logo

reklam

Türkiye’de Korkutucu Gelişmeler (1)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) kendi savaş uçaklarında, özellikle de dünyanın en gelişmiş saldırı uçağı olan F-16’larda, Aselsan ve Havelsan tarafından üretilen yerli yazılımları kullanmaya başlaması, başta Beşgen mimarisi nedeniyle ‘Pentagon’ olarak bilinen ABD Savunma Bakanlığı olmak üzere, birçok da dost geçinen ülkenin canını sıkmış durumda.

ABD Basınında çıkan haberlere göre ABD askeri yetkilileri, Türkiye’nin Temmuz ayında Kandil’e yönelik hava operasyonlarından hiç hoşlanmamışlar… Açıkçası hem gelişmelerden endişe duymuşlar, hem de kendilerine yeteri kadar önem verilmediği için bayağı öfkelenmişler.

TSK’ya ait F-16’ların Kandil’e ellerini kollarını sallayarak “Hava Harekatı” yapmalarını ABD’li yetkililer “Türk uçakları” bölgeye bir hayalet gibi girdiler” şeklinde rapor etmişler Pentagon’a. Geçmiş yıllarda yapılacak hava harekatını, bölgede bulunabilecek ABD’li askeri personelin ve sivil yetkililerin zarar görmemesi için saatler evvel ABD’nin yetkili askeri birimlerine bildiren TSK, bölgeyi bombaladığı vakit, daha evvel ABD’nin bölgedeki terör örgütüne bilgi veriyor olması nedeni ile beklediği başarıyı elde edemiyordu.

Bu sıkıntıyı kendi içinde dahiyane bir şekilde çözmeyi başaran TSK, bu sefer bölgede konuşlanmış terör örgütüne yönelik operasyonu ABD’ye 10 dakika önce haber vererek, ABD’li yetkililerin bulunduğu yerlerin koordinatlarını istemiş sadece, dikkatli olup ABD’li personeli bombalamamak için.

Hava harekâtını belirttiği saatte başlatan TSK, bu sefer geçmişte yaşananların aksine ABD ve müttefiklerine uçuş rotasını, uçuş yüksekliğini, arama işaretlerini, hedeflerinin konumlarını, kendi uçakları ve merkez arasındaki haberleşme frekanslarını, uçakların radarda görünmelerini sağlayan kimlik bilgilerini ve savaş kodlarını vermeden Aselsan ve Havelsan tarafından üretilen yerli yazılımları kullanarak adeta bir hayalet olarak bölgeye girmiş, radarlarda görülemeden ve tespit edilemeden son yılların en başarılı imha operasyonuna imzasını atmış.

Harekatta kullanılan F-16 savaş uçaklarının montajı, uzun zamandır Türkiye’de faaliyet gösteren, (yüzde 100 Türk kuruluşu) TAI şirketi (Turkish Aerospace Industries, Türk Havacılık Endüstrisi) tarafından yapılmakta. TAI’nin ne iş yaptığını, kime ait olduğunu anlamak için biraz gerilere gitmek lazım.

Aslında bu başarı hikâyesinin başlangıcı 1964 yılına kadar geri gidiyor.

Rumların 21 Aralık 1963 gecesinde adayı Yunanistan’a bağlamak amacı ile Kıbrıslı Türklere saldırması, Türkiye’nin askeri yönden yapılanmasında ve ileriye dönük stratejisinde yepyeni bir kapı açılmasını sağlar.

Kıbrıs’ta, Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türkler arasında 21 Aralık 1963 gecesi başlayan çatışmaların artması ve yüzden fazla Kıbrıslı Türk yerleşim yerinin Rumlar tarafından yakılıp yıkılarak yüzlerce Kıbrıslı Türk’ün şehit edilmesi, Türkiye’yi çok tedirgin eder. Tüm bu

gelişmelere ilaveten bir de Rum tarafının silahlanma kararı alması üzerine 2 Haziran 1964 tarihinde İsmet İnönü Başbakanlığındaki Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olağanüstü bir toplantı yapar ve Kıbrıs’a çıkarma yapma kararını alarak resmi yoldan açıklar, gerekli hazırlıklarını da başlatır.

