logo

reklam
18 Haziran 2015

Türkiye’de sanayi borçlanarak büyüyor

ALB Forex Analisti Enver Erkan, dünyada standart olarak kabul edilen borç / özkaynak oranýnýn yüzde 70 olduðunu, Türkiye’de ise 2014 yýlýnda 500 büyük sanayi þirketinde bu oranýn yüzde 132 olarak gerçekleþtiðine dikkat çekti. Bundan 10 yýl önce, 2004’te  yüzde 84 olan bu orana bakarak, þirket borç rasyolarýnýn ideal noktadan gitgide uzaklaþtýðýný ifade etti.

 sanayii

ALB Forex Analisti Enver Erkan, Ýstanbul Sanayi Odasý’nýn açýkladýðý Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluþu Araþtýrmasý’nýn 2014 yýlý sonuçlarýný ‘sanayinin borcu’ açýsýndan deðerlendirdi.

 

Ýþte Enver Erkan’ýn ayrýntýlý deðerlendirmesi:

 

Türkiye’nin ekonomik büyüme modeli, iç talep ve ithalata dayanan bir model. Üretime dayanmayan büyümenin sürdürülebilir olmamasý varsayýmýyla öncelikle saðlýklý bir modelin inþasý gerekli görünüyor. Türkiye ekonomisi 2014 yýlýnda yüzde 2,9 büyürken, imalat sanayi büyümesinin yüzde 3,7 olarak gerçekleþtiðini görüyoruz. 2015 yýlý ilk çeyreðindeki zayýf büyüme görünümüne raðmen Türkiye ekonomisinin yüzde 2,3 büyümüþ olmasý, imalattan ziyade hizmet sektöründeki büyümeye baðlý. Zira imalat sektörü büyümesi ayný dönemde yüzde 0,8 olarak gerçekleþti. Bu da sanayinin genel ekonomi içindeki aðýrlýðýný kaybetme trendini gözler önüne seriyor.

 

2014 yýlýnda 500 büyük sanayi kuruluþuna baktýðýmýzda ise þirketlerin toplam net satýþlarýnýn 2013 yýlýna göre yüzde 4 arttýðýný görüyoruz. Faaliyet karlarýnda ise ilgili dönemler arasýnda yüzde 16 azalma söz konusu. Finansman giderleri ilgili dönemler arasýnda azalsa da, burada asýl önemli olan elde edilen finansman giderlerinin faaliyet karýnýn ne kadarýna denk geldiðidir. Kurlardaki volatilite 2013 yýlýndan itibaren ortaya çýkan bir konu, dolayýsýyla reel sektör üzerinde baský yaratmaya baþlamasý da 2013 sonrasýna gelir. Nitekim, 2012 yýlý verilerinde 500 büyük sanayi kuruluþunun elde ettiði faaliyet karýnýn yüzde 34’ü finansman giderlerine gitmiþ, 2013 ve 2014 yýlýnda bu oran faaliyet karýnýn yarýsýndan fazlasýna yükselmiþtir.

 

Asýl önemli olan ise 500 büyük sanayi þirketinin borçluluk oranlarýnýn yýldan yýla artýyor olmasýdýr. Son 10 yýldaki veriler incelendiðinde borç / özkaynak oranýnda yükselen bir trend söz konusu. Ancak 2013 yýlýyla beraber TL’nin deðer kaybýnýn hýzlanmasýnýn þirketlerin borçluluðuna da yansýdýðýný görüyoruz. TL’nin daha hýzlý deðer kaybýyla beraber artan kambiyo zararlarý, borç kompozisyonu yoðunlukla dövizden oluþan sanayi þirketleri açýsýndan olumsuz bir görünüm yaratýyor. Nitekim dünyada standart olarak kabul edilen borç / özkaynak oraný yüzde 70 iken, 2014 yýlýnda 500 büyük sanayi þirketinde bu oran yüzde 132 olarak gerçekleþti. 2004 yýlýnda, yani 10 yýl önce yüzde 84 olan bu orana bakarak þirket borç rasyolarýnýn ideal noktadan gitgide uzaklaþtýðýný söyleyebiliriz.

 

TCMB verilerine bakarak da benzer bir tablo ortaya koymak mümkün. 2004 yýlýndan bu yana Türkiye’de sektörlerin bankalara borcu yüzde 1333 artýþ göstererek 97 milyar 794 milyon TL’den 1 trilyon 402 milyar TL’ye yükseldi. Cari fiyatlarla GSYH 2004 yýlýnda 559 milyar TL seviyesindeyken, 2014 yýlýnda 1 trilyon 749 milyar TL’ye yükseldi. 2004 – 2014 yýllarý arasýnda GSYH artýþ miktarý 1 trilyon 190 milyar TL iken, borçlardaki artýþ ise 1 trilyon 305 milyar TL oldu. 2004 – 2014 yýllarý arasýnda finansal kesim dýþýndaki firmalarýn net döviz yükümlülükleri ise 18 milyar 937 milyon dolardan 176 milyar 891 milyon dolara yükseldi.

 

Share
289 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2