logo

reklam

Ümitsizliğe Kapılmayın


facebooktwittergoogle plus
Elif NİSA
elif.alaca@hotmail.com

Yeryüzünde yaşanan karmaşanın son bulmak bir yana giderek şiddetlenmesi, insanları ümitsizliğe düşürüyor. Kimi Müslümanlar bile Allah’ın vaadini unutuyor, barış, huzur ve kurtuluşun hiç gerçekleşmeyeceğine inanıyor. Oysa Allah uyarıyor; “Allah’ı, sakın elçilerine verdiği sözden dönen sanma” ifadesiyle, vaadinin kesin olduğunu bildiriyor. Kur’an ahlâkının galip geleceğini, tüm dünyaya fikren hâkim olacağını müjdeliyor.

Tarih boyunca müminler hep aynı zorlukla sınanır, ancak sonunda Allah kesin yardımıyla karşılık verir. Her dönem adetullah böyle tecelli eder. İnananların eğitimi için bu gereklidir. Ki Deccal’in şeytanî fikir sistemi ve kurduğu tuzaklar, insanları Allah’ın yolundan engellemek için kurulmuş özel yöntemlerdir ve tümü mağlubâne kurulmuştur.

Dünyayı, olayları, insanları, yaşananları kendi bilgimizle değerlendiremeyiz. Allah bizim bilmediklerimizi bilendir. Zulmetmekte olanlar da yakında bileceklerdir;

“Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah’ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.” (Şuara Suresi, 227)

Zulmedenlerin hakimiyeti ne kadar güçlü görünürse görünsün, yıkılmak üzere yaratılmıştır. Onların gücü, dağları yerlerinden oynatacak da olsa, Allah Katında onlara hazırlanmış düzen (kötü bir karşılık) vardır. (İbrahim Suresi, 46)

Bu imtihan ortamında Allah kullarından her durumda vicdan kullanıp haktan yana olmalarını ister. Çoğunluk her zaman bâtıldan yanadır, ancak güzel sonuç kesinlikle haktan yana olanlarındır.

Hakkın üstünü örtmek adına mücadele verenlerin zafer umut etmeleri yanılgıdır, zafer onlar için ütopik bir hayal, inananlar için ise haktır, gerçektir. Geçici başarılar değildir önemli olan, sondur. Ve sonunda Allah nurunu tamamlayacaktır.

“Kendisine bereketler kıldığımız yerin doğusuna da, batısına da o hor kılınıp-zayıf bırakılanları (müstaz’afları) mirasçılar kıldık…” (Araf Suresi, 137) ayeti gereği baskı, zulüm, işkence ve eziyetlere maruz kalan, yurtlarından sürülen, mallarına el konulan, insani hakları ellerinden alınan, tutsak edilen mazlumların acı ve sıkıntıları mutlaka son bulacaktır. Allah vaadinden asla dönmez.

Bugüne kadar çözüm hep yanlış sistem ve inançlarda arandı. Bu sebeple sorunlar hallolmak bir yana katlanarak ve şiddetlenerek arttı. Oysa asıl çözüm Kur’an ahlakını yaşamaktı. Allah’ın, kullarının en rahat edecekleri, refah, huzur ve güven duygusu içinde yaşayacakları sistemdi bu.

Tüm Deccalî sapkın görüşler, fikir ve ideolojiler, tahrif olmuş hak dinler, müşrik bağnaz düşünceler ortadan kalkacak, var güçleriyle karşı koymalarına rağmen hak hâkim olacaktır. Samimi inananlar buna inanırlar.

Bu konuda ümitsiz ve şevksiz olmak hata olur. Ümitsizlik, insanın din ahlâkını şevk içinde yaşamasını engelleyen en önemli unsurlardan biri. Bediüzzaman, “Yeis en dehşetli bir hastalıktır ki, âlem-i İslâmın kalbine girmiş” ifadesiyle, ümitsizliğin Müslümanlar üzerinde adeta öldürücü etkiye sahip olduğuna dikkat çekiyor.

Zahirinde bakarsak olayların altından kalkamayız. Tek taraflı değerlendirmemeli, yaşananlardaki hayrı ve hikmeti aramalı, batını görmeye çalışmalıyız. Allah, hiçbir olay karşısında ümitsizliğe kapılmamamızı, Kendisine dayanıp güvenmemizi emrediyor. Ve Kendisi’nden korkup sakınan kullarına, Katından bir lütuf ve nimet olarak müjde veriyor. Sonunda manevi fetih gerçekleşecek, zalimlerin hükümranlığı sona erecektir.

“Sonra Biz, elçilerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız; mü’minleri kurtarmamız Bizim üzerimize bir haktır.” (Yunus Suresi, 103)

 

Etiketler: » » » » »
Share
551 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
  • ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ

    16 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ İstanbul Yeni Kapı'da 11-14 Mayıs günleri, ETNOSPOR KÜLTÜR FESTİVALİ etkinlikleri düzenlenmiştir. Bu festivalin yapılmasını amaçlayan, kurum; hedeflerini şöyle açıklamaktadır, Dünya Etnospor Konfederasyonu, geleneksel sporların günümüzde yaşatılması ve uzmanlaşması için her türlü spor faaliyetini destekler. Geleneksel sporları var eden kültürel mirası, toplumun zenginliği olarak görür ve bu mirası korumayı görev bilir. Dünya Etnospor Konfederasyonu, çocukların eğitiminde önemli bir yere sahip olması hasebiyle sportif o...
  • Kemiğe yazılan yazı

    15 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi bunu duyup, evine gitti h...
UA-36507442-2