logo

reklam

Türkiye’de Halk Üstüne Düşeni Yaptı, Sıra Devlette


Maksut KONYAR
maksutkonyar@gmail.com

10 yılda bir askeri darbeler ülkesi haline gelen Türkiye’de senatörlük yapan Fevzi Kartal döneminde Alman bir basın mensubuyla arasında geçmiş bir diyalogu ve anısını yıllar önce bana anlatmıştı.  Türkiye’de bir askeri darbe sonrası açılan Mecliste  “Asker tekrardan darbe yaparsa siz ne yaparsınız?” sorusunu soran bir Alman basın mensubuna, Fevzi Kartal da “Sizde olsa siz ne yaparsınız?” diyerek sorulan bu soruya soruyla cevap verir. Alman basın mensubu ısrarla sorusunu yeniler.  “Almanya gibi bir ülkede askeri darbenin olması söz konusu değildir. Eşyanın tabiatına ters bir konudan söz etmeyin.  Çok mu zor bir soru sordum?” diye tekrar soruyu yöneltir. Ancak Fevzi Kartal, askeri darbe korkusu ile netameli meselelerden dolayı kaçamak şekilde soruya cevap vermek istemez. Israrla sorusuna aynı soruyla karşılık verme neticesinde ki ısrarın sonucu Alman basın mensubu ironi ile şu cevabı verir: “Almanya’da demokrasi kültürümüz ileridir. Hukuka bağlı, şeffaf işleyişi ve özgürlük avantajları olan bir devlet sistemimiz mevcuttur. Asla vesayete, askeri darbelere izin vermez! Ancak Türkiye’de olduğu gibi generaller bir araya gelip askeri darbe yapmaya kalkışırsa o zaman biz tüm Alman halkı sokağa, meydana dökülürüz. Halk meclise ve iradesine sahip çıkar. O generallerin apoletlerini söker mahkemelerin önüne çıkarırız, hukuk nezdinde öyle bir ceza alırlar ki bir daha gün yüzü asla görmez o darbeciler. Onun içindir kimse cesaret etmez darbe gibi bir çılgınlığa.” Bu sözleri dinlediğimde “Acaba bizde de halk Alman gazetecinin işaret ettiği demokrasi bilincine ve kültürüne ulaşır mı?” diye derinden bir iç geçirmiştim.

15 Temmuz gecesi Türkiye’de tekrardan yapılmak istenen aşağılık terörist askeri darbe ve kalkışmaya karşılık tüm şehirlerimizde yaşayan her görüşten insanın kenetlenmesiyle verdiği cansiperane insanüstü tepki ile görünen manzara o Alman basın mensubu ile eski Senatör, Hukukçu Fevzi Kartal’ın arasında yaşanan anekdotu bana hatırlattı. Film şeridi gibi hafızamda o an canlandı.

Halkımız çok ağır bedellerle bu demokrasi bilincine ve kültürüne nihayet ulaştı. Halk iradesine sahip çıktı. Tekrardan vasi olan halkın iradesi hiçbir vesayete asla izin vermemelidir. Başta FETÖ veya başka bir vesayet olsun. Her tür vesayet ve darbeye topyekün HAYIR diyoruz…

Bundan sonraki iş, devleti yeniden dönüştürmeye geldi. Bu işi yapacak iktidar halkın iradesi olan seçilmişler Millet Meclisi ve parlamentodur. İktidar ve muhalefet hep birlikte olmalıdır. İnsanı esas alan demokrasi ve hukuku temele koyan özgürlüklerin avantajını yaşatan yeni bir devlet modeli dizaynının bu halkın temsilcileriyle getirilmesi elzem ve şarttır. Devlet, halkın iradesine karşı her zaman saygılı olmalıdır. Hepimizin sinir uçlarına dokunsa bile en aşırı radikal gördüğümüz fikir bile siyasette kendini ifade edebilmelidir. Devlet organizasyonu tüm kurum ve kurallarıyla demokrasiye ve hukuka mutlak bağlı ve saygılı olmalıdır.

Şimdi de acaba ülkeyi yönetenler, tüm farklı renk ve düşünceleriyle halkın iradesinin tecelli yeri olan Meclis, devlet sistemimizi değiştirip Alman basın mensubunun kısa ve net anlattığı Almanya, Avrupa ülkeleri gibi bir sisteme kavuşturabilirler mi? diye düşünüyorum.                      

Türkiye’de halk üstüne düşen edinimi fazlasıyla yerine getirdi. Sıra devlette! Türkiye’de ülkeyi yönetenler devleti tüm kurum ve kurallarıyla 1. sınıf demokrasi ve özgürlükler diyarı hukuk eksenli insana hizmeti esasa alan teknik bir devlet haline dönüştürebilir mi?

