logo

reklam

Türk Kızılayı’nın Çalışmaları Uluslararası Alanda Devam Ediyor

Türk Kızılayı Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Can,  Mercek Haber Gazetesi  Yayın Kurulu Başkan Vekili Ahmet Al’ın kendisi ile yapmış olduğu röportajda Türk Kızılayı hakkında bilinmeyenlere ve yanlış bilinen noktalara açıklık getirerek Ahmet Al’ın sorularını samimiyetle cevapladı.

IMG_1173

Ahmet Al: Hüseyin Can kimdir? Kaç yıldır Türk Kızılayı’nda görev yapmaktadır?

Hüseyin Can : Aslen Balıkesirliyim. 1961’den beri Ümraniye’de ikamet etmekteyim. İstanbul İlahiyat mezunuyum, Eğitimciyim. Geçmiş yıllarda aktif olarak siyaset yaptım. Halen müteahhitlik yapmaktayım. Evli, üç çocuk ve bir torun sahibiyim. 2007 yılından beri Türk Kızılayı Ümraniye Şube Başkanı oldum. Güzel bir yönetimimiz oldu ve 2015 yılı Mart ayına kadar Kızılaycılık adına Ümraniye’de yönetim kurulu üyelerimle birlikte birçok sosyal faaliyette bulunduk.

2015 yılında Türk Kızılayı Genel Merkezi Olağanüstü Genel Kurul’a gitti. Yapılan bu genel kurulda şahsıma ”Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Sekreter Yardımcılığı” görevi verildi. 2016 yılında olağan genel kurulumuz yapıldı. Bu kongrede Genel Başkanımız Dr. Kerem Kınık, beni tekrar yönetim kadrosuna dahil etti. Böylece yeni dönemde de genel merkez yönetim kurulu üyeliğim devam etmektedir.

IMG_1133

Ahmet Al: Türk Kızılayı kaç yıldır hizmet vermektedir? Yardım nevileri nelerdir? Kızılay’ın hizmet sahaları nelerdir?

Hüseyin Can: Türk Kızılayı 1868 yılından devrin Padişahı Abdülaziz’in Cenevre Toplantısı dönüşünde içlerinde Marko Paşa’nın da bulunduğu bir grup doktor aracılığıyla kurulmuş bir oluşumdur. Bu yıl, 148. yıl dönümünü kutladık. Abdülhamit (Cennet-Mekan) zamanında da Hilal-i Ahmer ismiyle devam etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra da Gazi Mustafa Kemal Paşa ”Türkiye Kızılay Cemiyeti”  olarak ismini değiştirmiştir. Ancak dünyada başka Kızılayların olması sebebiyle ismi yakın zamanda Türk Kızılayı olarak değiştirilmiştir.

IMG_1170

Aradan geçen 148 yıl sonra Türk Kızılayı’nın faaliyet alanlarını ana hatlarıyla şöyle sıralayabiliriz;

Afetlerde ve olağan durumlarda ihtiyaç sahipleri ve korumasızlara yönelik yardım sağlamak, toplumda yardımlaşma bilincini geliştirmek, güvenli kan teminini sağlamak, zarar görebilirliği azaltmak gibi bir misyon yüklü olan, 700’e yakın şubesi bulunan, Türkiye’de ve dünyada insani yardım hizmetinde model alınan, insanların en zor anlarında yanındaki kuruluş olmak gibi bir vizyonun sahibidir Kızılay.

Bu çerçeve de;

Ulusal afet yönetimi, kan hizmetleri, sosyal hizmetler, sağlık hizmetleri, mineralli su işletmeleri, çadır üretimi, gibi faaliyetleri sıralayabiliriz.

IMG_1181

Ahmet Al : Kızılay karşılıksız yaptığı bu yardımları nereden sağlıyor? Yardım kaynakları nelerdir?

