logo

reklam

Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Günümüzde siyaseti iyi değerlendirebilen akademisyenin, siyasi analistin ve deneyimli politikacının öngörüsü AB’nin eski gücünün kalmadığı ve ömrünün de uzun olmadığı yönünde.

 AB mutfağında pişen yemekten gelen kötü kokular benim burnuma evvelki yıl gelmeye başlamıştı ve son iki yıldır da bu görüşümü zaman zaman yazılarıma aktardım. Halk dili ile AB’nin pili bitmek üzere. Geleceği çokta parlak değil.

 Kıbrıs Rum Yönetimini 1 Mayıs 2004 tarihinde AB’ye kabul etmekle AB kalitesinden ve güvenilirliğinde çok şey kaybetti. Özellikle de Romanya ve Bulgaristan’ı alıp, Türkiye’yi kapıda oyalamakla Avrupa’nın kaybı, beklenilenden de fazla olmaya başladı.

 Türk halkının AB’ye katılma arzusu ve isteği yüzde 20 ile otuz arasında bir yukarı çıkıyor, bir aşağı iniyor. Kapıda kasten bekletildikçe de bu yüzdelik tek haneli sayılara kadar da gerileyecek. Şu anda bir nebze olsun var olan katılım isteği birkaç yıl içinde de toprak olacak, mazinin bir hatırası olarak belleklerde yer edecek.

 Türk siyasilerin AB’nin gerçek yüzünü net bir şekilde görmesi, AB’nin Türkiye’yi kapıda bekletmek ve üye yapmamak için piyon olarak Kıbrıs Rum Yönetimini kullanması artık bıkkınlık verdi. Batının Türkiye’ye hayrının dokunmayacağını anlayan siyasiler, ister istemez yüzlerini Şangay Ekonomik İşbirliği örgütüne doğru çevirdiler ve Türk-Rus yakınlaşması da kendiliğinden başlamış oldu.

 Türkiye, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasların tartışmasız lideri konumunda şu anda. Hem politik, hem askeri hem de ekonomik lideri bölgenin. Batısında ne Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan’ın, ne Bulgaristan’ın, ne de eski Yugoslavya’nın Balkanlara dağılmış devletlerinin esamesi okunmakta. Ortadoğu’da ve Kafkaslar’da da kendine rakip olabilecek tek  bir devlet  bile yok.

***

Almanya Avrupa Birliğinin çekirdek gücü. Arkasından Fransa, sonra da İtalya geliyor. İtalya batak halde, Fransa ise batmanın eşiğinde. Ekonomileri iyi gitmiyor. İtalya AB’den ayrılmak için uygun bir ortam ve fırsat bekliyor.

 Almanya, AB’yi tek başına sürüklemeye çalışıyor ama Yunanistan, Bulgaristan, Romanya gibi gelişmemiş ve ekonomileri batak ülkeler ayağına iyice dolanmış durumda.

 Almanya’nın Türkiye ile yaşadığı son kriz bütün dengeleri bozdu. Rusya ile Türkiye’nin, Rus Başkan Vladimir Putin ile Türk Başkan Recep T. Erdoğan arasındaki yakınlaşma hem Almanya’yı hem de ABD’yi ürküttü.

ABD perde arkasında Türkiye’ye olağan üstü baskı ve şantaj yapmakta ve yeri gelince de tehditler savurmaktaydı bu ilişkilerin daha da ileriye götürülmemesi için. Yeni seçilen Başkan Donald Trump’ın şimdilik gözle görülebilen politikası içinde Türkiye ile düşman yerine dost olmak var. Başkan Trump, State Department (Dışişleri Bakanlığı), Pentagon ve CIA’yi dizginleyebilirse Türkiye-ABD arasında yeni bir bahar başlayabilir. Zaten Başkan Trump günümüzde Rusya ile soğuk savaş başlatmak yerine dostluk kurmayı ve bazı konularda da işbirliği yapmayı kafasından geçiriyor.

 Almanya ile Türkiye arasında son günlerde yaşanan sorun ise son 99 yılda yaşananların en büyüğü. Almanya hem Türkiye’nin çoklu bölgesel gücünden çekiniyor hem de Almanya’da yaşamlarını sürdüren 4 milyona yakın Türk’ten.  Aynı şekilde Rusya’dan da büyük çekinceleri ve korkusu var. Bu nedenle de ABD’nin Türkiye ve Rusya ile yakınlaşmasına karşı.

