logo

reklam

Türkiye,dost görünen ‘ikiyüzlü’ devletlerin kıskacında!


facebooktwittergoogle plus
Mehmet Zengin
Mehmetzengin16@hotmail.com

On yıllardır vahşi Batı’nın emperyal politikaları altında ezilmiş, horlanmış, sömürülmüş Ortadoğu’nun, Türk dünyasının, Balkanlar’ın, Kafkaslar’ın ve İslam coğrafyası halklarının umudu haline gelen ve ‘Süper güç’ olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Türkiye’ye yönelik operasyonlar devam etmekte, önü kesilmek istenmektedir. ‘Küresel güçler’; Türkiye’nin güçlenmesini, Dünya siyasetine geçmişte atalarının yaptığı gibi yön vermesini ve mazlum halkların umudu olmasını istemiyor”.

Türkiye’nin Suriye’ye Müdahalesi Kaçınılmazdır!” adlı köşe yazımda, sınırımızdaki gelişmelerin bizi müdahale etmek zorunda bırakacağını yazmıştım. Bu analizi, birkaç ay önce kaleme almıştım. Aradan geçen bunca süreden sonra gelinen noktada öngörümün gittikçe yaklaştığını müşahede etmekteyim. Şer güçler, Türkiye’ye adı konulmamış topyekun savaş ilan etmiş. Çok yönlü kuşatma altındayız. (Siyasi, ekonomi, askeri, terör..) Çeşitli senaryoları devreye sokmaktadırlar. İçeriden DAEŞ ve PKK eksenli terör, dışarıdan çokuluslu koalisyonun tehditleri hatta saldırıları altındayız. İçerdeki tüm dinamikleri harekete geçirildi. ABD’nin, içimizdeki satılmış piyonları teyakkuzda!

ABD –Rusya öncülüğündeki Batılı ‘dostlarımız’ bir taraftan içerde Paralel Örgüt’ü, PKK, DHKPC ve DAEŞ gibi terör örgütlerini üzerimize saldırtarak zayıflatmanın hesaplarını yaparken; diğer taraftan da Suriye’de, PYD terör örgütünün kantonlarını büyütme ve Türkiye’nin; ‘kırmızı çizgimiz’ dediği ve “Fırat’ın batısına geçilmesi kabul edilemez” mesajına rağmen bu bölgeye geçmenin hazırlıklarını yapmaktadır. PYD, bu hedefi gerçekleştirmek için ABD ile Rusya’nın açık desteğini de aldığı bilinen bir gerçektir. ABD; YPG ve PYD güçlerine hava, silah, lojistik, istihbarat, askeri eğitim başta olmak üzere her tür desteği sağladığı bilinmektedir. Rusya da Halep’in kuzeyinde örgütün muhalif güçlere karşı ilerleyebilmesi için bombardımanlarını sürdürüyor.

ABD, Rusya ve Küresel Aktörler; PKK, PYD veya YPG’nin terör örgüt oldukları gerçeğini bildikleri halde, terör örgütlerini muhatap alarak Türkiye’yi bölmeye çalışmaktadırlar. Bunun da ilk aşaması PKK ve Suriye’deki kolları olan YPG-PYD’nin; Fırat’ın batısına geçmesini sağlamak ve burada kendi çıkarları doğrultusunda oluşacak bir PKK devleti kurmak olacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Çukurca’da düşürülen helikopterin füze ile düşürülmüş olabileceğini açıkladı. TSK’nın ihtiyat payı bırakması stratejik anlamda kabullenebilir ancak gerçek ortadadır. Helikopterimiz düşürülmüştür! PKK Terör örgütünün elinde helikopterimizi düşürecek çapta bir silah yoktu. Bu özellikte bir füzenin PKK’ya, Rusya ve ABD tarafından verilmiş olabileceği gerçeği…

AB’nin, vize serbestisi için Türkiye’den yasalarındaki terör tanımını değiştirmesini istemesi, diğer bir değişle PKK’nın terör örgütü olmadığını kabullenmemizin istenmesi ve Türkiye’nin PKK terör örgütünün Suriye kolu PYD-YPG’ye yönelik operasyonunu durdurması için çağrıda bulunulması,  nasıl bir kıskacın içinde olduğumuzu gözler önüne sermektedir.