Hüseyin Can : Türk Kızılayı olarak biz STK’yız. Yani ülkede bulunan tüm Sivil Toplum Kuruluşları’nın sahip olduğu tüm haklara sahibiz. Diğerlerinden farkımız, bizim Onursal Başkanımız her dönemde T.C. Cumhurbaşkanlarıdır. En önemli gelir kaynağımız bağışlardır. Yani bağışla hayatına devam ettiren bir kuruluşuz. Bu bağışlar aynı nakdi her şekilde olabilmektedir. Yani bağışlarımızın en önemli bölümünü gayrimenkul bağışları oluşturmaktadır. Gayrimenkulleri en yararlı şekilde kira gelirleri gibi amacına uygun kullanarak yapacağımız yardımların nakdi bölümünün bir kısmını halletmiş oluyoruz. Buralardan ve nakit bağışları Kızılaycılık yardım faaliyetlerinde kullanmaktayız. Yaklaşık 150 yıldır bu kuruluşa aynı nakdi yardım da bulunmuş bağışçılarımızdan Allah razı olsun. Ölenleri de rahmet ve minnetle anıyoruz. Nakdi yardımlar içinde insanımızın Türk Kızılayı’na az veya çok yapacağı yardım yollarını şu şekilde sıralayabiliriz;

İnternetten online ve düzenli bağış, tüm bankalarda ortak Kızılay hesabımız aracılığı ile bağış, 2868 kısa mesaj bağış hattı, 168 çağrı merkezi bağış hattı, PTT yoluyla bağış.

IMG_1161

Ahmet Al: Dünyada birçok yardım kuruluşu var Kızılay’ın farklılığı nedir? Dünyadaki diğer yardım kuruluşlarının Kızılay ile bağlantısı var mı ?

Hüseyin Can :Türk Kızılayı’nın muadili uluslararası yardım kuruluşlarının başında herkesin bildiği Kızılhaç bulunmaktadır. Herhangi bir ülkede bu iki yardım kuruluşundan biri varsa, kurulmuşsa uluslararası anlaşmalar gereği bir diğeri kuruluş girişiminde bulunamaz. Örneğin; Bir ülkede Kızılhaç varsa oraya Kızılay kuramazsınız. Kızılay varsa Kızılhaç kurulamaz. Ancak her iki kuruluş o ülke de kendi konuları ile alakalı bir faaliyette bulunmak isterse diğer yardım kuruluşunun kontrolünde bu faaliyetini sürdürebilir.

Bütün bunlara rağmen mağdurlara daha güzel hizmet verebilmek için Kızılay- Kızılhaç işbirliği ile Uluslararası Kızılhaç- Kızılay Dernekler Federasyonu olan ICRC 1948 yılında kurulmuştur. Türk Kızılayı da bu kuruluşun üyesidir. Bu federasyonun 186 üyesi bulunmaktadır. Birde tüm yardım kuruluşlarının bağlı olduğu IFRC Uluslararası Kızılhaç- Kızılay ve tüm yardım faaliyetleri federasyonu bulunmaktadır. Biz bu kuruluşun da üyesiyiz.

IMG_1187

Türk Kızılayı bu bağlamda; Tüm Kızılhaç- Kızılay kuruluşlarının da ortak özelliği olan ‘’İnsan odaklı kuruluş’’ olma özelliğini en iyi başarabilen bir yardım kuruluşudur. Bir ülkede herhangi bir doğal afet olması halinde mağdur olanların diline, dinine, ırkına, rengine, mezhebine veya etnik değer özelliklerine bakmaksızın orada en kısa zamanda olmaktır. Buradan bakıldığında Türk Kızılayı’nın farkına bizim dışımızda ki milletlerin değerlendirmesi daha doğru olur. Ama şunu hiç çekinmeden ifade edebilirim ki; ayırım yapmaksızın insanlara hizmet vermeyi Türk Kızılayı olarak başarmış bir kuruluşuz. Örneğin; yakın bir geçmişte Sri Lanka’da bir sel felaketi yaşanmıştı. Bu felaket sonucunda can kaybından çok mallar zarar görmüştü. Bizde bu ülkede yardım faaliyeti için bulunduğumuz süre zarfında yetkililerden zarar görmüş üç adet ibadethanenin restorasyonu için adres göstermelerini istedik. Onların yetkilileri de biz Müslüman bir ülkeden geldiğimiz için bize üç adet cami adresi verdiler. Oysaki bu ülkede çoğunlukla üç ayrı din olan Müslüman, Hristiyan, Budistler yaşamaktaydı. Bizim bu davranışımız dünyaya şirin gözükmeye çalışan bir çaba değildi.