 ABD’de, Pentagon’un ve CIA’nın sözünü ve dişini geçiremediği Donald Trump’ın Başkan seçilmesi, Türkiye’nin bölgede çoklu güç pozisyonuna yükselmesi, Başkan Putin’in Rusya’yı tekrar dünya gücü haline sokması, bölgede geçmişten çok daha farklı bir siyasi dengenin kurulacağının habercisi. Bekleyip göreceğiz ama Türkiye’nin yönetilen ve her seferinde de kaybeden yerine, yöneten ve kazanan olacağı kesin gibi duruyor bu sefer…

 Prof. Dr. Ata ATUN

10 Mart 2017

Share
264 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BAYRAMLARDA TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ UYARILAR

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Her yıl kutlanan dini bayramlarda yüzlerce insanımız ölmekte ve yüzlercesi de yaralanmakta ve bayramlar aile ve ülkede bir yas ve cenaze kaldırma yerine dönüşmektedir. Öncelikle uyarılarımızı sürücülerimize, yük ve yolcu taşıyan ticari araç şoförlerine yapmak istiyoruz. Bu sebeple sürücülerin; 1- Dinlenmiş ve uykusunu almış olarak yola çıkmalıdırlar, 2- Gidilecek yere göre zamanında yola çıkmalı, acele etmemeli, geç gitmeyi göze almalıdırlar, 3- Özel araçlardaki sürücü ve diğer yolcular emniyet kemerlerini mutlaka takmalıdırlar, 4-Trafik ...
  • Allah kuluna bir nimet verirse

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah kuluna bir nimet verirse İstanbul Evliyasından Fethi Ali Efendi “rahmetullahi aleyh”, bir sohbette; - Kardeşlerim, Allahü teâlâ bir kuluna bir nimet verdiyse, bu nimeti o kulunun üstünde görmek ister, buyurdu. Ve misal verdi: - Mesela bir Müslümana zenginlik verdiyse, o kimse imkanı nispetinde güzel yemekler yemeli, güzel elbiseler giymeli, güzel yerlerde oturmalı, fakirleri de gözetmelidir. Şöyle bitirdi: - Bununla beraber “ölüm”ü ve “ahiret”i bir an olsun unutmamalıdır. İbadeti bilerek yapın! Bi...
  • Din & Ahlâk ilişkisine dair…

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Din ve ahlâk ilişkisi tarih boyunca tartışıla gelmiştir. Kimileri Din ile ahlâkı bir tutmuş ve asla farklı düşünülemeyeceğini savunmuş, kimileri de birbirleriyle hiçbir ilişkisi olmayan kavramlar/disiplinler olduğunu ifade etmişlerdir. Nitekim geçenlerde bir sohbet esnasında “Ahlâk dinden, din ahlâktan ayrı düşünülemez. Din-ahlâk ayrımı yapmak kesinlikle yanlıştır.” İfadesi kullanıldı.   Oysa ki; Din ve ahlâk kavramları, birbiriyle oldukça ilişkili, adeta birbirinin mütemmimi (tamamlayıcısı) olan iki kavram olmakla beraber, ...
  • HER ŞEYE RAĞMEN BAYRAM MUTLULUKTUR

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

      HER ŞEYE RAĞMEN BAYRAM MUTLULUKTUR Ülkemizde yaşanan, tüm olumsuzluklara rağmen; manevi havayı , bolca teneffüs ettiğimiz, Ramazan ayından sonra; Bayramı yaşamak, bir mutluluktur. Allah'ın müslümanlara bir hediyesidir. İnsanoğlu, Kıştan sonra, bahar sevincini nasıl yaşıyorsa; Bayram sevincini de; öyle yaşamalıdır. Özellikle, böyle zor günlerden geçtiğimiz şu zamanda; Bayramımızı coşku ile, kutlamak; bizim dışımızdaki tüm düşman ve hainlere verilecek, en güzel cevaptır. Haydi, bayramımızı kutlamaya... Haydi ,çocuklarımızı bu manev...
UA-36507442-2