ABD ve Rusya önderliğindeki Batı bloku Türkiye’ye diz çöktürmek ve yanı başımızda bir PKK Devleti kurdurmak ve akabinde de Türkiye’yi bölmek için her türlü girişimde bulunmaktan geri durmayacak!

Şunu herkes bilsin ki!…

Türkiye, görünürde PKK,YPG,PYD ve DAEŞ ile savaşıyor. Ancak bu terör örgütleri sadece birer piyondur! Türkiye, bu maşaları üzerimize saldıran küresel güçlerle savaşmaktadır. Dost görünümdeki ebedi ve ezeli düşmanlarımız ABD, RUSYA, FRANSA, İNGİLTERE…

PKK’nın Suriye kolu PYD-YPG terör örgütünün taşeronluğunu yaptığı egemen devletlerin desteğiyle Kuzey Suriye’de yeni alanlar oluşturma ve ‘kırmızı çizgimiz’ olarak deklare ettiğimiz Fırat’ın batısında bir ‘emrivaki ile PKK devleti kurulmasına izin vermemiz mümkün değildir. Zira Böyle bir gelişme, Türkiye’nin istikbalini tehlikeye atacak fevkalade tehlikeli sonuçlar doğuracaktır.

ABD önderliğindeki küresel aktörlerin gizlice kurdurup, sahaya sürdükleri terör örgütleri üzerinden bölgeyi kendi çıkarlarına göre yeniden dizayn ederek, emellerine ulaşmalarına Türkiye’nin göz yumması, izin vermesi beklenemez!

Türkiye, dost görünen “ikiyüzlü” devletlerin kıskacından kurtulabilmesi için tüm kesimlerin birlik içinde devletimizin ve hükümetimizin arkasında durmalı. Siyasi ve ideolojik mülahazalarla toplumda kavga ve çekişme ortamı yaratılmak istenmekte olduğunu da gözden kaçırmamalıyız. Büyük resme bakarak gerçek düşmanlarımızı ve amaçlarını görmeli ve tehlikenin ne denli büyük olduğunu idrak etmeliyiz! Arka plandaki asıl düşmanlarımızı göremez ve piyonlara odaklanırsak amaçlanan organizasyonla karşı karşıya kalabiliriz.

Zor bir süreçten geçiyoruz. Kurtuluş Savaşı’nın rövanşını almak için sahaya çıkan güçlere karşı çetin bir mücadelenin içindeyiz. Önümüzde iki seçenek duruyor. Ya kazanacağız ve tarihin akışını değiştireceğiz, ya da kaybedeceğiz ve bölüneceğiz!

Zaferin anahtarı ‘Kurtuluş Savaşı’nda’ olduğu gibi birlik ve beraberliktir.  ‘Anadolu ruhunu‘ kaybetmediğimiz sürece ümit var olabiliriz!

 MEHMET ZENGİN

20/05/2016

 

 

Etiketler:
Share
1347 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Türkiye,dost görünen ‘ikiyüzlü’ devletlerin kıskacında!” için 1 yorum

  1. hasan : diyor ki:

    Yerli düşmanlar olmasaydı bir umut olabilirdi,ama yerli hainlerle uğraşacağız yoksa dolardakiler le mi? İşimiz zor! Allah yardımcımız olsun

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
  • CHP’Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ?

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    VATAN,MİLLET,BAYRAK SEVDALISI CHP'Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ? Milletin verdiği mesajı almamakta, anlamamakta direnen kimileri de girdikleri çıkmaz sokaktan bir türlü çıkamıyorlar. Ana muhalefet demeye bin şahit isteyen CHP'nin durumu bir taraftan trajik, bir taraftan komik. Parti mi, Bremen mızıkacıları mı belli değil. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor Yalan üretmekte mahir olanlar ülke meselelilerin sahiplenmek yerine ‘HAYIR’ çetesine katılmayı matah bilip teröre-emperyalizme göz kırpmaktan vaaz geçmiyorlar. 'Ha...
  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
UA-36507442-2