IMG_1147
Bu aynı zamanda dinimizin de bakış açısını yansıtmaktaydı. Zira Peygamber Efendimiz “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” derken insan odaklı bir mesaj veriyordu. İşte bu hareketimiz tüm dünya Kızılhaç- Kızılay hareketinde takdirle karşılandı. Biz Türk Kızılayı olarak tüm faaliyetlerimizi ‘’Başkaları nasıl değerlendirir?’’ diye düşünmeden Allah rızası için hayata geçirmeye devam ediyoruz.

IMG_1122

Ahmet Al: Kızılay yardımlarını neye göre belirler?

Hüseyin Can : Yukarıda da ifade ettiğim gibi önce insana yardım yaparız, tabi ki ihtiyaç duyan ve mağdur olana. En çok hizmete muhtaç olan bizim de en çok yardım ettiğimiz olandır.

Ahmet Al: Kızılay’ın kaç ülke de ofisi var? Her ofisi olan ülkede yardım faaliyeti var mı?

Hüseyin Can : Türk Kızılayı 10 yılda 78 ülkede doğal ve insan kaynaklı afetlere müdahale edilmiş kuruluşundan bugüne 137 ülkeye yardım elini uzatmış bir kuruluştur. Filistin, Sudan,  Endonezya, Sri Lanka,  Kırgızistan, Kosova, Bosna, Somali,  Pakistan, Çad, Kerkük gibi ülkelerde insani yardım faaliyetlerinin yanında kalıcı faaliyetlere de imza attık, atmaya devam edeceğiz.
IMG_1167

Mesela; Filistin’de 400.000 kişinin istifade ettiği en büyük su şebekesince rehabilite ederek hayata geçirdik, burada tarıma yönelik faaliyetleri oradaki ofis yetkililerimizce devam etmektedir.

Somali’de bir hemşirecilik okulu bu yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla hizmete açıldı. Yine Somali‘de sıcak yemek, sağlık hizmetleri 12 ay devam ediyor. Pakistan’dan Orta Asya’daki devletlere afet durumunda mücadele edebileceğimiz Afet Merkezimiz ve ekibimiz, malzemelerimiz ile birlikte faaliyetlerini sürdürebilmektedir. Birçok ülkede yetimlerin barındığı yurt ve Kur’an Kurslarına her türlü maddi ve manevi desteğimiz devam etmektedir.

IMG_1117

En önemlisi komşumuz Suriye’deki savaş mağduru kardeşlerimize yaptığımız yardımlar insan onuruna yakışır şekilde takdire şayandır. T.C. devleti kurumları Afad- Göç idaresi, Türk Kızılayı ve tüm diğer yardım kuruluşları yaklaşık 3 milyona yakın Suriyeli kardeşimize Ensar-Muhacir kardeşliği doğrultusunda ev sahipliğine devam ediyor.

Ahmet Al: Halk soruyor, Türkiye’de fakir halk varken neden yabancı ülkelere yardım yapılıyor?

