logo

24 Ağustos 2016

TERÖR OLAYLARINI BİTİRMEK İÇİN OPERASYON


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

TERÖR   OLAYLARINI     BİTİRMEK   İÇİN     OPERASYON

Son günlerde Ülkemizin değişik yerlerindeki,  SURİYE’ deki olayları büyük bir dikkatle, ibretle izliyoruz. HALEP, ateş altında. Ülkem terör saldırılarının hedefi…

Bir ÜLKEM vuruluyor, Bir Halep… O, topraklarda en büyük hedef; Türkmen asıllı soydaşlarımızdır. En fazla direnen de; onlardır. Allah yardımcıları olsun…

Askerimiz; malum bölgeleri havadan bombalamaya başladı. Topçularımız; karadan bombalıyor. Umarım, kesin sonuçlar alırız. Hem daiş, hem pyd  unsurları, yerle bir olur.

Ülkemin şanlı ordusu bu duruma dur demek için; harekete  geçer. Hedef; O, bölgede oluşacak tampon oluşumlara müsaade etmemektir. Ülkenin sınır güvenliğini tesis etmektir. Terör örgütü uzantısının, Fırat’ ın batısına geçişini engellemektir.

Hedef  bellidir; daiş ve  pyd…  o kadar…

Bütün bunlar olurken; ABD nin 2. adamının  Ülkemize ziyarete gelmesi enteresandır. Zaten, dış diplomaside; son günlerde hareketli olaylar yaşanmıştı. Şimdi, muhtemelen ayın 31 de yapılacak özel maç için;  Sayın Putin, Ülkemizi ziyaret etmeye karar vermiştir.

Şu anda; Türk tanklarının paletleri, Suriye topraklarının üzerinde yürümektedir. Hava unsurları; her an tetikte, nöbet uçuşları yapmaktadır.

Kısacası; Ülkemin tüm duyarlı insanları; Hep bir ağızdan; ”Yeter artık, sizin yaptığınız” diyerek, Tüm Dünyaya haykırmaktadır. İnşallah, bu haykırışı sağır kulakları duyar. Tüm yaşanan terör olaylarına, tepkilerini bir kez daha duyurmaktadırlar… Hepinize  lanet  olsun… Ülkemin üzerinden  kirli  ellerinizi  çekin…

Savaşan  TÜRKMEN gurupları; Türk ordusunu bağrına basmıştır. Büyük bir heyecan ve sevinçle karşılama yapmışlardır. Birlikte; stratejik önemi olan noktaları; İNŞALLAH ELE GEÇİRECEKLERDİR.

Çünkü, Terör olayları; dayanılmaz boyuta ulaşmıştır. Halkımız açısından; sabrın çok ötesine geçmiştir. Bu necip Milletin merhamet duygularının, sınırlarını zorlamaktadırlar. Elbette, birilerinin bunlara dur, demesi gerekir… duuurrr…

 

Suriyeli masum çocuğun, ambulansa binerken bakışı ile; Gaziantepte, dört çocuğunu kaybeden annenin feryadı, birbirine  karıştı. Ortak payda; acı, dehşet, çığlık,  vahşet, insanlıktan nasibini almamış, canavarların; insana yaptığı zulüm…

İnsanlık adına utanç verici manzaralar…

Yaşlı Dünyanın gördüğü en büyük  zulümler olarak; tarihteki yerini aldı. Böyle olumsuz olayların ortak paydalarımızın olduğu bir ülkede, bizim Ülkemizde  olması  üzüyor. Onlar, bizim bir parçamız. Suriye  Halkının kendi geleceğini kendisinin belirlemesi de güzel bir şey. Senelerden beri orada sıkıntılı bir durumun olduğu ortadadır. O sıkıntılar, bugünkü süreçlerin oluşmasına sebep oldu. Savaş tüm acımasızlığı ile devam ediyor. Akan sadece, Müslüman kanıdır. Nasıl üzülmeyelim.

Ülkemizde, Suriye’yi andıran, vahşet manzaraları yerini aldı.  Yaklaşık bir senedir, Tüm terör örgütleri sırasıyla devreye girerek; Ülkede kanlı eylemlerine devam ediyorlar. Bu eylemlerde; yaşlı, kadın, çocuk, sivil, güvenlik güçleri ayırımı yapmaksızın; acımasızca saldırıyorlar. Anlaşılan o ki; daha da, saldırmaya devam edecekler. Milletimizin sabrını ölçüyorlar. Bıtkınlık, yorgunluk, çaresizlik, kavramlarını; toplumda hakim kılmaya  çalışıyorlar.

Halep, Gaziantep, Van, İSTANBUL, Ankara, Elazığ… kısacası tüm VATAN toprağı..  Kan ve gözyaşı…

Şunu unutmamak lazım zulüm ile, zorbalıkla bir sonuç alamazsınız.  Terör olayını kendisine ilke edinmiş guruplar, devletler; nesillerine zulümü miras olarak  bırakırlarsa, arkadan gelen yeni nesiller o mirası kabul etmeyebilirler. O, zaman kargaşa, kaos kendiliğinden oluşacaktır. Ne zamana kadar siz insanlara zulmedebilirsiniz? Ya da o insanlar ne zamana kadar sizin zulmünüze razı olurlar? Yaptığınız her şeyi; alıp baş tacı ederek, sizden gelenlere eyvallah diyebilirler mi? Zulmün de bir sonu vardır. Tarih bunun örnekleri ile doludur. Eğer zulüm başarılı olsaydı; örneklerini okuduğumuz zalimlerin nesilleri hala yaşıyor, olurlardı. Hepsinin de sonu çok kötü olmuştur. Yakın tarihimizde bile örnekleri çoktur. Tarih onların sonlarının nasıl olduğunu  anlatmaktadır.