Doğu Akdeniz bölgesinde, NATO’nun güney kanadını oluşturan Türkiye ve Yunanistan arasında bir savaş çıkması olasılığından büyük endişe duyan ABD,  bölgede çıkacak bir savaşı kendi stratejik çıkarlarına zarar vereceğini düşünerek devreye girer ve dönemin ABD başkanı Lyndon B. Johnson, Türkiye başbakanı İsmet İnönü’ye, 5 Haziran 1964 tarihinde kaba bir üslupla yazılmış, Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini önlemek amacını içeren bir mektup, daha doğrusu bir ültimatom gönderir…. (devam edecek)

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

21 Ağustos 2015

Share
310 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hz.Yunus’un Duası

    07 Aralık 2016 KÖŞE YAZARLARI

    DERT ve KEDERİ OLANLAR MUTLAKA OKUSUN Putlara tapmakta bulunan Ninuva halkı, Hz. Yunus’un otuz üç sene devam eden nasihatlerini dinlemediler. Hz. Yunus (s.a) da, kendisine Allah (c.c) tarafından daha izin verilmeden Ninuva’yı bıraktı, Dicle kenarına gitti. Bir gemiye binip bir tarafa gitmek istedi fakat gemi yürümedi. İçinde bulunanlar: “Aramızda bir suçlu köle var” demeye ve kura atmaya başladılar. Hz. Yunus (a.s): “O suçlu köle benim, Rabbimden daha izin almadan kavmimi terk ettim. “dedi ve kendisini suya attı. Derhal bir büyük balık taraf...
  • Mardin’de ki Terör Olayları, Elektrik, Hastane, Uyuşturucu, Belediye ve Diğer Birçok Problem…

    07 Aralık 2016 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Mezopotamya ve Ortadoğu’nun en kadim kültür başkentlerinden olan Mardin şehrimizi ve yaşanmakta olan sorunlarına değinmek istiyorum.   Mardin şehri tabiri caizse tüm taşları tarih koktuğu, taşların dile geldiği en önemli kadim kültür şehirlerinden bir tanesidir herkesin gözünde.    Mardin büyüleyici ve de gizemli bir şehir olmakla beraber, kendi içerisinde birçok dillerin, kültürlerin, dinlerin, toplumların, büyüleyici efsanelerin ve insanlık tarihlerinin buluşturduğu, bu gizemli şehirde okunası bir kitapmışız gibiyiz hepi...
  • CHP’NİN ÜST AKLI FETÖ MÜ? KILIÇDAROĞLU’NDAN AKLA ZİYAN SÖZLER FETÖ’CÜLERE YİNE SAHİP ÇIKTI

    06 Aralık 2016 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün 6 Mayıs 2010’da Deniz Baykal’a yönelik kaset komplosuyla iş başına getirilen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 4 Aralık 2013’te ABD’nin Başkenti Washington’un yolunu tuttu. O güne göre şaşırtıcı bir şekilde, FETÖ’nün ülkedeki en güçlü terör yuvalarından Türk Amerikan Birliği temsilcileri ile buluştu. Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’cülerle yaptığı görüşme ile darbe girişiminin ilişkisi olup, olmadığı hala gündeme gelmedi. FETÖ’cüler, o tarihte Kılıçdaroğlu’na 17-25 Aralık’ı anlattı mı? Anlattıysa, ne gibi pazarlıklar yapıldı? ...
  • İyi Niyet

    06 Aralık 2016 KÖŞE YAZARLARI

    Niyet ne demektir? CEVAP Niyet, emre itaat ve Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için yaptığını kalbinden geçirmek demektir. Niyet, ibadet yapmayı kalbe getirmek, hatırlamak değildir. Allahü teâlâ için yapmayı irade etmek, istemek demektir. Niyet, ibadete başlarken yapılır. Daha önce, mesela bir gün önce yapılırsa, niyet olmaz. Buna emel, arzu, vaat denir. Mesela, Hanefi’de oruca niyet etmek zamanı, bir gün önce, güneşin batmasından başlayarak, ertesi gün, öğleye bir saat kalıncaya kadardır. Daha önce veya daha sonra yapılırsa caiz olmaz. Na...
UA-36507442-2