logo

Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

İçimizde de, dışımızda da Türkiye’yi eleştirenler çok ama ağzı olup da Türkiye’yi savunmayanlar, atılan çirkefleri temizlemek için uğraşanlar az.

Özellikle de Batı dünyası her fırsat, ortam ve platformda Türkiye’yi itibarsızlaştırmak için elden geleni yapıyor.

Avrupa Üniversiteler Birliği EAIE’nin (European Association for International Education)  İngiltere’nin Liverpool kentinde düzenlediği ve 80 ülkeden 250 üniversitenin katıldığı “Eğitim Fuarı”nın açılış konuşmasında Başkan Zora Howard’ın “Türkiye’de akademisyenlere

 özgürlük yok ve bu nedenle de Türkiye’den katılım az oldu” diyerek planlanmış ve Türkiye’yi aşağılayıcı bir konuşma yapmasına tepki sadece İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın’dan geldi.

Dr. Mustafa Aydın’ın Bayan Howard’ın bu çirkin karalamasına tepkisi, hak ettiği şekilde bayağı sert oldu. Geri durup, utanıp da konuşmamak, Kıbrıs tabiri ile “sin de gülle geçsin” diyerek ağzını açmamak yerine, gerekeni söyledi, Howard’a ağzının payını verdi Aydın. Dr. Aydın kendisine ve yardımcılarına verdiği notada “gerçeği yansıtmayan bu sözlerini derhal düzeltmesini, Türkiye algısına zarar verdiklerini, Türkiye’de akademik bir kısıtlamanın asla olmadığını ancak terör olaylarına bulaşmış ve Türkiye’nin birlik ve beraberliğine ve darbe girişimine katkı sağlamak için girişimde bulunmuş olan her akademisyene dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de müeyyidelerin uygulandığını” belirterek kapanışta özür dilemesini talep etti. Başkan Zora Howard kapanış seremonisinde “Türkiye’deki akademisyenler konusunda yanlış bilgilendirildiğini, Türkiye’nin dışarıdaki algısına asla zarar vermek istemediğini” ifade ederek özür dilemiş ve aynı gün içinde de bu özrünü yazılı olarak kendisi elden sunmuş.

Bu bahsettiğim olayların benzerleri hemen hemen her platformda gerçekleşmekte. Türkiye’de yaşayan ama görev başında bulunan hükümetten hoşlanmayan kişiler, yurt dışına çıktıklarında veya da yabancı birileri ile yazıştıklarında bir marifetmiş gibi hemen ve derhal konuyu Türkiye’deki yaşama getirmekteler ve bir düşman gibi yanlış ve uyduruk bilgiler vererek Türkiye’yi karalamaya çalışmaktalar nedense. Ben bu tür insanlara hem Türkiye içinde, hem de Türkiye dışında çok rastlıyorum. Konuşmamız bir müddet devam ettikten ve suçlamalar başladıktan sonra söylediklerinin sadece kahvehane dedikodusu olduğu, aslı astarı bulunmadığını ispatlayıcı ve ikna edici şekilde konuşunca bana ilk sordukları “sen kimsin ve ne iş yaparsın” oluyor hep. Kafadan atarak desteksiz/mesnetsiz konuşmak başka oluyor, konuları derinlemesine bilerek konuşmak başka… Tabi dağarcığınız dolu ve yüreğinizde Türkiye sevgisi var ise…

***

Bakın Türkiye, uluslararası istatistiklere göre ne haldeymiş!

Bu yılın ilk ve ikinci çeyreğinde tüm jeopolitik risklere, küresel dalgalanmalara, teröre ve sözde darbecilerin yaratmaya çalıştığı kaosa rağmen Türkiye ekonomisi yüzde 4,8’lik büyüme oranıyla, Türkiye Avrupa ekonomileri arasında ilk sıraya yerleşmiş. Bunda Türkiye’nin son 27 çeyreklik dönemde yani neredeyse son 7 yıllık dönem içinde kesintisiz büyümesi ve Batı dünyasının Türkiye’ye yönelik planladığı ve hazırlayarak eyleme soktuğu tüm ölümcül girişimlere, teröre, finansal kısıtlamalara ve ihracatın önünü kesmek girişimlerine rağmen büyüme hızının yüzde 3’ün altına düşmemesi çok etkili oldu tabi. Buna karşın gelişmekte olan ülkeler arasında son derece güçlü olduğu iddia edilen Brezilya ekonomisi ise dünyada sürmekte olan ekonomik durgunluğa ve küresel dalgalanmalara dayanamayarak ikinci çeyrekte yüzde 3.8 küçüldü, terör ve jeopolitik riskler olmamasına rağmen.

 

Türkiye şimdi yüzde 4’lük büyüme hızı ile G20 (Group Twenty), yani gelişmiş ülkeler içinde en hızlı büyüyen dördüncü ülkesi olmak konumunda. Bunun da nedeni küresel krizin başlangıcından itibaren 6.9 milyon kişiye, 2015 yılında da 880 bin kişiye istihdam sağlaması. Kısaca bu dönem içinde Avrupa Birliğinde birçok ülke batarken, birçoğu da negatif büyüme hızı, kapanan işyerleri, işten durdurulanların sayısının yükselmesi ile boğuşurken Türkiye, attığı akıllı adımlarla, teşvik ettiği yatırımlarla ve çağdaş projelerle ekonomi büyütmüş, kıskanılacak hale getirmiş.

 

En önemlisi de “Ekonomik ve İşbirliği Kalkınma Örgütü’nün (OECD) bulguları, değerlendirmeleri ve ön görüsü.  OECD’ye göre Türkiye büyümede, 34 üye ülke arasında bir basamak daha yukarı tırmanıyor ve yılsonunda da yeri ilk üçün içinde olacak. OECD’nin ön görüsüne göre de 2017’de sıralamadaki yeri İrlanda’dan sonra ikincilik.

İşte bazılarının hiç araştırmada, kahvehanede duyduklarına dayandırıp gözleri kapalı, insafsızca ve acı acı eleştirdiği Türkiye bu.

Ata ATUN

23 Eylül 2016

Share
1030 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehidin Son Mektubu

    27 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmes...
  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
UA-36507442-2