logo

TOKİ ÇİLEYE DÖNÜŞTÜ


facebooktwitter
Mehmet Derviş CANBEKLİ
mehmetcanbekli@gmail.com

Mali durumu iyi olmayan insanlara kira bedeli öder gibi ev sahibi imkanı olma fırsatını sunan ve Toki tarafından gerçekleştirilmeye başlanan projelerin her ne kadar asıl amacının insanların mutlu ve huzurlu olarak kendi evlerinde yaşaması olsa da, yapılan konutların yönetimsel olarak düzgün idare edilememesinden kaynaklanan problemler yüzünden vatandaşların çileden çıkması ve almış oldukları dairelere bırakın sevinebilmeyi ruh hastası olmamaları kaçınılmaz bir son olmaya gitmektedir.

 

Toki Tuzla Aydınlı Konutlarında 3.etap 1.kısımda da oturan Konut sahiplerinin beş yıldır vermiş oldukları büyük mücadeleler sonunda yönetimi anca devir alabilmişlerdir. Acaba Toki yetkilileri yapmış oldukları bu Boğaziçi Yönetim A.Ş dayatması hatasını ne zaman görüp bu hatadan vaz geçecekler. Özellikle alt gelir ve orta gelirli vatandaşlara yapılan projelerin piyasada sayıları hızla artmakta olan bir sürü yönetim şirketi olduğu halde, direkt olarak Bogaziçi Yönetim A.Ş.ye verilmesi ve bu kurum çalışanlarının vatandaşları muhatap olarak kabul etmemeleri anlaşılır gibi değil. Ayrıca bu yönetime hiçbir konut kullanıcısının idareci yönetici denetleyici olarak alınmaması da bu işin cabası.

 

Bir kurum düşünün ki daireler yapıyor ve bu daireleri taksitle insanlara satıyor , bu daireleri müteahhide yaptırırken müteahhidi denetlemek için kendi bünyesine mühendisler alıyor. Daireler bittikten sonra Burayı yönetmek işini kendi anlaşmış olduğu bir şirkete veriyor. Bu şirketi denetleme ve idare işini de binalar yapılırken müteahhidi denetlesin kontrol etsin diye işe alıp çalıştırmış olduğu mühendislere veriyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Öle ya şirketin yönetim veya denetim kurulu bünyesinde bir tek daire hak sahibi yok birde üstüne üstlük Tokinin oluşturmuş olduğu yönetim kurulu bu binaları denetlemek eksiklerini tespit etmekle mükellef olan çalışanlardan oluşmakta.

 

Biraz daha bu konuyu açarsak ,Boğaz İçi Yönetim AŞ ye Toki bir yeri yönetmek için görev verdi, Boğaziçi yönetim Aş buraya görevliler atadı. Bu görevliler ortak alanlardaki asansör, çatı dış cephe altyapı peyzaj gibi bir sürü kalem ne varsa eksiklerini tespit etmek düzelttirmek ve o projede asıl oturan daire sakinleri adına kabulünü yapmakla mükellef . Bu görevli veya görevliler Müteahhidin eksik imal etmiş olduğu kalemleri hususları kime şikayet edecek? Tabi ki Toki ye Peki Toki bu eksikleri tespit etmesi için binalar yapılırken kimi görevlendirmişti. İşin can alıcı noktası da burası Bogaziçi Yönetim AŞ nin asıl işvereni olarak görünen ve yönetim ve denetim kurulunu oluşturan Toki çalışanları. Bu durumda insanın aklına ister istemez şu soru geliyor : Boğaziçi Yönetim A.Ş ne kadar tarafsız olarak çalışa bilir ki veya kimi kime şikayet edecek vatandaşın hakkını nasıl koruyacak. Öyle ya sırf yönetim hizmet bedeli olarak daire başına aylık en az 6,00TL – 7,00TL alan bir şirket Toplu Konut idaresi ile ikili ilişkilerini iyi yürütmek zorunda keza şuanda en az Toki ve Kiptaş bünyesinde 150 000 konuta hizmet veren Bogaziçi yönetim Aş nin aylık getirisi hesaplandığında bu rakam çoğu şirketlerin senelik ciroları etmektedir.

 

Sonuçta bu eksik imalatlar müteahide yaptırtılamadığı için olan yine vatandaşa olmakta olmayan asansörlere ruhsatlar çıkmakta, olan asansörler çalışmamakta, sığınaklar kapıcı daireleri su almakta altyapı en ufak bir yağmurda çökmekte, logarlar geri basmakta binaların altları ağzına kadar su dolmakta, binalara dolan sular elektrik sayaçları, hidrafor sistemi, doğalgaz kazanları, gibi elektriksel sistemlere zarar verip insan hayatını tehlikeye düşürmekte, dış cepheler kopmak da daireler su almakta, elektrik zil sistemleri haberleşmeler çalışmamakta, karasal yayınlar çökmekte, su depoları paslı imal edilmekte, inşaatların imalatı sırasında ne kadar çöp hurda betondan fanyas kırığı ve taşlardan oluşan hafriyat artıklarından oluşan malzemelerin üzerine peyzaj alanı olması beklenilmekte. gibi gibi saymakla bitiremeyeceğimiz imalat eksikleri oluşmasına vesile olmak da ve en kötüsü bu eksiklikleri tamamlamak yine vatandaşın cebinden çıkacak olan paralarla yapılmakta veya bu eksikliklerle insanların yaşaması gerekmektedir.

 

Toplu konut idaresi yetkilileri bundan sonra umarız daire sakinlerinin de içerisinde bulunacağı yönetim ve denetim kurulları oluşturarak vatandaşla beraber elbirliği içerisinde projelerin yönetilmesi taleplerimizi görmezden gelmezler. Ayrıca piyasada sayıları hızla artmak da olan diğer yönetim şirketlerine de iş imkanı sağlanarak bu güne kadar vatandaşı hiçe sayıp olaya carisini genişletmek mantığı ile bakan Boğaziçi yönetim AŞ nin rekabet ortamının oluşturulacağı bir piyasada daha düzgün hizmet vermesine vesile olmasını temenni etmekteyiz.

Share
669 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2