logo

reklam

UBP’yi rahat bırakın


facebooktwitter
Yurdagül BEYOĞLU ATUN
yurdagulbeyoglu@hotmail.com

Birileri, milli davanın savunucusu, sağın en büyük partisi Ulusal Birlik Partisi’ne (UBP) en kritik dönemde ikinci bir kurultay vakası yaşatmak üzere kolları sıvamış durumda.

26 milletvekiliyle tek başına iktidara gelen, sonrasında transferlerle 29 milletvekiline ulaşan ancak başkanlık kavgasıyla ikiye bölünen parti, en gerekli olduğu şu anda yine kurultay derdine düştü.

Parti içi çekişmeler yüzünden ikinci parti durumuna düşen ve hatta üçüncü olmaktan kılpayı kurtulan parti yine orasından burasından çekiştirilmeye başlandı. Sadece iktidarı değil, cumhurbaşkanlığı makamını da altın tepside “sol”a sunan parti, Kıbrıs müzakereleri en kritik evresini yaşarken yine başkanlık kavgasına girişmek üzere.

Değerli gazeteci ağabeyimiz Ahmet Tolgay’ın sözleriyle, “Kıbrıs Türk halkının kaderi görüşme masasında pazarlıklara konu olurken, CTP AKEL ile birlikte özel görüşme masası komitesi oluştururken, UBP’de sonu belirsiz bir kurultay paranoyası içinde, genel başkanlık koltuğuna kimin oturacağı kavgaları yapılıyor… Bu parti kimler için, hangi siyasetler, hangi ideolojiler için vardır? Yüzleşilmesi gereken konulardır bunlar…”

Yeni koalisyon kurulmuş, icraat safhasına yeni geçilmiş, parti henüz kendine gelmeye başlamış hop yeniden kavga.

Elbette demokratik sistem içinde isteyen istediği makama – kıstaslar çerçevesinde- aday olabilir, kimileri genel başkanı beğenmeyebilir, kimileri en iyinin kendisi olduğunu düşünebilir, bunlar gayet doğaldır da, ortadaki realite bu partinin ruhunun bu türlü rekabet ortamlarından pek haz etmediğidir.

Her kurultayda bölünür bu parti… Eksilir, azalır, yıpranır.

Yazık ki CTP’nin bu konudaki “sindirmişlik” hali UBP’de yoktur. Örnek geçen CTP kurultayı. Ortada adı geçen birkaç aday olmasına rağmen parti çoğunluğuna uyarak seslerini kıstılar ve tartışmalarını da -birkaç münferit olayın dışında- dışarı yansıtmadılar. CTP’lilerin tümü Talat’ı mı istemişti? Ya da tümü Yorgancıoğlu’na karşımıydı? Elbette değildi ancak parti içi dengeleri gözeten bir hükümetle sıkıntıları asgariye indirdiler.

UBP’nin, geçen kurultay darbesini atlatamadan yeni bir kavga içine girmesi bu ülkeye yapılacak bir ihanettir. Adıyla müsemma misyonunu konuşturması gereken bir dönemde koltukla uğraşan bir UBP’yi tarih affetmez. Hüseyin Özgürgün kimilerine göre iyi bir başkan olmayabilir ama iyi bir başkanın olmaması, o partinin yok olmasından çok daha iyidir. UBP büyük partidir bize bir şey olmaz mı diyorsunuz; O zaman size Türkiye’den Doğru Yol Partisi’ni, ANAP’ı örnek vereyim. ANAP yok olacak bir partimiydi sizce? Ya Doğru Yol Partisi? Yapmayın… Bırakın başkanlık seçimiyle uğraşmayı, müzakerelere odaklanın. Bakın halk mülkiyet konusunda tedirginlik içinde, gidin o konularda neler yapabileceğinizi tartışın. Halkı bilgilendirin,

referanduma hazırlayın. CTP-AKEL komisyon kurmuş, siz de bu tarafta komisyonlar kurun. Gerekirse akademisyenlerden, tarihçilerden destek alın. Ama ne olur şu aralar yeni bir savaşa girmeyin zira bu partinin bir zedeyi daha atlatacak mecali olmadığı gibi, ülke meselelerinin de bekleme lüksü yok.

Share
399 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Allahım..! İşlerin Hepsi Güzel.

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiye...
  • “ VƏTƏNÇİN ÖLƏNƏ ÖLÜ DEYİLMƏZ! ”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

          Yenicə ATA olmuşdu. Valideyn olmağın sevincini yaşayırdı. SƏNGƏRDƏKİ dostları ilə bölüşdü, çin olmuş arzusunun səadətini. Həyata ilk qədəmlərini atan oğlunu görmək, onu qucağına almaq, cənnət ətirli qoxusunu duymaq üçün günləri sayırdı. Qəlbi ümidlər, arzular, xəyallar ümmanına çevrilmişdi... Amma düşmən gülləsi aman vermədi, oğlunun şirin qığıltısını eşitməyə. Onun beşiyi başında səngərdən, hərbdən, qanlı döyüşlərdən, qolları üstündə gözlərini yuman şəhid igidlərdən bəhs edən hekayətlərini birər-birər nəql etməyə. Ömrü qə...
  • Azadlıq Şəhidləri

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah yolunda öldürülənlərə(şəhid olanlara)”ölü deməyin”.Əksinə,onlar (Allah dərgahında) diridirlər,lakin siz bunu dərk etmirsiniz. “Bəqərə” sürəsi 154                        Azərbaycan tarixinin qızıl səhvələrinə bir ölməzlik dastanı yazdılar. Məğrur baxışları soyuq daşlara həkk olundu. Sabahı düşünmədən Azadlıq toxumunu torpağa səpdilər. Nə tank,nə güllə,nədəki ölüm yollarında döndərə bilmədi.Ürəklərdə əbədi məskən saldılar.Elə bir məskənki,məzarları belə olmasa bir millətin bir ulusun qəlbində yaşayacaqlar. İllər,əsirlər bel...
  • Yarını 1960 ile kıyaslamak

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Yarını 1960 ile kıyaslamak KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Salı akşamı TRT HABER’de ve yerel televizyonlarda canlı olarak yayınlanan “Anadolu Soruyor” programında müzakereler ile ilgili yaptığı açıklamalar bana göre “Çok düşündürücü” ve kabul edilemezdir. Sayın Akıncı söz konmuşu canlı yayında hiç durmadan müzakereler sonrasını hep 1960 koşulları ve 1960 Cumhuriyeti’nde Kıbrıslı Türklerin Anayasal hakları ile karşılaştırdı ve bir çözüme varılırsa nasıl bu koşullardan daha ileriye gideceğimizden bahsetti. Sayın Akıncı’ya gör...
UA-36507442-2