logo

reklam

TÜKETİCİ DERNEKLERİNİN İSYANI


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com
TÜKETİCİ DERNEKLERİNİN İSYANI

Ülkemizde yaşayan insanlarımızı;  tüketim açısından, bilinçlendirmek adına faaliyet gösteren derneklerin başında gelmektedirler. Tüketiciyi korumak, tükettiği mallar hakkında bilgilendirmek, tükettiği malların standartlara uygun olup, olmadığını denetlemek; bu konuda tüketicilerin yaşadığı sıkıntıları gidermek için; hak arama, yönlendirme, tüketiciyi koruma, gibi görevleri üstlenmektedirler.  Bu anlamda, resmi kurumların ilgili mercileri ile iletişim kurmaktadırlar.

Yapmış oldukları görevler arasında şunlar sıralanabilir. Tüketilen malların; imalat tarihleri, son kullanma tarihlerinin üzerinde yazılı olmasından tutun; İçerisinde bulunan maddelerin, sağlığa zararlı olup, olmadığının değerlendirilmesine kadar; geniş bir yelpazede hizmet vermektedir. Kusurlu olan malların,  konumu ve iade şartları, Satıcıya karşı; tüketicinin hakları konusu, ısrarla üzerinde durdukları, bir meseledir. Mal üretimi ve denetimi TSE standartlarına uygun olma şartlarının aranması gerekir. TSE  belgesinin ciddi manada verilip, verilmemesi, konusu; Devletin yetkili makamlarının görevidir. İyi denetlenmesi gerekir.
Burada şunu vurgulamadan geçmeyelim istedim. Zaman, zaman çeşitli basın kuruluşları aracılığı ile, sosyal medya üzerinden yapılan yayınlarla; bazı tüketim maddelerinin sağlığa zararlı, bileşimler içerdiğine dair, haberler ve yorumlar hatta; ispat edici çalışmalar olduğuna dair, bilgiler alıyoruz. Birincisi; bu bilgiler, resmi makamlar tarafından da alınmaktadır. O halde, neden o duyumlar üzerinden araştırma yapılarak; sorumsuz bu adamlar hakkında; gerekli denetimler ve yaptırımlar yapılmaz. En son, bal reklamları ve sahte bal satıcılarının; resmi makamlar tarafından engellenene kadar yaptıkları satışlar, bunun örneğidir.
Her türlü medya organı üzerinden; sağlığa yönelik tedavi eden ürünlerden tutun; her türlü ürünün satıldığı, reklamının yapıldığı yayınlara şahit oluyoruz. Bu yayınlar , tanıtımı  ve satışını yaptıkları ürünler; ne kadar denetleniyor? Ne kadar resmi makamların bunlardan haberi var? Olumsuz herhangi bir durumda; şikayet makamı neresidir? Halkımızın bu alanlarda bilgilendirilmesi gerekir. Halkımız tüketici derneklerinin, bu konudaki uyarılarını dikkate almak zorundadır.
Bu süreçte, hemen böyle bir sahtekarlığa, nasıl müdahele edilir. Her alanda olduğu gibi; gıda alanında da; denetim yapma konusunda yetersiz kalıyoruz. Hem sağlığa zararlı, hem, bizler için yenilmesi sakıncalı olan ürünler; piyasada boy göstermektedir. Bir de, bu konuda İslami açıdan özen göstererek, çalışmalar yapan kurumların da; uyarılarını dikkate almak gerektiği, fikrini taşıyorum. Kısacası, gıda alanında, sahte , çürük, standartlara uygun olmayan mal satanlara karşı mücadele ısrarla devam etmelidir. Sağlığa zararlı gıda satan, bu anlamda terör uygulayan firmalara, dur denilmelidir. Tüketici derneklerinin bu konudaki uyarıları ciddiye alınmalıdır.
Aynı dernekler; senelerce bankalardan verilen hizmetlerden alınan gereksiz, paraların alınmaması gerektiğine dair çalışmalar yürüttüler. Tüketici hakem heyetleri; tüketiciden haksız yere alınan bu paraların, iadesi için çalışmalar yaptılar. Mahkemeler, gereksiz yere meşgul edildi. Hem de; adli personelin yetersizliğinin tartışıldığı, bu zamanlarda…. Senelerce boş yere zaman geçirdiler. Halbuki bir yasal düzenleme ile; bu haksızlıkların önüne geçilmesi zor bir iş değildi.  Örneğin dosya parası alınmayacak denildi. Bu paranın alınmaması ile ilgili uygulama hayata geçti.
Şu anda tüketici derneklerinin üzerinde durduğu; elektrik paralarından alınan, gereksiz paraların alınmayacağına dair çalışmaları vardır. Devleti yönetenlerden bu alanda;  bir yasa düzenlemesi çıkarılması o kadar zor mudur?  Mesele kökten halledilsin. Ne tüketici haklarını koruma kurumları, ne de mahkemeler boş yere zaman israfı yapmasın. Devleti yönetenler; bu insanların haklarını korumak adına, çalışma yapmayacak da; kim yapacak?
Halkımız, bu derneklerin uyarılarını ciddiye almalıdır. Tüketim esnasında karşılaşabileceğiniz, olumsuzluklar açısından; sizleri bilgilendirmektedirler. Özellikle, dar gelirli vatandaşların  böyle durumlarda haksızlığa uğramaması için; Devletin bu konularda;  tüketiciyi koruyucu yeni yasalar çıkarılmasına ihtiyacı vardır. Halkın bu beklentisi gayet doğaldır.
Sahte ve hileli mal üreten ve bunu tüketiciye satmaya çalışanların; en ağır şekilde hem maddeten hem de; cezayı yaptırımla cezalandırılması gerekir. Uzun vade de, düşünürseniz; bu devlete de dolaylı bir zarar verme işidir. Sahte gıdalarla beslenen insanların; sağlık açısından Devlet tarafından, sağlığına kavuşması için; yapılan harcamaları hayli bir yekun tutmaktadır. Halkının sağlıklı besinlerle gıdalanarak, sağlık açısından Devlete fazladan harcamalar yaptırmaması, aynı zamanda Devlete, maddi bir katkıdır.
Sağlıklı nesiller; sağlıklı ve düzenli, dengeli beslenmeden geçer.., diye sürekli TV ler üzerinden yayınlar yapılmaktadır. DEVLET yetkililerinin en başta gelen görevlerinden bir tanesi; halkının sağlıklı beslenmesini temin etmektedir. Bu açıdan özellikle gıda alanında çalışan gönüllü kuruluşların uyarılarını ciddiye almak gerekir. Tüketici derneklerinin uyarılarını da yabana atmamak lazımdır.

Share
227 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TERÖR SİVİLLERİ VURMAKTADIR

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TERÖR     SİVİLLERİ   VURMAKTADIR Dünya üzerinde, terör olayları alabildiğine, devam etmektedir. Dünyayı yöneten güçler; sözde, kınamalar, yapsalar da; terörün devam etmesinden, mutlu gibi gözükmektedirler. Şu an Güney sınırımızdaki, tüm olaylar bunun en güzel delilidir. O coğrafyaya, kilometrelerce uzakta olan tüm güçler; sahne alabilmek için; bir birleri ile yarışmaktadırlar. Sonuçta; tüm Dünyaya silah satan ve o, satıştan yüklü bir miktarda para kazanan devletler; Dünyayı yönetmeye talip olan, devletlerdir. Üstelik, o bölgenin yer altı ze...
  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Önce çocukları uçak kadar hızlı gid...
  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
UA-36507442-2