“Nasibinde varsa alırsın karıncadan ders,

Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.”

Hz. Mevlana

10 yılda bir askeri vesayet darbelerinin topluma yaşattığı bu travma hali ‘Bir musibet bin nasihatten evla’ özdeyişiyle ülkede yaşayan halka gereken dersi çıkardı. Sıra devlet organizasyonuna geldi. İktidar ve muhalefeti ile ülkeyi yönetenlerin el ele vermesi sayesinde Türkiye’yi her alanda her kesimin ve farklı görüşten insanın beraberce hoşgörü içerisinde özgürce yaşayacağı hukuka bağlı sürdürebilir yüksek ekonomisi ve refaha kavuşmuş yarınları olan bir Türkiye bu ASİL ve CEFAKÂR HALKA yakışır…
Maksut KONYAR

Share
2632 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Türkiye’de Halk Üstüne Düşeni Yaptı, Sıra Devlette” için 1 yorum

  1. Mahmut Anar : diyor ki:

    Devlet maalesef bahsettiğiniz ve 15 temmuz sürecinde eline geçen devleti yeniden demokratik ve özgürlükler temelinde inşa etme fırsatını kaçırmışa benziyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Seyyid Burhâneddîn

    15 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Seyyid Burhâneddîn’in kalblere huzur veren vâzları vardı. Bu vâzlarından biri şöyledir: “Allahü teâlâ; “Dünyâ hayâtı ancak metâ-ı gurûr’dur” buyurmaktadır. Bâzı ârifler de: “Dünyâyı üç talakla boşa! Kendine ondan başka birini ara! Çünkü dünyâ kötü bir zevcedir. O kendine gelene kıymet vermez. Ondan Rabbine dön! O sana ezâ etmeden önce ondan korun ve onun hevâsından uzaklaş. İşte bu sûrette Cennet’e girersin.” buyurmaktadır. Hepimiz dünyânın birgün yok olacağını, kendine sarılanları yalnız bırakacağını biliyoruz. Böyle olduğu o kadar ...
  • SİZ ÖYLE OLUN YETER

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Her şeyin kuralı olduğu gibi, birlikte yaşamanın da vardır. Bunlardan en önemlisi karşılıklı saygıdır. Toplum dün bu saygının yaşaması için yasalarda suç sayılmayan ayıplar belirlemişti. Bunlardan bazıları: “ Büyüklerin karşısında derli toplu otur, ayıp! “ “ Yerli yersiz her şeye gülme, ayıp! ” “ Erkekler sakız çiğnemez, ayıp! ” “ Öksürürken elini ağzına kapa, ayıp! ” “ Büyükler, ayakta dururken oturulmaz, ayıp! “ “ Büyükler konuşurken lafa karışılmaz, ayıp! “ “ Çayı, kahveyi höpürdeterek içilme, ayıp! “ “ Yemek yerken a...
  • ABD’NİN BÜYÜSÜNÜ İSLAM’LA SAVAŞ BOZDU

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    DÜNYAYI YÖNETEMEDİ ŞİMDİ DÜNYADAN İNTİKAM ALIYOR. ABD'NİN BÜYÜSÜNÜ İSLAM’LA SAVAŞ BOZDU.. ABD’nin, uzun yıllar süren, kan ve gözyaşı üzerine devam eden sömürü düzeninin saldırgan hareketleri, ölüm öncesi son çırpınışlara benzemektedir. Çünkü tarihte bir vakadır ki; yıkılmaya yüz tutmuş devletler ve uygulaya geldikleri şiddet ve baskıyı son zamanlarda daha da artırmışlardır. ABD yönetiminin terör örgütlerine destek vermesi hatta onları yönetmesi artık tartışma olmaktan bile çıkmış bir gerçektir. Sovyetler'in çöküşünden hemen sonra küresel...
  • Utbe bin Rebîa

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Utbe bin Rebîa (Arapça: عتبة بن ربيعة) (ö. 624, Bedir), Kureyş'in ileri gelenlerinden bir pagan. Küçük yaşta babasını kaybetti ve Harb bin Ümeyye tarafından büyütüldü. Mekke'de sözü dinlenen, cömert ve şiire ilgi duyan bir kişilikti. Muhammed, Kur'an'ı tebliğ etmeye başlayınca açıktan karşı çıkanlardan birisiydi. Muhammed'in, atalarını ve putlarını kötülemekten vazgeçmesi için amcası Ebu Talip'le görüşen heyetin içindeydi. Utbe, peygambere karşı çıksa da davasından vazgeçirmek için yumuşak bir şekilde davrandı ve asla ona eziyet etmedi. K...
UA-36507442-2