logo

14 Ocak 2016

TERÖRÜN HUKUKU

Yeni yuvamız Mercek Haber de yazacağım bundan sonra. Bugün Bismillah diyerek başlıyorum. Bildiğimiz çizgide devam edeceğiz yine Allah’ın izniyle.

 

Öncelikle hukuk ne işe yarar. Hukuk, toplumun belli kurallar çerçevesinde yaşaması içindir. Western filmlerinde ki gibi yaşamasın diye toplum. Herkes kendi hukukunu uygulamasın diye.

Madem hukuk kurallar manzumesidir, devlet de buna uymak zorundadır, fertler de. Devlet tarafından bir haksızlığa uğradığımı düşündüğüm zaman hukuk mücadelesi başlatırım. Hakkım gasp edildi diye. Devlet, ben bu kurallara göre karar verdim der. Ben de, bu kurallara göre haklıyım derim. Konu mahkemeye taşınır belki. Orada benim hukukumu da devletin hukukunu da bilen hâkim karar verir.

İtiraz yolları da vardır bu karara ama karar verici belli kurallara göre hareket etmiştir. İşimize gelir veya gelmez bu böyledir.

Bugün Başbakanımız konuşmasında “ terörle mücadelede hukuk içinde kalarak, hukuka uygun mücadele eden bizden başka ülke yok” dedi. Devletin her zaman hukuk içinde davranması elbette beklenen bir durumdur.

Ancak biraz hukuku tersinden okuyarak, biraz hissi, biraz da duygularımıza kulak vererek biz de diyoruz ki, devlet sahip olduğu iki güçten yumuşak olanı değil de, sert gücünü kullansın.

Terör konusu bütün toplumu huzursuz eden, toplum düzenini bozan bir olgu. Hem düzenin tesisi hem de devletimizin bekası için sert gücümüzü de göstermeliyiz. Çünkü bu konu, benimle devletin arasında verilen hukuk mücadelesi gibi değildir. Orada ben de devlette kurallara bağlı olarak mücadele ediyoruz.

Eğer devlet hukuka göre hareket ediyorsa, karşıdakinin de hukuka göre davranması gerekir. Terörist hangi hukuka göre hareket ediyor, Terör örgütü hangi hukuka göre katliam yapıyor?

Hayvanların bile hukuku vardır. Ama çocuk, bebek demeden öldürenin hukuku olmaz. Hangi hukuka göre öldürdüğünü sordunuz mu?

Pazardaki limonun bile satılmasında mademki Avrupa normlarına göre hareket ediyoruz, terörle mücadelede de Avrupa ve diğer devletler gibi hareket etmeyi istemek hakkımız değil mi? Veya onlardan ayrı olarak neden bu kadar hukuk içinde kalmaya özen gösteriyoruz?

Geçtiğimiz gün adına aydın dedikleri 1128 akademisyen devleti katil olarak gösteren, kendilerince “barışa çağrı” dedikleri bildiriye imza attılar. Ünvanı ve sıfatı ne olursa olsun, kimsenin devletimizi böyle iftiraya maruz bırakmaya hakkı ve haddi yoktur.

Bu vatan haini güruh hangi hukuka göre teröristi haklı bulmuştur da devleti suçlamaktadır. Hiçbir hukuka uymayan bu davranış karşısında, devlet hangi hukuk ile muamele edecektir?

Milletçe bizi yaralayan bu davranışın cezasız kalması, bizi daha çok yaralayacaktır. Bu davranış milletçe hainlik olarak algılanmıştır. Vatan hainlerinin nasıl muamele görmesi gerekiyorsa onu beklemekteyiz.

Öğretim üyesi kadrosunda olmaları, bizi düşündürmektedir. Hiç kimse çocuğunu bir vatan hainine teslim ederek eğitim almasını kabul edemez.

Devlet kadrosunda olanların derhal diplomaları alınıp görevlerine son verilmeli, özel okul statüsünde olanların da diplomalarına el konulup çalışamaz duruma getirilmelidir. Teröre arka çıkmak, teröristin sırtını sıvazlamak öldürmeye ortak olmaktır.

Doğu ve Güneydoğu da terör faaliyetine katılanların bir bölümü yabancı uyrukludur. Hatta yabancı devlet istihbarat elemanlarıdır. Bunların yakalanıp yargılanması yerine, bulunduğu yerde infaz edilerek, cesetlerinin mensubu olduğu ülke başkanına gönderilmesi, mesajınızı aldık denmesi caydırıcı olacaktır.

Milletçe içimizdeki hainler hariç, üzerimizde oynanan oyunun farkındayız. Hainler de farkında ve bağlı oldukları güçlere hizmet etmektedir. Millet, devleti yaşatmak için değildir elbet. Ancak devletimizin bekası için de her ferdimiz ölmeye hazırdır. Devletimiz var olacak ki, huzur içinde yaşayabilelim.

Hiç kimsenin kınamasından korkmadan, diğer devletler nasıl mücadele ediyorsa biz de terörle öyle mücadele edelim. Doğabilecek en kötü sonuca bile hazırız.

Eğer Çanakkale’de dedelerimiz ölümü göze almasaydı, şimdi Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet olmayacaktı belki. Biz dedelerimizle övünürken, gelecek yıllarda bir yerde sığıntı gibi yaşayan torunlarımıza “ne korkak dedelerimiz varmış” dedirtmeyelim.

 

14.1.2016

 

 

 

 

 

Share
758 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2