logo

reklam

HEPİMİZ ÜLKE DEPRESYONUNDAYIZ


Dilek EJDER
gothereblackeagles4536@hotmail.com

timthumbEy benim güzel ülkem; ben bugün senden özür diliyorum; çünkü ben bugün senden ve içindekilerden uzak durmak istiyorum… Bilmem, ben doktor değilim ama teşhisim o ki; ben ülke depresyonuna girmişim… Evet evet, ülke depresyonu… Çok çeşitli depresyonlar var ama doktorların toplumumuz üzerinde henüz bulamadığı, bulup teşhis edemediği, adını koyamadığı depresyanun adı “Ülke depresyonu”dur… Millet olarak hepimiz ülke depresyonundayız; “Banane” demeyen hepimiz ama… Çocukken en çok da savaşlardan korkardım; “Ya bizim ülkede savaş olsa… Ya caddelerde sokaklarda silah sesleri kulaklarımızı çınlatsa…, Ya savaş uçaklarıyla ateş yağsa başımıza… Ne yapacağız? diye hep düşünürdüm… Birde bakardımki; ben düşüncemde o savaşları zaten yaşardım… Ve şimdi düşünüyorumda zaten hep savaşlarla iç içe bir çocukluk geçirmişim, geçirmişiz… Dünya upuzun bir koridor; taaaa çocukluğumdan bu güne kadar o kridorun içinden geliyorum, geliyoruz… Ben koridorun ortasında yürüyorum; her iki tarafında peş peşe dizili kapılar, kapılar, kapılar… Geçtiğim her kapıda çığlık sesleri var; derin iniltiler, silah sesleri, ağlaşmalar, ağıtlar, kadın sesleri, çocuk sesleri… Öyle”ya gözümü açtım açalı; Sağcı Solcu ayaklanmaları, Alevi Sünni çatışmaları, Türk Kürt kavgaları, kadın cinayetleri, kan davaları, törenin ayak sesleri, ideoloji ayrışımlar, darbeler, operasyanlar, sokak şovları, eylemler… Mutfaklarımızdaki tencere tafalar bile karıştı bu savaşlara; onlarda sokaklara döküldüler… Meğer ben hep savaşlarla iç içe büyüyen bir çocukmuşum… İslam ülkelerinde, savaş altında yaşayan çocuklara üzülürken, şu kahrolasıca koridordaki çocuk beni nasılda görmezden gelmişim… Çocukluğuma ve tüm yıllarıma bu savaşları yaşatanlara hakkın divanında hesap soracağım elbet… Çünkü ben ülke depresyonuna girmişim, hepimiz… O koridordan çıkamıyorum… Kulaklarımı kapatıyorum! Duymak istemiyorum hiçbir sesi… Olmuyor olmuyor… Kulaklarımı kapatsam, gözlerim görüyor… Gözlerimi kapatsam, kulaklarım sancıyan içimi duyuyor… Ülke nbso online casino reviews meseleriyle hoplayıp zıplayan dolardan farkımız olmadı bizim… Dünya meselelerine endeksli nefes alabildik ancak… Her yudum nefesin bedeli ağır oldu bize canlar…
Bugün televizyonu açarken, çok eski bir Tük filmi takıldı gözlerime; sokaklarda çocukların rahat oynadığı, Işid’in, Pkk’nın olmadığı, silah seslerinin duyulmadığı, şehit haberlerinin olmadığı bir ülke… O filmin sokakları arasına saklanasım geldi, sayfaları arasına gizlenesim… Bugün haber maber yok… Bugün o koridordan çıkasım var, dışarıya… Az nefes alasım var, az nefes… Bu yazının düzenlemesini yapamayacak kadar koverdim bugün her şeyi… “Kendimi bile” demiyorum bak… Kendimi zaten o koridorda kovermişim, kovermişiz… Şimdi bu yazının düzenlenmesi nasıl olacak? Keşke öyle bir sistem olsaydıda; ben yazsam o düzenleseydi… Ama nerdeeee biz ülke olarak, birbirimizin etini yiyip, kemiğini kemirmekten hangi sistem geliştiriciliğinden söz edebilirizki? Ama insan eti nasıl yenir, kemiği nasıl kemirilir, psikolojisi nasıl didik didik didilir;bunu çok iyi biliriz… O yüzden ben bu yazımı yazıp, tüm ayıbıyla paylaşacağım; bu ayıp benim değil, o korkunç koridordaki savaşların, bizi o koridora hapsedenler içimizdeki hainlerin ayıbı olsun… Ey güzel ülkem, bugün ben uzak kalacağım senden ve sendekilerden… Başka bir Türkiye yok… Kirletilmemiş, acıların ve savaşların koridoru olmayan bir Türkiye olsaydı gider miydim acaba? Giderdim elbet… Lakin o Türkiye hiç birimizi kabul etmezdi; bunca kalleşliğimiz, bunca sabıkalarımız, bunca hainliğimizle bizi…O yüzden gitmek gibi bir şansım olmayacaktı biliyorum… Kendisini kirletmemize izin vermeyecekti… Başka bir gezegende yok, içinde koridoru olmayan… Dedim”ya dünya başlı başına bir koridor… Kapatın şu kapıları, acının seslerini duymak istemiyorum artık… Efendim? Tavuk bir şeymi sözlemek istiyor? Söylesin… “Gıd gıd gıdak; ey insanoğlu dünya denen yumurta, geldi bilmem nereme dayandı; hala paylaşamadınız, beyazını sarısını… Hem dünya denen yumurtanın kabuğu da çatladı; ne artık beyazı beyaz, ne sarısı sarı…” Susturun şu tavuğu! Kapatın şu koridorun kapılarını, acının sesini duymak istemiyorum!!! DİLEK EJDER

