logo

Türkiye pire için yorgan yaktı


facebooktwitter
Yurdagül BEYOĞLU ATUN
yurdagulbeyoglu@hotmail.com

Türkiye seçimini yaptı.

Gazetede de başlığı böyle attım zaten. Oysa atılacak onlarca başlık vardı, tek partili dönem bitti denebilirdi, HDP barajı geçti denebilirdi, (zafer değil), koalisyon mu, azınlık hükümeti mi denebilirdi, birçok iddialı başlık atılabilirdi nitekim.

Yapamadım, içim elvermedi.

Sonuçlara kimsenin bir şey demeye hakkı yok. Sonuçta halkın kararı ama;

Aması çok bu seçimin.

Pireye kızıp yorgan yaktı Türkiye…

Sözüm ona Ak Parti’ye ders verdi. “Biz istediğimiz zaman böyle alaşağı ederiz” dedi.

HDP barajı geçip geçemeyeceğinin hesabını yaparken, yüzde 13 oy aldı bu düşüncenin tezahürüyle.

Sosyal medyadaki komik paylaşımlar gösteriyor aslında HDP’nin oylarının kimden, ne gerekçelerle geldiğini…

“Tayyip’ten kurtulduk” diyorlar sosyal medyada…

Öyle bir sabitlemişler ki casino düşünceyi, hala Cumhurbaşkanı olduğunun farkında değiller.

Kurtulmuşlar, ohhh!

Yükselen döviz, istikrarsız havanın kaçıracağı yatırımcı, yüz bulan PKK kimsenin umurunda değil.

Kin ve nefretleri, bir anlık öfke sonucu adam öldürenlerin durumuna sürükledi kendilerini. Son pişmanlığın fayda etmeyeceği bir noktadalar.

***

Madalyonu çeviriyorum; Acaba diyorum iyi mi oldu bu HDP’nin Meclis’e girmesi. Hani şimdiye kadar mazlum edebiyatıyla, Türk düşmanlarını kendilerine hami edinen, gittikleri her ülkede illallah dedirten, vergi deyince tüyleri diken diken olan, elektrik parası ödemeyen, “ben yapmam, devlet yapsın” ekolünün yılmaz savunucuları olan, üniversite sınavında hakkaniyetle görevini yapan gözetmen hocaları tehdit edip,-sanki doğuda dershane yokmuş gibi-  “hoca hoca, batıda öğrenciler dershaneye gidiyor, bizim çocuklarımız bundan mahrum. Sesini çıkarmayacaksın, ben kopya vereceğim” diyen, doğuya gönderdiğimiz öğretmenlerimizi, askerlerimizi öldüren, devleti yok sayan bu kişiler acaba devlet yönetmenin ne demek olduğunu, devletin Doğu ve Güneydoğu’ya ne hizmetler götürdüğünü, buna rağmen halklarını memnun edemediklerini görürler mi?  Ve daha da önemlisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin vekilleri olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin askerine kurşun sıkan eli kanlı teröristleri Kandil’den indirebilirler mi?

Son sözüm kurulacak hükümete; Hizmette hiçbir zaman Türk-Kürt ayrımı yapmadığı gibi, son 30 yıldır ülkenin doğusuna pozitif ayrımcılık yapan Türkiye Cumhuriyeti’nin, bizim haklarımızı korumakla da mükellef olduğunu hatırlatır, sonucun hayırlara vesile olmasını temenni ederim!

Share
427 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehidin Son Mektubu

    27 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmes...
  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
UA-36507442-2