logo

reklam

Ümitsizlik, Allah’a İman Etmekle Sonlanır…


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

 

Ümitsizlik, Cenabı Allah’a iman etmekle, onun yolundan gitmekle sonlanır.

 

Son peygamber olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ve bütün Müslümanların hatta bütün insanlığın pusulası olarak gönderilen kutsal kitabımız olan Kuran’ı Kerim de belirtildiği gibi, hangi koşullarda, hangi durumda, hangi boyutta olursa olsun hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalıdır. Ümitsizlik, var olan her şeyin bir kader üzerine devam ettiğini ve geliştiğini kavrayamamanın sonuçlarındandır. Ümitsizlik, Yüce Allah’a iman etmekle sonlanır. Cenabı Allah’ın yolundan giderek, onun bizlere gönderdiği kutsal kitabı okuyarak ona iman etmeliyiz ki her daim ümitli olalım. Yüce Rabb’in beğendiği en güzel düşünceler, en güzel tavırlar her daim ümitli olmak ve sabırlı olmak.

 

Üzerinde yaşamlarımızı sürdürdüğümüz ve ahretten farklı olan dünya hayatının bir sınav yeri olarak yaratıldığını düşünmeyen, Cenabı Allah’ın her şeyi bir hikmetin üzerine yarattığını hiçbir zaman iman etmeyen insanlar, şeytanın o şeytani telkinleriyle içlerine ümitsizliği koyar ve umutlarını tamamen yitirmiş olur ki mutsuz bir şekilde yaşamlarını devam ettirmeye çalışırlar.

 

İblis yani şeytan, İnsanoğlunu Cenabı Allah’ın yolundan her daim saptırmak, kötülüklere kaydırmak, güzel düşüncelerini saptırmak ve engellemek için bütün fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyor. İman etmeyip, sürekli olarak ümitsizliğin içerisinde yüzen insanlar şeytanın da telkinleriyle beraber umutlarını tamamen yitirirler, mutsuz ve ümitsiz bir şekilde yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar. Şeytanın her daim fırsat kolladığı durumlar, İnsanın ümitsizliğin ve karamsarlığın içine düştüğü zor zamanlardır.  

 

Ümitsizlik içerisinde yüzenler şunu asla unutmamalıdır;

 

Şeytanın var olan bütün zehirlerine karşılık bir panzehir var. İnsanın yapması gereken tek bir şey vardır ki o da; Yüce Allah’a sığınmak, O’na her daim güvenmek ve samimiyet dolusu bir sevgi ile semaya ellerini açıp dua etmektir. Cenabı Allah, “insanlara benim rahmetimden hiçbir zaman umutlarınızı kesmeyin” diye buyurmaktadır.

 

Yüce Mevla’dan uzak olarak yaşamlarını sürdürmeye çalışan insanların umutlarını sürekli kılacak sağlam bir güvenceleri yoktur. Bu sebepledir ki, yaşanılan en ufak bir problem de ümitsizliğe kapılırlar. İman eden insanlarda ise tüm kuvvet ve kudret sahiplerinin üstünde olan Cenabı Allah’a duydukları güven nedeniyle, zor olan en kötü zamanlarında bile umutlarını diri tutar ümitsizliği yıkar dururlar. Ümitli olmak ve umudun tadına bakmanın en doğru ve güzel yolu Cenabı Allah’a en güzel şekilde iman etmekten geçer.

 

Sahip olduğu bütün nimetlerin Cenabı Allah’ın katında bir lütuf olduğunu bilen bir insan için, sabahın ilk ışıklarıyla uyanabilmek bile çok ama çok büyük bir nimettir. Yürüyebilmek, yaşamını sürdürmek, konuşabilmek, düşünebilmek insanoğlu için büyük nimetler arasındadır. Ne yazıktır ki, insanoğlu ne zaman ki bu güzel nimetleri kaybedince değerini anlamaya başlar. Lakin samimi olan ve Allah’a inançları olan insanların bu nimetleri verenin Allah olduğunu dilediği zaman tekrardan geri alabileceğinin şuurunda olduğundan, elindekilere her daim şükreder. Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı, elindekilerle her daim şükretmeyi bilmelidir insanoğlu.

