logo

Theoharus’un sözleri tırıs gitti


facebooktwitter
Yurdagül BEYOĞLU ATUN
yurdagulbeyoglu@hotmail.com

Sosyal medyada müthiş organize bir algı operasyonu yürütülüyor Türkiye’ye karşı.

Türkiye Kıbrıslı Türklerin her şeyine karışıyor, iradelerine saygı göstermiyor, boynuna ilmiği bağlamış istediği yere sürüklüyor gibi…

O yüzden nasıl olursa olsun bir çözüm şart!

Hele Türkiye bir gitsin de gerisini sonra konuşuruz mentalitesi.

Rumların kendilerine hayran olduğu, çözüm olunca bal kaymak yaşayıp gideriz aymazlığı değil, bayağı bilinçli yapılan bir operasyon.

Niye mi?

Kasıtlı olmasa Rum tarafının açıklamalarına dayanamaz, başına gelecekleri görebilirlerdi.

Rum Avrupa Milletvekili ve Dayanışma Hareketi lideri Eleni Theoharus’un açıklamalarını duymuşsunuzdur.

Duymayanlara hatırlatalım; Theoharus, “Kıbrıs’ın, zaman içerisinde yüzde 17-18’e yakın oranında bir Kıbrıslı Türk azınlık da edinen bir Helen adası olduğunu” söyledi.  “Bu azınlığın elbette bütün hakları vardır ve hepimiz bu hakların güvence altına alınması için ölmeye de hazırız. Ancak bu, halkın büyük çoğunluğunu, ülkenin siyasi geleceğinin ne olması gerektiği iradesinden mahrum etmemeli” diyen Theoharus,Yunanistan’la birleşme ülküsünün hayatları boyunca kendilerini ayakta tuttuğunu, kesip atamayacaklarını söyledi. “Önceki nesiller Yunanistan’la birleşme (enosis) vizyonuyla büyüdü ve Kıbrıs sorununa adil çözümün bu olduğunu hissetti. Bugün seçme hakkımız olsaydı ve her vatandaş özgür tercih yapabilseydi o zaman ben de Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesine ‘evet’ oyu verirdim. Bu duygusal açıdan konumum budur” dedi açık açık.

Eleni Theoharus’a eminim birçok Rum çok kızmıştır bu açıklamalarından ötürü. “Biz Enosis’e giden yolda, emin adımlarla yürüyoruz, niçin fincancı katırlarını ürkütüyorsun” demişlerdir ama rahat olsunlar emin olun bizim bu Rum hayranı cenahtan Theoharus’un sözlerine hiçbir tepki gelmedi.

Demediler ki, “biz eşit ortaklık görüşmeleri yapıyoruz, nedir sizin dediğiniz!”  Rum tarafının neden 4’te bir oranında ısrarcı olduğunu anlamak istemeyenlere de bir ipucu vermedi bu açıklama. “Demek ki siz adayı Yunanistan’a bağlama ülküsünden vazgeçmediniz, onun için istiyorsunuz azınlık olmamızı!” diyemediler.

Bu türden medya faaliyetinin profesyonel kadrolar eliyle yürütüldüğü, 2004’te de bu tür algı operasyonlarının yapıldığı gerçeği temize çekildi çekilmesine ama AB ve ABD’nin çoklu ortamlarla vaat ettiği ortak cumhuriyetimizde gül gibi geçinip gideceğimizi sanıyoruz hala.

Çıkıp demiyoruz ki, Kıbrıslı Türklerin nüfusu 220 bin değildir. İngiltere’de 300 bin Kıbrıslı Türk yaşıyor. Kanada’da, Türkiye’de, Avustralya’da da hatırı sayılır sayıda Kıbrıslı Türk var. Ne demek azınlık haklarına sahip olmak?

Kıbrıs Cumhuriyetinde olduğu gibi, -biz şimdi şu İngiliz belasından kurtulalım, Türkleri atmak kolay demişlerdi- “şimdilik tamam diyelim, Türkiye’yi saf dışı

bırakalım, Türk askerini adadan atalım, gerisi kendiliğinden gelir” diye düşündüklerini bildiğimiz bu kişilerin acemi öfkeyle gelen fütursuz eleştirileri bile bizi kendimize getirmiyor yazık ki. Batılı küresel aktörlerce beslenen, Rumlarla aynı dalga boyunda salınan popüler arkadaşlarımız, niyetlerini ortaya koymuş oluyor bu sükutla.

Sözün özü; Her gün doğumuna bir hain yaratma âdeti geliştirenlerin nüfuz sahibi olduğu KKTC’de bu sözlerin gündem yaratmaması şaşırtmamalı ama tarihin ihtiyatsızlar için merhametsiz olduğunu bilince korkuyor insan. Bir başka bildiğim de bu denli operasyonel girişimlerin sadece KKTC’de hafife alınabildiği.

Share
385 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehidin Son Mektubu

    27 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmes...
  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
UA-36507442-2