Dünyadaki hakim güçler; kendilerine hizmet edecek yöneticiler aramaktadırlar. Eski ABD Büyük Elçisinin;  Ülkemiz ve CUMHURBAŞKANIMIZ, hakkındaki açıklamaları ortadadır. HALA  Gülenin iadesi konusunda; net bir şey söylemiyorlar. Bu nasıl müttefiklik, anlaşılmış değildir. ABD  Ülkemiz hakkındaki, gerçek tavrını ve düşüncelerini  ortaya  koymaktadır.

 

Bu açıklamalara, paralel olarak; Bakın malum adam, darbe girişimi başarısız olunca; son açıklamalarında; Haçlılardan medet ummaktadır.  Bir nevi, onların  desteği ile; bu işi yaptığını beyan etmektedir. Onun kalemşörleri, bir kaç yıl önce; aynı şeyi ifade ederek; Nato’yu, Ülkeye davet etmediler mi?

Bu Ülkede seçimle başa gelmiş bir iktidar vardır. Yine Halkın büyük çoğunluğunun desteğini almış; Bir CUMHURBAŞKANI vardır. Tüm Dünya devletlerinin, kuruluşlarının görmesi gereken gerçek budur. Siz, Bu Ülke insanını ve insanın iradesini yok sayamazsınız. Halkın iradesine ipotek koyamazsınız. Bu işi kabullenemediğiniz zaman; elinizdeki tüm terör örgütü mensupları ile saldırıya geçerek; insanları yıldıramazsınız. Dört koldan terör yağdırmak, size bir fayda sağlamaz. Halkın nefretini artırmaktasınız. En önemlisi kinini, artırmaktasınız. Sabırların tükendiği anda; neler olabileceğini, düşünmek bile; istemiyorum.

Bu necip MİLLETİN en önemli özelliği bağımsız yaşamaktır. Esareti kabul etmemesidir. Bu özelliği test etmeye kalkmayın, yanılabilirsiniz… VATAN  SEVGİSİ   İMANDANDIR…

ALLAH  ŞU AN OPERASYONDA   OLAN   GÜVENLİK   GÜÇLERİMİZE   GÜÇ  VERSİN,  ONLARI  HER  TÜRLÜ   BELADAN  KORUSUN… DAİM  YANLARINDA   OLSUN…  ZAFER  NASİP  ETSİN…

 

Share
466 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kıbrıs nasıl bölündü

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rum lider Anastasiadis Cuma günü yaptığı açıklamada, müzakere masasına dönmek için masaya iki koşul koydu ve Kıbrıs’ın ana bölünme nedeninin “Türk askeri, garantiler ve müdahale hakları” olduğunu belirtti. Herhalde Anastasiadis, kendinden başka herkesi aptal zannediyor ve bıkmadan usanmadan Kıbrıs konusunun 1974 yılında, Türk Askerinin adaya ayak basmasıyla başladığı yalanını, ciddi ciddi iddia ediyor ve yaymaya çalışıyor.  Gerçekte 20 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleştirilen Mutlu Barış Harekatı, 15-22 Ocak 1950 tarihleri arasında yapılan Plebi...
  • Bir Olmadan Diri Olamayız!

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gün gün şahit olduğumuz olaylar Deccalî tuzakların büyüklüğünün ve fitnesinin boyutlarını gösteriyor. Ancak biz gaflet içinde, nefsâni tartışma ve çekişmelerle vakit öldürüyoruz. Oysa dünyanın her yanında akan her damla kandan, zulme uğrayan, yaralanan ya da hayatını yitiren her insandan sorumluyuz. Suçluyuz da biz; hakkı, hakikati, iyiliği, barışı hâkim kılmak için birleşmek ve "kurşunla kaynatılmış" gibi birlikte mücadele etmeyi sorumluluk olarak kabul etmediğimiz için! Birlik olmayı önemsemediğimiz için! Yüce Allah buyuruyor: “Size ne ...
  • AB’NİN DEPRASYON, EPİLEPSİ,ŞİFROZONİ YÜZÜ.

    23 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    AVRUPA BİRLİĞİ’NİN DEPRASYON, EPİLEPSİ,ŞİFROZONİ YÜZÜ. Bir tarafta önsözü ’ÇANAKKALE’ olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, diğer tarafta tarihin her sayfasında Türklerden ders almış emperyalist devletler topluluğu. Türk Milleti, Düvel-i Muazzama ya diz çöktürerek Lozan’ı gerçekleştiriyor. Devamında yurtta sulh cihanda sulh parolası ile ‘’Kimsenin bir karış toprağında gözüm yok’’ diyor. Avrupa Birliği içindeki emperyalist güçler ise Lozan’ın rövanşını almak için her fırsatta ülkemizi bölmek adına plan ve haritalar hazırlıyor, yayınlıyor ve yayınl...
  • Efendimiz (s.a.v)

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     Bir gün Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz onları abası ile örttü, sonra şöyle buyurdu: “Yarabbi! Bunlar benim Âlim ve Ehli Beytimdir. Bunlara bereket ihsan eyle, bunları benim örttüğüm gibi sen kendilerini rahmetinle mağfiretinle setreyle. Hakikat ben bunları çok seviyorum, sende sev, sevenleri de sev, sevmeyenleri de sevme.” buyurdu. Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz’in siyah aba ile örttükleri şunlardır: Hz. Ali (r.a), Hz. Fatımatüzzehra (r.anha), oğulları Hz. Hasan (r.a), Hz. Hüseyin (r.a). (İbn Sa’d, VI, 360, 362.)     Hz.Ali (r.a) Sıffin harbine g...
UA-36507442-2