 

Mutluluğun gerçekliği yalnızca insanoğlunun kalbinin tatminiyle mümkündür. Mutluluğun en büyük sırrıysa Yüce Allah’a dönmek, onu anmak ve de onun yolunda güzel işler yapmaktır. Yüreğini Cenabı Allah’a dört dörtlük teslim eden insan, artık Cenabı Allah’ın yönetimi ve de nuru içerisindedir. Yüce Allah’ın nuru ile korunmaktadır. Cenabı Allah’a duyduğu o eşsiz aşkın derinliği sebebiyle gerçek olan mutluluğu her daim, her yerde kendi içerisinde yaşar durur.

 

Ümitli olmak insanoğlunun inancı ölçüsündedir. Gerçek iman göstergesidir. İnsanoğlu kendisinin imanı ölçüsünde Yüce Mevla’nın rahmetine, rızasına ve nimetlerine kavuşmayı umut eder. Rabb’ine her daim yakın olan ve O’na her zaman bağlı kalıp teslimiyeti yaşayan kimseler, “ah keşke böyle olsaydı, ya neden böyle oldu, keşke böyle şeyler olmasaydı da mutlu olsaydım” gibi duygu ve de düşüncelere yer vermez. Bilir ki kötü görünen olayın içerisinde bir hayrın yahut bir hikmetin var olduğunu.

 

Sevgisiz olan insanoğlu her daim çökmeye mahkumdur. Sevgisizlikleri her daim öne çıkan insanlar ruhsal, bedensel, maddi ve manevi yönden her daim çökerler. Her durumda hata yapan, yanlış yapan, suç işleyen, şeytanın bataklığına benzer pis işlerde yüzen, yüzmeye çalışan bu kimselere her daim el uzatıp ciddi manada yardım edilmesi gerekir. Çünkü onlar ümitsizliğin kapısını çalmışlar. Çünkü onlar, şeytanın kapısını kendilerine hayırlı bir kapıdır gibi çalıp dururlar. O insanlara ellerimizi uzatıp, ümitler vererek Cenabı Allah ile buluşturmamız gerekir. Güzel ahlaka davet etmek, Cenabı Allah sevgisinin o kucaklayıcı ve güzel sıcaklığını insanları yaklaştırmak, gerçek olan sevginin ve de aşkın güzelliğini o insanlara anlatmamız, yaşatmamız gereklidir. Gerektiği kadar da çokça önemlidir.

 

Ey İnsanoğlu!

 

İmanı güçlü olan insanların, görünürde her ama her şeyi kaybetmiş olsa dahi, herhangi bir ümitsizliğe ve karamsarlığa kapılmadan, her şeye yeniden bir başlangıç yapar. Yüce Mevla’ya karşı duyduğu güven, sevgi, tevekkül ve de O’nun hayırla yarattığı o güzelim kadere imanı, tertemiz bir beyaz sayfa açarken umudunu ve de coşkusunu daha da çok diri tutacaktır. O öyle bir umuttur ki; zorluklar karşısında onun gücünü ve de dayanıklılığını daha çok artıracaktır.

 

Ümitsizlik, Yüce Rabb’ine iman etmekle sonlanır. Cenabı Mevla’nın o eşsiz ve güzel olan rahmetinden asla ümidinizi kesmeyin. Çünkü kafir olan topluluklardan başkası Cenabı Allah’ın rahmetinden asla ama asla umut kesmez.

 

Ümidinizin her geçen gün biraz daha filizlendiği günler diliyorum.

 

Vesselam…

 

 

Sosyal Bağlantılar:

 

Facebook:   https://www.facebook.com/YazarMehmetKizilkaya/

 

İnstagram: https://www.instagram.com/mehmetkizilkaya_/

 

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
427 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
  • ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ

    16 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ İstanbul Yeni Kapı'da 11-14 Mayıs günleri, ETNOSPOR KÜLTÜR FESTİVALİ etkinlikleri düzenlenmiştir. Bu festivalin yapılmasını amaçlayan, kurum; hedeflerini şöyle açıklamaktadır, Dünya Etnospor Konfederasyonu, geleneksel sporların günümüzde yaşatılması ve uzmanlaşması için her türlü spor faaliyetini destekler. Geleneksel sporları var eden kültürel mirası, toplumun zenginliği olarak görür ve bu mirası korumayı görev bilir. Dünya Etnospor Konfederasyonu, çocukların eğitiminde önemli bir yere sahip olması hasebiyle sportif o...
  • Kemiğe yazılan yazı

    15 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi bunu duyup, evine gitti h...
UA-36507442-2