Hüseyin Can : Bizim insanımız merhametlidir. Hâmiyet perverdir. Böyle bir soru ile biz Türk Kızılayı olarak hiç muhatap olmadık. Bunun nedeni de bence şudur; gerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Kızılayı veya tüm diğer yardım kuruluşları böyle bir soruyla karşılaşmazlar. Çünkü ülkemizdeki ihtiyaç sahipleri hiçbir zaman ötekilenmemiştir. Devletimiz ve Türk Kızılayı her zaman kimsesizlerin kimi, fakir fukaranın hamisi muhtaçların ihtiyaçların gidericisi olduk ve olmaya da devam ediyoruz. Bu ifadelerin boş olmadığını şu misalle ifade etmek isterim; Bundan 15 yıl önce fakirin ülkemizde ki tarifini yaparken şöyle diyorduk ‘’ hiçbir geliri olmayan bir tas çorbaya muhtaç kişidir’’.  Bugün farkındaysanız fakirin ülkemizdeki tanımı değişmiş, asgari ücretle çalışan, dul maaşı ile geçinen, emekli olan, kiracı olan vs. bu ifadeler bize şunu çok net anlatıyor; Artık bir zamanlar devletin 70 cente muhtaç olduğunu ifade eden yöneticilerin olmadığı güçlü bir Türkiye var.
IMG_1151

Ahmet Al : Kızılay sağlık hizmetlerinde neden geri adım attı? Yeniden faaliyet gösterecek mi ?

 

Hüseyin Can: Biz yardım kuruluşuyuz. Sağlık alanında da faaliyetlerimize hastane ve tıp merkezlerimiz vardı. Ancak sağlık faaliyetleri maddiyeti büyük bir alan. Bu yüzden sağlık hizmetlerinin tamamını değil büyük çoğunluğunu Sağlık Bakanlığı’na devrettik. Ancak şartlı bağışlarınız var. Mesela Bakırköy Tıp Merkezi gibi bağış yapan, tıp merkezi şartı ile bağışladığı için bu durumda olanlar devam etmektedir. Tekrar yenilerini açmayı hali hazırda düşünmüyoruz. Bizler diğer faaliyetlerimizle yolumuza devam ediyoruz.
Mesela; Türkiye’de güvenli kan temini bizim en önemli uğraşı alanımızdır. Bu konudaki başarılarımız devam etmektedir. Bundan 10 yıl geriye gittiğimizde TV’lerde, radyolarda ve ulusal yayın organlarında birçok kana ihtiyaç anonslarını duyardık. Hamd olsun ki 15 yıl önce Türkiye’nin bir yıllık kan ihtiyacının %25’ini karşılarken, 2016 yılında %85’ini karşılayan duruma geldik. Hedefimiz 2017’de ülkemizdeki tüm hastanelerin ihtiyacının %100’ünü karşılamaktır.

Ahmet Al:Paralel yapı Türk Kızılayı’na da etki etmiş midir?

Hüseyin Can : Türk Kızılayı bir STK’dır. Siyasi faaliyetler bizim ilgi alanımız dışındadır. Ülkemizin dirlik ve beraberliği için üzerimize hangi yük yüklenirse onu yapmaya çalışırız. Bizim tek dileğimiz ülkemizin güçlü olmasıdır. Onun için son genel kurulumuzun sloganı da ”GÜÇLÜ TÜRKİYE, GÜÇLÜ KIZILAY” dır.

Ahmet Al : Suriyeli mülteciler için özel çalışmalarınız var mı ?

Hüseyin Can : Evet onlar Türk Kızılayı’nın gözünde mülteci değil sadece bizim misafirlerimizdir. Öncü pınarda, Yayladağ’da ve Suriye sınırının her noktasında onlara her türlü barınma, eğitim, maddi manevi destek vermeye devam ediyoruz. Suriyelilerin yoğun olduğu vilayetlerde Konya, İstanbul, Kilis gibi toplum merkezlerimiz var . Bu merkezler aracılığıyla ile ilgili kültürel faaliyetler, sanatsal kurslar yanı sıra Türkçe eğitimler ve dil kurslarımızda devam ediyor.

Share
1581 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2