Share
611 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

HEPİMİZ ÜLKE DEPRESYONUNDAYIZ” için 1 yorum

  1. Dilek hanim, mahatma gandhi’ye taraftarlari, ingilizlere karşi silahli direniş tekliff ederler; kesinlikle karşi olur.
    Ganhi’ nin bi başka sözü de çok önemlidir.
    ” çanakkale’de türkler, ingilizleri yenene dek tanri’nin ingiliz olduunu zannederdim.”
    Sizinle tanişmak istiyorum, siz de isterseniz 0532 931 4212
    Sevgiler-selamlar…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
  • Ağlayıp âh ederdi

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ağlayıp âh ederdi Hazret-i Ebu Bekir dünyadan göçtüğünde, Cümle eshab ağlayıp, yaş döktüler o günde. Hep ağlama sesleri, kapladı ortalığı. Zira Resulullahın, O idi dert ortağı. O günlerde eshabtan, birkaç kişi geldiler. Muhterem zevcesini taziye eylediler. Ve ona dediler ki: (Hazret-i Ebu Bekri, Biz iyi tanıyoruz çoktu faziletleri. Lakin bunlardan ayrı, bizim bilmediğimiz, Varsa bazı halleri, bize söyler misiniz? Gündüz yaptığı işler, malumdur biz eshaba. Ve lakin geceleri ne yapardı acaba?) Onların bu şekilde sualine c...
  • Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Bu referandumun yapılabilmesi için öncelikle bağımsız bir “Seçim Kurulu'nun oluşturulması olmazsa olmaz bir uluslararası kural. Bu yapılmazsa oylama “Diktatörlük” veya da “Dernek Seçimi” olarak addediliyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani geçmiş aylarda yaptığı açıklamada “Kürt halkı için referandum yolu ile gelecekleri hakkında vermenin zamanı gelmiştir ve ortam da uygundur” diyerek, Kürtlerin gelecekleri konusunda karar verme zamanının geldiğini uluslararası kamuoyuna işittirmişti. DEAŞ´ın karşı çıkmasına ve IKBY b...
UA-36507442-2