eminim ki sizlerin içi, yüreği ve hatta ruhu bile ferahlayacak, hayata daha da bir umutla sarılıp bağlanacaksınız. Kendinizle her daim daha çok barışık, çevrenizdekilerle daha dost, daha umutlu ve daha da mutlu olunuz ki umudunuz her daim filizlenip sizlere ışık saçsın.

 

Hayata her daim gülümseyin!

 

Hayata gülümseyin, çünkü hayata gülümsediğiniz kadar umutlarınız sizlerin yolunu aydınlığa kavuşturur. Umutla gülümseyin, çünkü umutla gülümsediğiniz de hayata daha da olumlu gözlerle bakmasını öğreneceksiniz. İşte tam da o zaman hayatı kazanmış ve umutla aydınlanmış olursunuz. Bu sebeple beyninizde ve hayatınızın her yanında, her noktasında daha da olumlu güzellikler kazanmış olursunuz. Yolu aydınlığa kavuşmuş bir yolcu sureti çıkmış olur ortaya.

 

Unutmayın!

 

Hayata hangi umutla bakarsınız, o da sizlere o umutla bakar.

 

Unutmayın!

 

Hayata hangi gözle bakarsanız, öyle görür durursunuz.

 

Hayallerinizi her daim yaşamayı öğrenin ve her zaman yaşamaya bakın. Çevrenizdeki dostlarınıza, arkadaşlarınıza, sevdiklerinize güvenin, güvenle beraber her daim ümit edin. Bunları yapmanızda çok fayda var, en azından kayıplarınız değil de kazançlarınız, kazanımlarınız olur.

 

İşte tam da o zaman dünyanın ne kadar çok renkli olduğunu, yaşamın ne kadar da zevkli, güzel ve yaşanılır olduğunu hissedeceksiniz.

 

Unutmayın!

 

Umut, sizlerin en mutsuz ve en karanlık dönemlerinde bile bir ışık olup yolunuzu aydınlatıyor. Öyle ya hiçbir zaman ışığını sizlerden esirgemez. En zor anlarınızda bile sizlere ışık olmaktadır. Sizlerde ez zor zamanlarınızda bile hiçbir zaman umutlarınızı kaybetmeyin. Yitirmeyin umutlarınızı! Çünkü umut etmek yaşanmış hayatların ardından yaşamaya yeniden tutunabilmektir.

 

Umut, karanlığın son noktasında ki aydınlıktır.

 

Umut, çekilen ve çekilmekte olan acıların ve de var olan çilelerin ardından yepyeni, güpgüzel günlerin doğacağına inanmaktır.

 

Kendinizi bir gün dahi olsa mutlu ve de umutlu kılın. Umutlu olun ki, huzurlu olabilesiniz. Kendinizi huzura kavuşturarak her daim filizlenin. Toprağın altından umutla filizlenip yükselin. Umut ışığıyla büyülenin. Umutlu olun her daim. İnsanlar sizleri üzerse de, kırsalar da, dövmeye kalksalar da, kırıcı sözler söyleseler de, sizler hiç kimseyi incitmeyin, hiç kimseye kötü davranmayın. Sizleri incitseler de, kırsalar da… Sizler her daim affedici olun, umutlu olunuz ki; her daim umut ışığınızla kazanabilesiniz. Onurunuzla oynamaya çalışanlara karşı her daim umutlu olun, sizlerin yokluğunu hor görenleri, sizleri aşağılayanları bile her daim affedin, affetmek erdemliktir. Affederek umutlarınıza bir adım daha yaklaşır. Onun nuruyla nurlanmış olursunuz.

 

Her şeye karşı düşman olunur. En kolay ve de en basit şekilde…

 

Var olan bütün canlılara her daim iyi bakın. İyi davranın, kötülük yapmayın. Her daim dost olun. İyi ve güzel dost her daim umutla bakan dosttur. Sevgiyle, umudu yeşerendir. İyilikle yoğurandır.

 

Güneşin ilk ışıklarıyla umudun aydınlığıyla uyanıp kalktığınızda kendinize, yüreğinize ve de bedeninize gülümseyin, sonra çevrenizdeki tüm canlı ve cansızlara. Herkesi kucaklayın. Yüreğinizdeki umut ile herkese ışık olun. Zengin fakir, kolay zor, güzel çirkin, temiz kirli, büyük küçük, Müslüman Yahudi Süryani, mezhebi şu mu ya da bu mu, dil, din ve ırkların hiçbirinde ayrım gözetmeden, tüm insanlığı, tüm varlıkları sevin, kucaklayın ve herkesi sevginizle, saygınız ile ve de her şeyden önce umudunuz ile onlara ışık olun.

 

Yaşamak bir umuttur. Umut, yaşamanızı aydınlatan ışıktır.

 

Umudunuz her zaman en güzel şekilde yeşersin. Yeşermesi için onu beslemeniz gerekir. İnsanlarla her daim dost olun. Beyninize kazınmış olan düşmanlıkları silin hafızanızdan. Dostluğa, sevgiye, saygıya, merhamete, güzelliğe, yardıma ihtiyacı olan insanlara elinizi uzatın ve onlara birer umut olun. Onların aydınlatıcı ışığı olun. Mutsuzluğun ve umutsuzluğun uçurum kenarında oturanlara birer merdiven, birer ışıklı yol, birer umut tohumu olun. Birer umut tohumu olun ki, zamanla umudunuz filizlenip onları aydınlatsın.

 

İnsanlara birer umut olun!

 

Uçurumun kenarında oturmuş intihar etmeyi bekleyen insanlara umut olun. Umut, olduğu sürece o insanın yaşama bağlılığı daha da artar. Umut, insan yüreğindeki tohumun filizlenmesidir. İnsanlara umut olmak, var olan bütün dertlerden ve de güzelliklerden daha da güzel bir eylem değil midir? Umudunuzun yeşermesiyle beraber sizin dalınıza, sizin ışık saçan umudunuza birer dal olabilmek kadar güzel bir şey var mıdır?

 

Yaşamak bir umuttur. Umudunuzu asla yitirmeyin. Umutla beraber yolunuzu ve de insanlığı aydınlığa kavuşturun.

 

İnsanoğlu öyle delice biridir ki; birçoğu hoşgörüden, sevgiden, saygıdan, güzellikten, kardeşlikten, dostluktan, umuttan, barış ve mutluluktan söz edilmesini bile ayıplarlar. Öyle ki daha farklı konularda daha çok ciddiyet bekler dururlar. Sanki bu konuların hiçbiri ciddi değilmiş gibi düşünürler. Sizler umutlarınızı ilk günkü gibi canlı tutun, insanları umudunuz ile ışıklandırın, aydınlatıp durun. Emin olunuz ki, sizler bütün güzellikleri umudunuz ile kazanacaksınız. Dostlukların, arkadaşlıkların, sevginin, barışın, hoşgörünün insan hayatında, ne kadar da önemli olduğunu umut ederek göreceksiniz. Umudunuzu yitirmeyin ki, tohumunuz can bulsun.

 

Sizler her daim umutlu olun.

 

Bir gün dahi olsa umutla hayata bakın. Bütün kötülüklerden uzak kalın. Bütün haramlardan, bütün çirkinliklerden, çirkefliklerden uzak durun. Dürüstçe çalışın, doğru konuşun, hiç kimseyi aldatmayın, helal çalışıp, helal yiyin. Elinizdekilerle umutla bakın. Avucunuzun içinde bulunan her şeyle yetinmeyi bilin. Şükredin ve her daim şükran dolu günler yaşamayı umut edin. Akan suyla beraber umudunuz da yeşerip filizlensin.

 

Umutla yola çıkan! Umudunuz yolunuzu aydınlık etsin.

 

Umudunuz ile beraber çıktığınız yolda kimseleri kırmayın, üzmeyin, hiçbir zaman öfkelenmeyin, kötülüklerden, kötü söz ve fiillerden uzak durun. Umutla çıkılan yolda kimseleri incitmeyin, hiçbir zaman hor görmeyin, Yüce Mevla tarafından yaratılan hiçbir ama hiçbir canlıyı aşağılamayın. Hayat yolunuzu her daim dostça, insanca umut çiçekleriyle donatın.

 

Hayata her daim umutla gülümseyin. Gülümseyerek ve ümit ederek yaşamınızı sürdürün. Sizler de göreceksiniz ki bütün kötülüklere ve de tüm olumsuzluklara rağmen yolunuz her daim umutla aydınlanacaktır.

 

Unutmayın!

 

Ümitsiz olunan zamanlarda bile ümidinizi filizlendirecek bir aydınlık yol çıkar ortaya. Zor olan anlarınızda bile hiçbir zaman hiçbir şekilde ümitlerinizi kaybetmeyin. Ümit ederek yaşayın ki, umudunuz ile beraber yolunuz aydın olsun.

 

Unutmayın!

 

Umut en mutsuz, en kötü ve de en karanlık gecelerde bile ışığını hiçbir zaman esirgemez sizlerden. Hayata karşı her daim umutla kalın, umutla yol alın ve de umutla yaşama adım atın.

 

Umudunuz Yolunuzu Aydınlık Kılsın…

 

Vesselam!

 

Sosyal Bağlantılar:

Facebook:    https://www.facebook.com/YazarMehmetKizilkaya/

İnstagram:  https://www.instagram.com/mehmetkizilkaya_/

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

Share
332 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bugünün işini, yarına bırakma!

    23 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bugünün işini, yarına bırakma! Buhara’da yetişen Evliyadan Seyyid Emir Burhan hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün bir gence; - Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir haldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın, buyurdu. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmayı, yarar işleri yapmayı yarına bırakma, hemen yap. Delikanlı sordu. - Ne yapmamı tavsiye edersiniz efendim? - İnsan ömrünün en iyi zamanı olan bu gençlik gün...
  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
UA-36507442-2